Moda, aşk ve bitmek bilmeyen dramalarla örülü "Emily in Paris", altıncı sezonu için hazırlıklarını hızlandırdı. Roma, Venedik, Saint Tropez ve Megève gibi büyüleyici lokasyonların ardından dizi, bu kez izleyicilerini Yunanistan ve Monako'nun lüks atmosferine götürmeye hazırlanıyor. Mayıs ayında prodüksiyonu başlayacak olan yeni sezon, Emily Cooper'ın (Lily Collins) hayatındaki yeni bir dönüm noktasının habercisi niteliğinde.
Netflix
Altıncı sezonun olay örgüsü her ne kadar sır gibi saklansa da, Yunanistan seçiminin arkasında Emily ve Gabriel (Lucas Bravo) arasındaki "yarım kalmış bir mesele" olduğu tahmin ediliyor. Beşinci sezon finalinde Gabriel'in Emily'ye gönderdiği ve onu bir Yunanistan kaçamağına davet eden kartpostal, ikili arasındaki küllerin yeniden alevleneceğine dair en büyük ipucu olmuştu. Dizinin yaratıcısı Darren Star, Aralık ayında Paris prömiyerinde yaptığı açıklamada, "Diziyi Gabriel olmadan hayal edemiyorum." diyerek hayranların içini rahatlatmıştı.
Daha Olgun ve Tutkulu Bir Hikâye
Beşinci sezonda Emily’nin Agence Grateau’nun Roma ofisinin başına geçmesi ve İtalyan sevgilisi Marcello ile yaşadığı romantizm ön plandaydı. Ancak Star, Gabriel'in Emily'nin "büyük aşkı" olduğunu ve aralarındaki sahnelerin artık daha "olgun ve nostaljik" bir havaya büründüğünü vurguluyor. Star’a göre dizi artık çocukluktan çıkıp daha yetişkin ve tutkulu bir yöne evrildi. Öte yandan, beşinci sezonun en şaşırtıcı gelişmelerinden biri olan Mindy (Ashley Park) ve Emily’nin eski sevgilisi Alfie (Lucien Laviscount) arasındaki yakınlaşmanın 6. sezonda nasıl bir kriz yaratacağı ise merak konusu.
Netflix'in Top 10 listelerinden düşmeyen yapım, beşinci sezonuyla ilk dört gününde 13,5 milyon izlenme sayısına ulaşarak başarısını bir kez daha tescilledi. Cuma günü Los Angeles’taki PaleyFest’te bir araya gelecek olan kadro, çekimler öncesi hayranlarla buluşacak. Paramount Television Studios ve Jax Media iş birliğiyle hazırlanan dizide Lily Collins, başrolün yanı sıra yapımcı koltuğunda da oturmaya devam ediyor.