Çekildiği yıla göre ufak tefek hatalar olmuştur elbet çok güzel bir film bağımlılık yapacak türden tavsiye ederim zaten imd de göreceksiniz filmin kalitesini
filmin başları sıkıcı görünse de ilerledikçe iyiye gidiyor ve aynı zamanda kötü yönleri de çıkıyor çok fazla kötü noktası olmasa da kötü olan kısımları baya sağlam öncelikle çekim kalitesi tamam belki o günlerde bu kadar kalite yoktu ama insan yeniden çeker filmi örümcek adam filminde 3 rol değişip toplam 6 filmi aynı hikaye ile vizyona soktular ikincisi hadi hapiste dayak tecavüz oluyor da nasıl olur da gardiyanlar ses çıkarmaz bu baş rolün o kadar arkadaşı çevresi oluyor niye hiç birinden yardım istemiyor anlayamadım bunu da bir kenara çek hapishanede nasıl olur da hemde yüksek güvenlikli duvara poster asmaya izin verilir yada nasıl sigara çekiç vb eşya sokuyorlar tabi böyle yerden yere vursam da böyle sağlam bir filmin bu kadar büyük hata yaptığından yoksa filim iyi resmen o yıllardaki prison break yinede izlenmeye değer bir film çünkü izlerken bu kadar hatayı görmüyorsun düşününce oluyor suç işlemenin cezası olarak bu hapishaneye girer çıkarlar ama bu film de hapishanenin kötü yönü değil devletin adaletsizliğini anlatıyorlar bu yüzden filmin elle tutulur bir yanı var suçsuz bir adamı boşu boşuna hapsetmek bunu hala yapan ülkeler var ama konu o değil filmin verdiği mesaj tabi güzel film hala izlemeyen kalmamıştır ama varsa izlenir harcadığın vakte değer
Adam yazmış ki hapishane klişeleri içinde boğulmuş e güzel kardeşim hapishane klişeleri bu filmden sonra başladı zaten bana göre sinema tarihinde bir milattır bu film
Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi filmi olarak gösterilmesi çok normal MÜKEMMEL bir film ....Bu durum öyle değil ama yine de çok iyi bir film kaç kez izledim ve kaç kez daha izlerim bilmiyorum ama tekrar tekrar izleyeceğim kesin.....Aktardığı duygu çok iyi .....UMUT ....SABIR....GÜVEN.....bunlarin önemini derinden işliyor izleyiciye....Keşke devam filmleri de çekilseydi
bu da iyi bir film fakat bence mükemmel değil ama sağlam bir film yapmışlar. her kaliteli filmde izleyende iz bırakan sahneler vardır ya bu filmde de morgan freeman ın şartlı tahilye heyetiyle yaptığı üçüncü görüşme sahnesine bütün dikkatinizi verin derim beni en çok etkileyen sahnesidir.
Macar göçmen Frank Darabont'un Amerikan rüyası olan bu film, Stephen King'in Rita Hayworth'lü novellasından esinlenerek senaryolaştırılmış. İmdb sitesinde 9.3 puanla birinci sırayı kimseye kaptırmayan yapımın gişe gelirleri maliyeti bile karşılayamazken eleştirmenler ve sonradan jetonu düşenler tarafından yere göğe sığdıralamayınca yaklaşık 80 milyon dolarlık vcd, dvd satışı gerçekleştirerek yapımcısının yüreğine bir nebze su serpti. Başrol Tom Hanks, Brad Pitt gibi ünlü yıldızlara teklif edildiğinde projelerinden dolayı filme hayır demeleri Tim Robbins'e yaradı. Morgan Freeman ile iyi bir ikili oluşturdular. Yönetmen filmini adadığı arkadaşı Allen Green'in AIDS'ten ölmesi bu başrol arkadaşlığı ile paralellik kurmuş. Konusuna gelince; Andy Duphnes bankacıdır. Karısının kendisini aldatmasını hazmedemez. Karısını ve sevgilisini öldürmek için pusu kurar. Olay sırasında alkollü oluşu ve tabancasının bulunamayaşı kendisini zor durumda bırakır. Hiçbir şey hatırlamaz ve Shawshank hapishanesinin yolunu tutar. Aynı yıl Forest Gump ile vizyona girmesi film için talihsizlik olmuştur ve Oscar'ları Tom Hanks'a kaptırmıştır. İzleyenleri etkisinde bıraktığı için çok fazla abartılan film kusursuz değil. Tüm zamanların en iyi filmi göreceli bir kavramdır. Film kendini izlettiriyor. Bir ara Zindan Adası filmini anımsattı bana. İyi seyirler.
MDB'de tüm zamanların en iyi 100 filmi sıralamasına her zaman ilk sırada olan film bu yerini sonuna kadar hakediyor aslında. Ama her ne kadar yerini hak etsede sinema eleştirmenler tarafından Alcatraz'dan Kaçış adlı filmin çok ama çok başarılı bir uyarlaması eleştirilerine maruz kalmıştır. Devamı - >
SİNEMA TARİHİNİN KİLOMETRE TAŞI BİR FİLM Dünya sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi filmi. Daha ötesi yok, nokta..kaç kere izledim inanın hatırlamıyorum. Kaç kere daha izleyeceğim hiç bilmiyorum. Her defasında aynı duygu, aynı şölen. Bir film izlersin ve hayatın değişir. Bu film o türden. Hayatımın en özel anları, bu filmi izlerken yaşandı. İzlemeyen herkesin yakasına yapıştım ve izlettirdim. Haleti ruhiyeme iyi gelecek envai tür ilaçtan on kat daha etkili. Bu film öğretmen ayrıca. Bana umut ve mutluluk kavramları ile ilgili çok şey öğretti. İyi varsın Shawshank Redemption.. Hazır iyi ki varsın demeye başlamışken, sıralamada birbirlerinden üstün tutamayacağım üç isim için de aynı dilekte bulunacağım. Tim Robbins, Morgan Freeman ve yönetmen Frank Darabont. Söz gelimi filmden Tim Robbins’ i çıkarın. Yerini kim alabilirdi. Andy Dufresne’ i başka kim canlandırabilirdi? Koca bir boşluk. Peki ya Morgan Freeman? Ya o olmasaydı nice olurdu halimiz? Senaryo yazarı ve yönetmen.. Belki de filmin yarısı.. Frank Darabont.. Umut mefhumu daha başka nasıl anlatılabilirdi? Siz denk geldiniz mi hiç anlatımı bu kadar naif ve huzur veren başka bir yönetmen? Tabi bu arada Stephan King’ e de minnetlerimizi sunmamız gerekir. Ne de olsa kendisinin edebi eserinden uyarlanmıştır. Hikâyenin içinde beni en derinden etkileyen Brooks’ un şahsına özel hikayesiydi. Evet, hikâye içinde hikâye. Ne şahane ama di mi? “Brooks was here” hiç unutulmayacak bir cümle idi. Ardından genç punk Tommy.. Hatıralarda hep hüzünle anılacak bir karakterdi. Morgan Freeman’ ın canlandırdığı ”Red” karakterinin kendi özelindeki hikaye ise inanılmazdı. Tam da Brooks’ geçtiği yollardan geçerken kendi sonunun da benzer olacağını düşündüğümüz noktada Red’ in aldığı karar ve iki dostun kavuşması ile duygularım tavan yaptı. Gözlerimden yaşlar aktı. Üzerinden yüz yıl geçse dahi unutulmayacak, duygu dünyamda çok özel bir yere sahip bu film için bazı sinemaseverler o kadar da abartılmaması yönünde görüş beyan etmişler. Saygı duymakla beraber, kesinlikle katılmıyorum. Bu başyapıt ve listemin ilk sırasında film için puanım. 9.7 En iyi film henüz çekilmemiş filmdir düsturundan hareketle 0.3 gibi temsili bir puan kırdım. Herkese keyifli seyirler diliyorum. Herkesin keyifle izleyeceğini biliyorum..
Kesinlikle güzel film ancak her listenin birincisi olacak kadar da değil. Bi Fight Club değil mesela. Ya da ne bileyim daha güzel onlarca film sayılabilir. Ama film zevk meselesi olduğu için genelin zevkine saygı duymak lazım...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.