Eski askeri polis Jack Reacher’ın maceralarını yaklaşık otuz yıldır kaleme alan ünlü yazar Lee Child, edebiyat dünyasını sarsan bir kararla efsanevi karakterine resmen veda ettiğini duyurdu. Son dönemde Prime Video ekranlarında izleyicilerle buluşan ve dünya çapında büyük bir fenomene dönüşen Reacher dizisiyle birlikte popülaritesi zirveye ulaşan karakter, artık tamamen yeni bir kalemin ellerine emanet ediliyor.
Sinema ve dizi dünyasından son gelişmeleri aktaran Collider ile gerçekleştirdiği kapsamlı röportajda konuşan Lee Child, kariyeri boyunca en büyük hedeflerinden birinin bu ünlü karakterin bayrağını doğru zamanda bir başkasına devretmek olduğunu açıkladı. Yazarın paylaştığı bilgilere göre, bundan böyle Reacher’ın soluk kesen serüvenlerini kardeşi Andrew Child kaleme alacak. Serinin 31. kitabı olan Chain Reaction, Lee Child’ın yazar koltuğundaki son çalışması olurken Andrew Child’ın dümene resmen geçtiği dönüm noktası niteliğini taşıyor.
“İnsanlar bu karakterin özünü başkalarına açmış olmamı garip buluyor; oysa yazmanın asıl amacı tam olarak o özü gözler önüne sermektir. Her şeyden önce okurun o dünyayı sahiplenmesini, karakterin okurun zihninde canlanıp nefes almasını istersiniz. İşin bütün sırrı burada gizli.”
Tom Cruise’dan Alan Ritchson’a: Reacher’ın Yüzleri Değişti, Şimdi Sıra Yazarında
Lee Child, sıradaki kitapları yazma sorumluluğunu kardeşine devretmesini sinema dünyasındaki oyuncu değişikliklerine benzetiyor. Tıpkı aynı karakteri farklı aktörlerin canlandırması gibi bir sürecin edebiyatta da doğal olduğunu savunan yazar, Reacher’ın beyaz perdedeki çalkantılı geçmişini örnek gösteriyor. Karakter ilk olarak sinemada Tom Cruise tarafından canlandırılmış, fiziksel uyumsuzluk sebebiyle hayranlardan ve eleştirmenlerden yoğun tepkiler toplamıştı. Yıllar sonra ise Prime Video uyarlamasında role hayat veren Alan Ritchson, romanlardaki devasa cüsseyi birebir yansıtarak izleyicilerin beğenisini kazanmıştı.
Usta yazar, karaktere bakışını şu sözlerle detaylandırıyor: “Karakterin özünü ortaya koyarsınız; sonrasında onu sinemaya, televizyona ya da başka mecralara devredersiniz. Bunu başka bir yazara devretmekle sinemaya vermek arasında hiçbir fark yok. Zaten dışarıda hayranlar tarafından yazılmış sayısız hikâye var. İnsanlar Reacher tarzında kendi ‘fan fiction’ metinlerini üretiyor ve bu son derece güzel bir şey. Keyfini çıkarsınlar, dilediklerince yazıp okusunlar.”
Kardeşler Arasındaki Gizlilik Kuralı
Kardeşinin çalışma temposuna ve yazım sürecine duyduğu saygıyı vurgulayan Lee Child, yeni roman tamamlanıp yayınevine teslim edilene kadar yazılan tek bir satırı bile okumadığını ifade ediyor. Kardeşinin son derece titiz ve ketum davrandığını belirten Child, bu tutumu son derece anlayışla karşıladığını söylüyor:
“Kendi dönemimde yazdığım şeyleri önceden birine göstermekten nefret ederdim ve bunu neredeyse hiç yapmazdım. Çünkü benim benimsediğim ve Andrew’nun da aynen sürdürdüğü tarz tamamen doğaçlamaya dayanıyor. Ortada önceden hazırlanmış bir plan ya da uzun vadeli bir vizyon bulunmuyor. ‘Hikâye tam olarak şöyle gelişecek’ deme şansınız yok, çünkü nereye evrileceğini siz de bilmiyorsunuz. O an ne çıkarsa o oluyor; kitap bitene kadar ne anlattığını ya da neye dönüştüğünü ben bile tam olarak bilemiyorum. Bu yüzden taslak aşamasında kimseye bir şey göstermem; kardeşim de tıpkı benim gibi davranıyor. Dolayısıyla dosyayı yayınevi hangi gün teslim alıyorsa ben de o gün alıyorum ve sadece meraklı bir okur gibi heyecanla okuyorum.”
Ekrandaki Gözetim Devam Ediyor
Roman yazarlığından emekli olmasına rağmen Lee Child, Jack Reacher evreninden tamamen kopmuş değil. Başarılı yazar, Prime Video’nun rekorlar kıran televizyon uyarlamasının perde arkasında yer almaya ve karakterin ekran yolculuğunu denetlemeye devam ediyor. Ancak artık günlerini bilgisayar başında geçirip yeni Reacher maceraları üretmeyecek; serüvenin edebi mirasını kardeşinin emin ellerine bırakırken kendisi hikâyeyi dışarıdan izleyen bir danışman rolünü üstlenecek.