Bu yıl Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin hazırlık sürecinde sizi en çok heyecanlandıran şey neydi?
Festivale hazırlanırken bizi heyecanlandıran çok şey oluyor. Bu yıl nisan ayında aramızdan ayrılan Teoman Madra’nın bir eserini afişimizde kullanmak ve aldığımız tepkiler bizi sevindirdi. Gösterim mekânlarımızdan Fabrika Ayvalık’ın çatısı ocak ayında yanmıştı. Festivale kadar çatının kapanıp kapanmayacağından emin değildik. Yetişeceğini öğrendiğimizde çok heyecanlandık. "Manevi Değer"i açılışta gösterme onayı için biraz beklememiz gerekti, onayı alınca çok mutlu olduk. Bağımsız bir festival yapmak zor iş. Görüştüğümüz kişi ve kurumlar bize destek olacaklarını söylediğinde motivasyonumuz katlanıyor. Ya da bir sorunu çözmek için çevremizden yardım istediğimizde herkes seferber olunca, o imece ruhu bize güç veriyor. Bu yıl Genç Sinema öğrencilerimizden birinin kısa filmini festivalde gösteriyoruz, bu bizi çok gururlandırıyor.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali
10 bölümde 65 film… Bu seçkiyi oluştururken hangi kriterleri göz önünde bulundurdunuz?
Yıl boyunca dünya festivallerini takip ediyoruz. Son bir yıl boyunca çıkan, sevdiğimiz, yeni ufuklar açan filmleri göstermeye çalışıyoruz. Yeni yönetmenler keşfetmeye, zaten takip ettiğimiz yönetmenlerin son filmlerine yer vermeye gayret ediyoruz. Sinemanın Yazarları bölümümüz bunun için var; Christian Petzold, Wes Anderson, Cafer Panahi, Richard Linklater, Kelly Reichardt’ın son filmleri bu bölümde. Bu yılın başında kaybettiğimiz David Lynch’i iki filmle anıyoruz. Fatih Özgüven ve Selim Eyüboğlu’nun bu yıl hazırladığı “Dünyanın Sonuna Nasıl Hazırlanacağız?” gibi bölümlerde seyrettiğimiz filmlerin bize düşündürdükleri üzerinden eski ve yeni filmleri bir araya getiriyor ve bu filmler üzerinden tartışma alanları yaratmaya çalışıyoruz. "Bir Darbenin Soundtrack"ini göstermeye karar verdiğimizde örneğin Cem Kaya’nın daha önce gösterdiğimiz ve çok beğenilen filmi "Aşk, Mark, Ölüm" ile bir eşleme yapıp, arşiv görüntüleriyle film yapmak ve müziğin bu süreçteki etkisi üzerine bir de konuşma organize ettik. Filmler bu anlamda bize yol gösterici oluyor. Ayrıca son bir yılda Türkiye’de çekilmiş filmlere de geniş yer ayırıyoruz. Kısa filmlere Ayvalık seyircisinin bir düşkünlüğü var. Bu yıl yerli belgesellere geniş yer ayırdık. İlk kez canlı müzik eşliğinde bir film göstereceğiz. "Aysel, Bataklı Damın Kızı"nın restore edilmiş versiyonunu 90 yıl sonra beyazperdede göstereceğiz. Her zaman çocuklar için bir filmimiz de oluyor programda.