Türk dizisi fırtınası Avrupa'yı kasıp kavurmaya devam ediyor. İspanya'da Antena 3 kanalının 'prime time' kuşağının üç gecesini Türk yapımlarına ayırması, bu ilginin en net kanıtlarından biri: Pazar günleri Kayıp, pazartesi ve salı günleri ise Uzak Şehir ekranlara geliyor. Bu yapımların hiçbirinde başrolde yer almasa da Kerem Bürsin, yabancı izleyicilerin gözdesi olmayı sürdürüyor.
Uluslararası izleyici kitlesi Kerem Bürsin'i özellikle yurt dışında Love is in the Air adıyla bilinen fenomen dizi Sen Çal Kapımı ile yakından tanıdı. Bürsin bu yapımda Hande Erçel ile başrolleri paylaşmıştı. Ancak büyük başarı getiren bu dizide az kalsın oynamayacaktı.
Kerem Bürsin'in oyunculuk kariyeri Türkiye'de değil Amerikan sinema endüstrisinde başladı. Hatta ilk rollerinden birini B sınıfı filmlerin efsanevi ismi Roger Corman'ın bir yapımında üstlendi. Bürsin, Vanity Fair dergisine verdiği bir röportajda o günleri şöyle anlattı: "Sinemayı seviyorsanız Roger Corman'a hayran olmamak elde değil: Jack Nicholson onunla başladı, Ron Howard onunla başladı, James Cameron onunla başladı. Sinema dünyasındaki herkes kariyerine Roger Corman'la adım attı." Corman'a çalıştığı dönemde, Bürsin'den ismini değiştirmesi bile istenmişti.
Daha sonra kariyerine devam etmek için İstanbul'a dönme kararı alan Kerem Bürsin, ilk başlarda beklenmedik bir zorlukla karşılaştı: Oyuncu, "Kendi ülkemde çalışmaya ilk başladığımda Amerikan aksanım vardı ve bunu bana sürekli hatırlatıyorlardı." diyerek o günleri andı. Neyse ki başarılı aktör, Türk dizi ve sinema sektöründe geçen on yılı aşkın sürenin ardından bu engeli tamamen geride bıraktı.
ABD'ye Dönmek Yerine Türkiye'de Kalmayı Tercih Etti
Türkiye'de kendini kanıtlamış bir aktör haline geldikten sonra bile Amerika'ya dönmesi yönündeki teklifler peşini bırakmadı. Ancak o farklı bir rota çizdi: "Amerika'da çalışma fırsatım vardı ama Sen Çal Kapımı'yı çekmek için Türkiye'de kalmayı tercih ettim. Burada kalmak istedim çünkü kendi ülkemde bu işi yapmanın çok önemli olacağına ve çok daha geniş kitlelere ulaşacağına inandım." sözleriyle kariyerindeki bu kritik dönüm noktasını paylaştı; üstelik dizinin böylesine devasa bir küresel fenomene dönüşeceğini kendisi de tahmin etmiyordu.
"Sınırları Aşan Bir Türk Oyuncu Olmak İstiyorum!"
"Neler olup bittiğini ilk olarak ne zaman fark ettiğimi hatırlıyorum: İspanya'da yaşayan kuzenim bir teknoloji mağazasında alışveriş yaparken beni aradı ve mağazadaki tüm televizyon ekranlarında benim dizimin yayınlandığını söyledi: 'Dostum, burada her yerde senin dizin oynuyor!' demişti." diyen Bürsin, olayın asıl büyüklüğünü ise Los Angeles'taki bir seçmede güvenlik görevlisinin yanına gelip fotoğraf çektirmek istemesiyle idrak ettiğini belirtti.
Babasının işi nedeniyle hayatının büyük bir bölümünü farklı ülkelerde geçirmiş olmasına rağmen köklerine her zaman bağlı kalan Bürsin, gelecekte ne istediğini her zaman çok iyi biliyordu: "Çocukluğumdan beri sınırları aşan bir Türk oyuncu olmak istedim. Ben bir Türk'üm ve dilediğim her karakteri canlandırabilirim. Birileri beni sadece belirli kalıplara layık görüyor diye kariyerimi sınırlamak istemiyorum."