Rebecca Hall, 3 Mayıs 1982’de Londra’da sanatla iç içe bir ailede dünyaya geldi. Babası, Royal Shakespeare Company’nin kurucusu ve ünlü tiyatro yönetmeni Sir Peter Hall, annesi ise Amerikalı opera sanatçısı ve soprano Maria Ewing’dir. Anne ve babası Hall henüz 5 yaşındayken ayrılmış olsa da, her iki ebeveyninin sanatsal mirası kariyerinde belirleyici oldu. Annesinin Afro-Amerikalı, Kızılderili ve Hollandalı kökenleri nedeniyle hem Birleşik Krallık hem de Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan Hall, Roedean School’da eğitim gördü ve burada head girl seçildi. Ardından Cambridge Üniversitesi St Catharine’s College’da İngiliz Edebiyatı okumaya başladı; ancak son sınıfına geçmeden önce okul tiyatrolarında sahne alırken oyunculuğun kendisi için doğru yol olduğunu fark ederek üniversiteyi bıraktı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 2002’de babasının yönettiği Mrs. Warren’s Profession oyunundaki Vivie rolüyle başladı ve performansıyla Ian Charleson Ödülü’nü kazandı. Daha sonra As You Like It oyunundaki Rosalind rolüyle dünya turnesine çıkarak tiyatro dünyasında dikkat çekti.
Hall, sinemadaki ilk büyük çıkışını Christopher Nolan’ın The Prestige (2006) filminde Christian Bale’in canlandırdığı karakterin eşi Sarah Borden rolüyle yaptı. Woody Allen’ın Vicky Cristina Barcelona (2008) filminde Scarlett Johansson ve Penélope Cruz ile başrolü paylaşarak Vicky karakteriyle Altın Küre’de En İyi Kadın Oyuncu adaylığı elde etti. The Town (2010) filminde Ben Affleck ile rol alarak Hollywood’daki yerini sağlamlaştıran oyuncu, büyük bütçeli yapımlarla bağımsız sinemayı bir arada sürdürdü. Iron Man 3 (2013) filminde bilim insanı Maya Hansen’i canlandırarak Marvel Sinematik Evreni’ne katıldı. 2016 yapımı Christine filminde, canlı yayında intihar eden haber spikeri Christine Chubbuck’ı canlandırarak kariyerinin en güçlü performanslarından birini sergiledi. Godzilla vs. Kong (2021) ve Godzilla x Kong: The New Empire (2024) filmlerinde Dr. Ilene Andrews karakterine hayat vererek MonsterVerse serisinde yer aldı.
Hall, 2021’de Nella Larsen’ın 1929 tarihli romanından uyarladığı Passing ile ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimini gerçekleştirdi. Netflix’te yayımlanan siyah-beyaz film, 1920’lerin New York’unda ten renkleri nedeniyle beyaz olarak yaşayan iki Afro-Amerikalı kadının hikâyesini anlatırken Hall’un kendi aile geçmişinden de izler taşıdı; anneannesinin de beyaz gibi davranarak yaşamak zorunda kalmış melez bir kadın olması projeyi onun için kişisel bir çalışmaya dönüştürdü. Film, BAFTA dahil çeşitli prestijli ödüllerde yönetmenlik ve senaryo dallarında adaylıklar aldı. Özel hayatında yönetmen Sam Mendes ile yaşadığı ilişkinin ardından 2014’te Machinal oyununda birlikte rol aldığı Amerikalı oyuncu Morgan Spector ile tanışan Hall, 2015’te evlendi ve çiftin 2018’de bir kızı oldu. Hollywood’un popülarite baskısına mesafeli duran oyuncu, ünlü olmaktan çok geriye dönüp gurur duyabileceği bir filmografiye sahip olmayı önemsediğini belirterek sanata bakışını ortaya koydu.














