En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Fatih Meral
Takipçi
63 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
12 Eylül 2025 tarihinde eklendi
Stephen King'in eserinden uyarlama olan bu gerilim, bilimkurgu, psikoloji ve gizem tarzında olan film. Yeşil Yol, Esaretin Bedeli vb. kült filmlerin yönetmeni olan Frank Darabont tarafından çekilmiştir. Film başlangıcı itibarıyla ters köşe yapıyor diyebiliriz. Çünkü bir uzaylı filmi beklerken farklı boyutun kapılarının yapılan deney sonucu açılmasıyla o kente giren devasa ve ölümcül yaratıklarla insanların mücadelesini konu alıyor aslında bu durumda bile yine insanın düşmanı kendisidir tezini işleniyor. Çünkü bir grup Brent Norton'a uyup inanmayıp dışarı çıkıyor ve canavarlara yem oluyor. Grup David Drayton'la birlikte akılcı ve mantıksal davranmaya çalışıyor. Bir grupsa en kötüsü Mrs. Carmody'e uyup antik,dini metinlere sığınıp akıl melekelerini yitirmiş gibi davranıyor. İnsanların korku ve panik anlarında ne kadar kaotik ortam yaratmaya ve ayrışmaya müsait olduğunu çok iyi işlenmiş durumda, birbirlerini canavarlara acımasızca yem etmekten kaçınmayacaklarını gösteriyor, en sondaki herkesi öldürmek zorunda hissedip arabada çocuğuyla beraber 4 kişiyi öldürmesi ve akabinde arabadan indiğinde askerlerin zırhlı araçlarla gelip kurtarması üzücü ve trajik bir son olması itibarıyla çok akılda kalıcı ve etkili olmuş. Thomas Jane bu duyguyu bize iyi yansıtmış diyeblirim. En başta çocuğunu bulmak için giden kadının çocuğuyla kurtulmasını görmesi de zor anda bir işe kalkışmak gerektiği mesajını vermiş. Filmin müzikleri de ambiyansa uygun olarak geçişlerle desteklenmiş. Görüntü yönetmenliğini başarılı ortamı iyi yansıtmış. Karakter gelişimleri daha iyi işlenebilirdi, karakterler biraz tek yönlü olmuş, baba ve oğul arasındaki duygu ve babanın koruma refleksi daha iyi işlenebilirdi. Kült olabilecek seviyeden o yüzden başarılı film seviyesine inmiş. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir film olmuş.
Filmin son yarım saati süper olmuş, gerisi saçma sapan şeyler başka değil. Oyuncu kadrosu çok zayıf, bu tarz filmlerin baş rolüne popüler bi oyuncu konulması daha muazzam olurdu. Yinede 4 yıldız verdim bu film için
Tek kelimeyle harika.Sonu var ya.....Başyapıt bu kadar çarpıcı olacağını düşünmemiştim.Başlarda çok basit ve sıkıcı bir kıyamet günü senaryosu gibi olsa da sonu akıllardan çıkmayacak bir film.Keyifli seyirler.
Nostalji yapayım dedim ve bugün tekrar izledim. İlk defa izlediğimdeki duygular yine değişmedi. İnsanoğlunun bir felakette yani aciz-çaresiz kaldığı durumda neler yapabileceği, çaresizliğinde medeniyet filan dinlemeyeceği, kuralları olmadan neler yapabileceği çok güzel anlatılmış. Elbette filmin müziğinin de etkisi büyük. Finali ise yine gerdi beni. Kesinlikle arşivinizde bulunmalı.
SİSİN İÇİNDE BİR ŞEY VAR!" bilim-kurgu sadece aksiyondan mı ibaret? veya her yeri alt üst etmek için mi? canavarlar çıkartıp onları yenmek için mi icad edilmiştir? bilim-kurgu da aksiyondan başka dram, romantizm ve hatta gizem olamaz mı? tabii ki olur bu tür bilim-kurgu filmlerine çok az rastlıyoruz. işte o parmakla gösterilebilecek bilim-kurgu lardan The Mist. dram ağırlıklı bir bilim-kurgu filmi ancak bu kadar etkileyici olabilirdi. filmi izlerken aklınızda bir çok sorular beliriyor ve bir müddet sonra cevaplanmayacağını sanıyorsunuz ama öyle değil. iyi ki de değil. olaya hakim olmak filmi daha da özel kıldı benim için. son sahne için de hiç bir fikrim yoktu. ve sanırım hayatımda gördüğüm en etkileyici final sahnelerinden biriydi. mükemmeldi. dram anca bu kadar iyi yansıtılabilir seyirciye. bunun dışında Marcia G Harden 'ın oyunculuğundan çok etkilendiğimi söylemeliyim. insanların ne denli sapıtabileceğini ve ne denli fedakarlıklar yapabileceğini anlatan müthiş bir bilim-kurgu & dram filmi. İnsanları korkutursan, her şeyi yaptırabilirsin. iyi seyirler...
Öldüren Sis(The Mist) hakkında öncelikle diyebileceklerim şu ki korku filmi izlemek için ekran başına oturmuş iseniz, pekala korku filminden çok bir felsefi film seyredeceğinizi ve de filmin başından sonuna kadar kafanızın içinde dönecek iki farklı fikir grubu ve de bir türlü iyi ve kötü olarak adlandıramadığımız, eğer bir taraf seçiyorsak bunun sürekli değişebileceğini de dile getirmek lazım. Açıkçası bu yönüyle bile sinemada çok özgün bir yapım diyebileceğimiz bir özelliğe sahip olan The Mist bununla da kalmıyor, izleyiciye belli fikirler sunarak bunlar ile hem filmin tümünde hem de devamında düşündürmeye ve de filmin sonrasında bile filmdeki kavramları izleyiciye araştırma yaptırabilecek kadar merak ettirmeyi bile başarıyor denebilir. Sürprizli bir sonu olduğunu da dile getirmekte fayda var, ne düşünürsünüz bilemiyorum. Fakat korku sineması adına hem sıradan korku filmlerinin içinde fazlasıyla özgün olmayı başarıp, bunu da felsefe ve bilim-kurgu ile muhteşem şekilde harmanlıyor. Filmdeki etkileyici performansları ise Thomas Jane (özellikle sonunda) ve de Marcia Gay Harden'a ait olduğunu dile getirmekte yarar var. Frank Darabont'un The Shawshank Redemption filmi hayatımda izlediğim en iyi 3 film içindedir Inception ve Interstellar ile birlikte ve de büyük hayranlık duymaktayım. The Mist'te pekala çok etkileyici bir film ancak hayranlık duyulacak bir film değil. Başyapıt olarak görmemekte olsam da muhteşem olduğunu söyleyebiliriz. Özgün bir iş arayanlar için The Mist tam yerinde bir karar olacaktır film seçimi adına. Umarız Frank Darabont'u tekrardan özgün bir senaryoyla sinemada görebiliriz (Yönetmen olarak).
film gerçekten kendini izlettiriyor özellikle kurgusu vs. çok güzel sonu ise adam öle bitirmek istemiş öle bitirmiş saygı duymak lazım verdiği mesajda ender rastlanıcak cinsten;'insanları korkuttuğunuz sürece istediğiniz ger şeyi yaptırabilirsiniz' 10/8
Bu film ile bir kez daha hayran kaldım Stephen Kıng e..Kurgu , yaratıcılık , senaryo , ve verdiği heyecan dört dörtlük. Oyunculuk harika. Filmdeki dindar kadın ara sıra sıkıcı gelsede ayrı bir hava katmış filme , ve daha çok heyecan vermiş.Bu filmi izleyip,helede kitabını okuyup izleyip de hayran kalıp , etkilenmemek elde degil gerçekten. Böyle bir felakette insanların sergileyeceği doğal davranışları çok güzel anlatıyor . Hiç beklenmedik bir sonla bitti..Şaşırtıcıydı..Film harika mutlaka izlenmeli...
Filme kötü demek gerçekten haksızlık olur. Genel itibariyle güzel bir filmdi. Gerçekten geriliyorsunuz ve son derece meraklandırıyor sizi. Adeta insanın gerçek kişiliğinin, sahip olduğu gerçek benliğinin kaos ve çaresizlik ortamında çıkacağını teğit eden bir film.Ancak filmin sonuna bakacak olursak iki ihtimal var:1)Ya film 'Bir insan her ne kadar akıllı ve soğuk kanlı da olsa, kaos ortamında belli bir süreden sonra, saplantılı bir şekilde, başına geleceğini düşündüğü sona bir an önce ulaşabilmek için aptalca hamleler yapabilir.' i savunuyor.2)Veya sırf izleyiciyi daha çok etklileyebilmek adına, mantıktan uzak bir senaryo hamlesiyle böyle bir son hazırlamışlar (veya Stephen King böyle bir son yazmış).Eğer ilk seçenekse güzel bir bakış açısı olabilir ancak abartılı, çünkü kimse o kadar kolay ölümü kabullenmek istemez (ve oğlunu öyle kolaylıkla öldüremez), son ana kadar beklemek ister. Ki 2 dakika kadar bekleseler kurtulacaklardı.Eğer ikinci seçenekse ucuz bir yol olmuş filmi etkili kılmak adına... Bununla ancak belli bir izleyici kısmını etkileyebilirler... Bununla ancak belli bir izleyici kısmını etkileyebilirler...İlla bu yolu kullanacaklarsa son kalan adamı da öldürselerdi senaryoda daha vurucu olabilirdi belki :) Ama dediğim gibi genel itibariyle güzel bir film. Güzel şeyler içeriyor. 10/7.2
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.