Dangerous Animals
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
3,0
Ortalama
Dangerous Animals

Klişeler Denizinde Farklı Bir Kulaç…

Yazar: Gizem Şimşek Kaya

LD Entertaiment, Brouhaha Entertainment ile Range Media Partners ortak yapımcılığında çekilen "Dangerous Animals", Türkiye’de gösterime girdiği adıyla "Tehlikeli Hayvanlar" filminin yönetmen koltuğunda "The Loved Ones" (2009), "The Devil’s Candy" (2015) gibi filmlerin de yönetmenliğini yapmış olan Sean Bryne oturuyor. Senaryosunu Nick Lepard’ın kaleme aldığı, Shelley Farthing-Dawe’in görüntü yönetmenliğini üstlendiği, müzikleri Michael Yezerski imzsı taşıyan filmin oyuncu kadrosunda ise Hassie Harrison, Jai Courtney, Josh Heuston, Ella Newton, Liam Greinke gibi isimler bulunuyor.

Independent Film Company

Filmin konusunu yalnızlığı seven sörfçü Zephyr'in, köpekbalıklarına saplantılı bir seri katil tarafından kaçırılması sonrası verdiği hayatta kalma mücadelesi oluşturuyor. Zeki ve özgür ruhlu bir sörfçü olan Zephyr, köpekbalıklarına saplantılı bir seri katil tarafından kaçırılır ve onun teknesinde esir tutulur. Katil, köpekbalıklarını beslemeye yönelik ritüelini gerçekleştirmeden önce Zephyr’in kaçış yolunu bulması gerekmektedir. Onun kaybolduğunu fark eden tek kişi, yeni tanıştığı aşkı Moses’tır. Zephyr’i aramaya çıkan Moses da kısa süre içinde aynı akli dengesi bozuk katilin eline düşecektir.

Güz aylarına girerken yazdan kalmış gibi duran ve neredeyse her yaz en az bir tanesi karşımıza çıkan köpekbalığı filmlerinden biriyle karşılaşacağımız hissi uyandıran afişiyle izleyicilerle ilk temasını sağlasa da, salona giren izleyiciler bambaşka bir gerilimle; seri katil filmleriyle köpekbalığı filmlerini ustaca harmanlayan yepyeni bir melezle burun buruna geliyorlar. Yönetmen Bryne, bu yeni türü yaratırken tarife alaycı bir mizah katmayı da ihmal etmemiş. Bu bağlamda ortada ne tam seri katil ne de tam köpekbalığı filmi olan ama son dakikasına dek izleyicilerin koltukları tırmalamasını sağlayacak gerilimi diri tutmayı da başaran bir film ortaya çıkmış.

Yer yer gerçek köpekbalığı görüntülerinin karşımıza çıktığı filmde (her ne kadar büyük bir bütçesi olmasa da) gerekli yerlerde şiddetin ve kanın izleyicilerin yüz buruşturmasını sağlayacak şekilde kullanılmış olması da hayli etkileyici. Özellikle okyanusun ortasındaki klostrofobik his de başarıyla yansıtılmış. Ana karakter Zephyr’i canlandıran Hassie Harrison ile Tucker adlı seri katile hayat veren Jai Courtney’in performanslarının etkileyici olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün.

Bu bağımsız filmin handikapları yok mu? Tabii ki var. Başlangıç sahnesiyle ters köşe yaparak izleyicileri kendine bağlamayı başaran film aslında çok tahmin edilebilir bir hikâye sunuyor. Özellikle karakterlerin ölümcül darbeler almalarına karşın çok hızlı bir şekilde toparlanabilmesi, bir karakter kurtulma şansını ele geçirmiş gibi göründüğünde bu şansı elinden kolayca kaçırması gibi “Bu kadarı da olmaz artık!” dedirten sahneler de maalesef karşımıza çıkıyor. Ancak bütün bunlara rağmen finale dek izleyicileri koltuklarına sabitlemeyi de başarıyor.

Filmi izleyenlerin, özellikle de köpekbalığı korkusu olanların bir süre okyanustan uzak kalmak isteyeceklerini; "Hostel" (2005), "Wolf Creek" (2005), "Turistas" (2006) gibi filmlerden etkilenenlerin ise bilinmedik yerlerde özgürce tatil yapma bu planlarını bir süre ertelemeye yöneleceklerini de belirtmek gerekiyor. Neyse ki yaz yeni bittiği için bir süreliğine plan yapmasak da olur…

Sonuç olarak "Dangerous Animals"; iki farklı türü harmanlayarak dahice bir lezzet yakalayan, finale doğru klişelere düşse de gerilime es vermeyen bir gerilim filmi.

Gizem ŞİMŞEK KAYA

Daha Fazlasını Göster