"Tam Bir Kabustu": Morgan Freeman İmkanı Olsa Tom Hanks ve Bruce Willis ile Oynadığı Bu Filmi Hafızalardan Silerdi!
yazan: İdil Hazal Acar

Morgan Freeman, 36 yıl önce dönemin süper starlarından oluşan dev kadrolu bir roman uyarlamasında rol aldı. Kağıt üzerinde garanti bir hit gibi duran yapım, sinema tarihinin en unutulmaz fiyaskolarından birine dönüştü.

.

Morgan Freeman, hiç kuşkusuz Hollywood sinema tarihinin en ikonik ve saygın yüzlerinden biri. "Bayan Daisy'nin Şoförü"nden "Esaretin Bedeli"ne, David Fincher imzalı kült gerilim "Yedi"den gişe rekortmeni komedi "Aman Tanrım!"a kadar sayısız başyapıtta karşımıza çıkan usta aktör, yıllar boyunca o dingin karizması ve büyüleyici ses tonuyla sinemaseverlerin gönlünde taht kurdu. Akademi Ödüllü dev bir oyuncunun filmografisinde gurur duymadığı yapımların da olması kaçınılmaz. Ancak bir tanesi var ki, aradan onlarca yıl geçmesine rağmen Freeman'ın canını fazlasıyla sıkmaya devam ediyor: "The Bonfire of the Vanities"

Kağıt Üstünde Kusursuz Bir Başarı Formülü

Takvimler 1990 yılını gösterdiğinde proje tam anlamıyla sinema dünyasının gözbebeği, mutlak bir gişe ve ödül canavarı olarak görülüyordu. Filmin arkasındaki hikaye son derece güçlüydü: Usta yazar Tom Wolfe'un önce Rolling Stone dergisinde tefrika halinde yayımlanan, ardından raflara çıkar çıkmaz edebiyat dünyasını kasıp kavuran aynı adlı hiciv dolu çoksatar romanı beyaz perdeye uyarlanıyordu. 1980'lerin Wall Street açgözlülüğünü, New York'un sınıfsal ve ırksal gerilimlerini acımasız bir kara mizahla ele alan roman, dönemin en popüler edebi eserlerinden biriydi.

Kamera arkasında ise "Scarface", "Carrie" ve "The Untouchables" gibi modern klasiklere imza atmış usta yönetmen Brian De Palma oturuyordu. Oyuncu kadrosu adeta rüya takımını andırıyordu: Morgan Freeman'ın yanı sıra dönemin yükselen yıldızı Tom Hanks, aksiyon dünyasının fırtınası Bruce Willis ve Hollywood'un gözde aktrislerinden Melanie Griffith başrolleri paylaşıyordu. Böylesine iddialı bir ekibin ve popüler bir kitabın bir araya geldiği bir projede ne ters gidebilirdi ki? Ancak sonuç tam anlamıyla hayal kırıklığı oldu.

.

Tarihi Bir Gişe Fiyaskosu ve Sert Eleştiriler

Gösterime girdiğinde fısıltı gazetesi olumsuz yönde işlemeye başladı ve "The Bonfire of the Vanities", sinema tarihinin en unutulmaz gişe hezimetlerinden birine dönüştü. Yaklaşık 47 milyon dolarlık devasa bütçesine karşılık, dünya çapındaki sinema salonlarında yalnızca 15,6 milyon dolar hasılat toplayabildi ve yapımcılarına milyonlarca dolarlık zarar yazdı.

Filmin tek sorunu boş kalan koltuklar da değildi; sinema eleştirmenleri yapımı yerden yere vurdu. Özellikle seyircinin sempatik rollerde görmeye alışık olduğu Tom Hanks'in vicdansız, kibirli bir Wall Street borsacısı rolüne hiç oturmadığı öne sürüldü ve filmdeki keskin hiciv tonunun beyaz perdede sulandırıldığı belirtildi.

Yıldız Oyuncular Filme Ateş Püskürdü

Yapımda yer alan başrol oyuncuları da aradan geçen yılların ardından projeden duydukları memnuniyetsizliği dile getirmekten çekinmediler. Tom Hanks, daha sonraları verdiği röportajlarda bu yapımı "şimdiye kadar çekilmiş en berbat filmlerden biri" olarak tanımladı. Bruce Willis de projede yer aldığı için duyduğu pişmanlığı kamuoyu önünde açıkça paylaştı.

Bütün bu ağır yorumların üzerine Morgan Freeman da sessizliğini bozarak "The Bonfire of the Vanities" ile arasına mesafe koydu. Usta aktör, katıldığı bir söyleşide filmi açık sözlülükle bir "kabus" olarak nitelendirdi. Freeman'ın bu denli hayal kırıklığı yaşamasının temel nedeni ise Tom Wolfe'un kitabına duyduğu derin sevgiydi. Freeman sözlerinde duygularını şöyle ifade etti: "O benim en sevdiğim kitaplardan biriydi. Her şeye sıfırdan başlayalım ve bu sefer doğru düzgün yapalım."

Elbette o günden bu yana böyle bir yeniden uyarlama çekilmedi. Fakat aradan geçen 36 yılın ardından günümüzün Hollywood stüdyoları bu etkileyici edebi eseri layıkıyla ekrana taşımak ister mi, bunu zaman gösterecek.

İdil Hazal Acar
İdil Hazal Acar
-İçerik Editörü
Sanat filmleri ithal ederek başladığı kariyerinde, farklı formatlarda sinema içerikleri üretmeyi sürdürüyor. ODTÜ’de aldığı Felsefe eğitimini; romancı, eleştirmen ve senarist kimlikleriyle harmanlayarak gişe rekortmeni filmler ve festival seçkileri arasında aynı tükenmeyen merakla mekik dokuyor.
Benzer Haberler