En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
alfylp
19 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
4 Mart 2007 tarihinde eklendi
Bir film için en büyük etken; beğenileri arttırmasında, iyi bir seneryon'un usta bir yönetmenin aynasında yansıması...Oyuncu performansları, diğer etkenler; zaten yönetmenin kişisel becerilerini ortaya koyar ve onları ön plana çıkartır.Jack Nicholson için söz bulmak, ifade etmeye çalışmak çok zor...Roman Polonski filmlerinde bile tüm bayalığı alt üst etmeyi başaran, kimliğini filme yansıtabilen usta aktör, bence bu filmiyle asırlar sonra da kendini hatırlatıcak.Kubrick ve Jack amca bi araya geldiği için, bu yüzyılın buluşması gerçekleştiği için bile izlenmeye değer.Bütün koleksyoncuların arşivinde bulunması şart bu filmin.Şiddetle tavsiye ederim...;)
jack kroll un da dedigi gibi ’tarihteki ilk destansi korku filmi’. Her neyse belki bicok kez yorum yazdım yada yazmadım hatırlamıyorum acikcasi yanliz oyunculari ve herseyiyle harika bir filmdi bu arada ilk yazilan 2 mesajdaki arkadasa katiliyorum...saygilar
gece yalnız basınıza seyretmeyin , cok gerio insanı, uuuuu.... o kdr duru bi anlatımı var ki her acıdan, korktugunuza sasırıorsunuz, gelişmeleri tahmin edebildiğiniz halde gerilmeden edemiorsunuz.. e bu da usta işi oldugunu gösterior bize.. klasik bir film, klasikler degerlidir, izlenmeli...
Kitabı okuduktan sonra filmden daha çok şey bekliyorsunuz ama benim bekledigim kadar değildi maalesef. Kitap kadar heyecanlı ve sürükleyici degildi. Ama yinede izlenebilir bir film.
Jack Nicholson'ın oyunculuğu tartışılmaz..ama filmin konusunu etkileyici bulmadım açıkçası..çok iyi bir film değildi..ama Jack Nicholson'ı seyretmek için seyredilir..
Stanley Kubrick, bir sinemacının film çekerken olmazsa olmazlarının bir çoğunu elinin tersi ile iten kendi öngörüsünü -belki de yıllar sonrasını gören- filmlerine yediren usta, sıra dışı, bir benzeri olmayan yönetmenlerdendir. Bu yüzdendir ki senaryo ile roman arasında büyük farklar oluşmuştur. Çünkü Kubrick kendi dünyasını yansıtmaktadır; tıpkı Tarkovski'nin Solaris'i çekerken Stainslav Lem ile takışması gibi. Filme gelecek olursak elbette okunmaya müsait bir çok alt metin mevcuttur filmde. Film bir gerilim filmidir ve böyle bakıldığı zaman mükemmele yakındır. Korku filmi olarak bakarsanız değerini düşürürsünüz. Jack'in son sahnede 1921 yılında çekilen resimde gözükmesi, hikayenin tekrar tekrar yaşanacak bir kısırdöngüden ibaret olmasındandır. (Aynı döngü ''2001:A Space Odyssey'da'' da vardır.) Bir filmi güçlü yapan etmenlerden biri de kuşkusuz birçok değişik okumaya müsait olmasıdır. Köşeleri belli, kurallarına uyulmuş, filmin sonunda kafamızda soru işareti bırakmayacak bir filmi mi tercih ederdik yoksa? Ben ''The Shininig'' türü filmleri tercih ederim. NOT 1 : Kubrick o kadar titizmiş ki, Filmin Türkçe dublajındaki çocuğun sesinin beğenmediği için filmin Türkiye de çıkması yıllarca gecikmiş. NOT 2 : Stanley Kubrick - A Life In Pictures adlı Dvd'de de kendisi ve filmleri ile ilgili bir çok bilgi mevcut.
King'in kalemini Kubrick'in sinemaya yansıtışı ve tabi ki Nickholson'un muhteşem performansı bu filmi arşivinize koymanıza zorunlu hale getiriyor. film 1980 yapımı olmasına karşın bugünkü gerilim filmlerine gerilim filmlerinin sadece ses efektinden ibaret olmadığını öğretir cinsten.
bu film her izlediğimde inanın kendimi bir garip hissediyorum. film bittiğinde 10-15 dk. yerimden kalkamıyorum desem abartmış sayılmam. hala izlemeyen arkadaşlar varsa çok şey kaçırmışsınız derim. tek kelimeyle olağanüstü bir film...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.