Musa peygamberin hayatını konu alan bir filmdi. Çok uzun süresi olmasına rağmen neredeyse hiç sıkılmadan izlediğim bir film oldu. Yaklaşık 60 yıl önce çekilmiş bir yapım olmasına rağmen kendini izlettiren bir kurgusu ve sinematografisi vardı. Filmin hikayesi şu şekilde; Mısırlılar yeni doğan tüm İbranileri öldürmeye başlar. Bunun üzerine Musa'nın annesi Yokebed oğlunu nehre bırakır. Nehirde Musa'yı Mısır Kralı'nın kız kardeşi Bithiah alır ve onu büyütür. Sonra uzun bir zaman geçer. Musa Mısır için çalışan bir asker olmuştur. Nefretiri kölesinden Musa'nın aslında bir İbrani olduğunu öğrenir. Musa bunu annesi diye bildiği kişiden sorgular. Sonradan gerçek ailesinin yanına gider ve gerçekleri öğrenir. Musa'nın İbrani olduğunu Kral Ramses de öğrenir. Onu çölün ortasına bırakır. Musa bir kavime rastlar. Burada iken Tanrı ile ilk defa konuşur. Tanrıdan Mısır'a gitmesi ve halkını özgür bırakması görevini alır. Sonradan Musa gider ama firavun ona inanmaz. Bundan sonra asanın yılana dönüşmesi, kızıldenizin ikiye bölünmesi gibi efsane olaylar gerçekleşir. Sonunda Musa halkını firavun Ramses'ten kurtarır. Tanrı Musa'ya On Emir'i verdiği sırada Musa'nın halkı bir put yapıp ona tapmaya başlarlar. Kötü işler yaparlar. Musa gelip Tanrıdan başka ilah edinmemeyi, Tanrıya inanmayı vs. öğütler ve film bu şekilde biter. Filmdeki görsel ögelerin gerçek olmadığı çok belliydi. Tabi ki de 60 yıl öncesinde gerçekçi yerleri oluştrmak şu ankinden çok daha zordu. Filmdeki karakterlerin İngilizce konuşması filmin gerçekçi yapısına bir darbe vuruyordu ama o zamanki dili de konuşmalarını bekleyemeyiz. Gerçekçiliği yitiren başka bir şey de oyunculardan kaynaklanıyordu bence. Film 20 yy. da çekildiğini çok belli ediyordu. O zamanki insanların hareketleri, davranışları bugünkü ile aynı olması düşünülemez. Filmde buna fazla dikkat edilmemiş gibi geldi bana. Filmin hikayesi İbrani masallarından oluşsa da o dönemki Mısır'ı görmek için de izlenebilecek bir filmdi bence. Musa'nın bebekliğinden peygamber olana kadarki süreci anlatan, sürükleyici masalsı bir filmdi. Filme verdiğim puan= 7
ruhani dünyasında insanı düşündüren bir film.çağrı,on emir ve özellikle tutku ...bu filmler gerçekten düşündürücü ve kesinlikle öğrenilmesi hatta bilinmesi gereken şeyleri anlatıyorlar.keşke türk sineması olarak bizlerde bu kadar başarılı fimler ortaya koyabilsek bu konuda..
Öncelikle bu film sinema tarihinin mihenk taşlarından biri. Özellikle görkemli dekorları, şaaşalı kostümleri ve çağına göre devrim niteliğindeki efektleri ile zamanının çok çok ilersinde bir yapım.Güçlü oyuncu kadrosu ve filmde geçen replikleri ile dönemin edebi anlatımı beyazperdeye güçlü bir şekilde yansıtılmış.Puanım 8,1.
spoiler: bu filmi yorumlarsam ayıp olur,izleyin film anlatsı brynerin filmdeki (firavun ) sesi ve soyleyis tarzi büyülüyor .charlton heston da müthis.görsellik diye izlemezlik etmeyin bu öyküyu ki gercek hikâyeden uyarlamadir bu kadar guzel kurgulayamazlardi ve halada iddaa ediyorum butun yönetmenleri siraya dizin cecile de mills inki kadar saglam bir is çıafik tarzi ve kurgusu mistik mekanlar ve ses duzeni isik filmi bence anlamamışlar tipki cennetin krallığını anlamadıklari imdb notu az 8.5 falan olmalıydım muhakkak ölmeden izleyiniz 10/9.1
gerek senaryosu gerek oyuncular ve onların performansları olsun, görüntü efektleriyle berbaer bugüne kadar izlediğim en iyi ikinci tarih filmi(1.Benhur). özellikle yapım yılına baktıktan sonra yukarıdaki söylediklerimin gerçekten abartılı olmadığını göreceksiniz.
Arkadaşlar özellikle belirtmek isterim ki film Yahudi kaynaklarına göre senaryolaştırılmış bir film. Yani içerik bize göre ters; ancak işleniş biçimi ise harika... Yani bize göre "Çağrı" ne ise Yahudilere göre de bu film... Fazla abartmamak lazım...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.