Hayallerin Peşinde
Ortalama puan
3,4
538 Puanlama

116 Kullanıcı yorumları

5
9 Eleştiri
4
33 Eleştiri
3
21 Eleştiri
2
37 Eleştiri
1
12 Eleştiri
0
4 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 895 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
6 Kasım 2025 tarihinde eklendi
Ağır bir film gibi gözükse de; sıkılmadan izledim. Geçtiği dönemi görsel olarak çok iyi aktarıyor. Dönemin dans sahneleri de öyle. Dans sahneleri zaafım, genel olarak çok dikkatle ve keyifle izliyorum. Depresyon ve bunalım havasını çok iyi işliyor. Elbette bunların yanında oyunculuklar çok başarılı. Sahte mutluluklar, zorunluluklar, hayal kırıklıkları, bunalım halleri çok iyi aktarılıyor. Sessizlik içerisinde çığlık barındıran sahneleri de vardı. Nitekim çığlığın ve seslerin yükseldiği kavga sahnesiyle bunu gördük. Genel olarak kavga sahneleri çok gerçekçiydi. Bu tarz filmlerde kendimden bir şeyler bulmak benim için üzücü olabiliyor. O depresif halleri, hayal kırıklıklarını, her iki karakterin de içerisinde boğulduğu ama yaşamaya çalıştığı hayatlarını çok yakından hissettim. İyi seyirler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.339 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
14 Ocak 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Richard Yates'in aynı isimli romanından (1961) uyarlayarak Justin Haythe'nin kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Academy Ödüllü usta sinemacı Sam Mendes'in oturmakta olduğu "Revolutionary Road"; romantizmin zamanla bir faciaya dönüştüğü bir evlilik draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz, 45 milyon dolarlık bütçesinin de yardımıyla...

1950'li yılların atmosferinin başarıyla canlandırıldığını görmemizin yanı sıra...

Oyuncu kadrosu sebebiyle de...

Adeta bir tür yıldızlar geçit törenine dönüşen bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Liman işçisi Frank Wheeler (Leonardo DiCaprio) ile oyunculuk dersleri almakta olan April (Kate Winslet)...

Bir partide tanışırlar...

***

Ki...

Aralarındaki konuşma esnasında da...

Pazartesi gününe aynı Frank...

Bir kafeterya da gece kasiyerliğine başlayacağını da söyler...

Liman işçiliğini küçümseyerek kendisine yakıştırmayan April'a...

***

Çok geçmez...

Diğer amatör oyuncularla beraber...

Lise salonlarında sahneye...

Son derece başarısız bir oyuncu olarak çıkan April ile Frank evlenirler...

***

Ardından da Frank...

Knox Business Machines'de masabaşı bir satıcılık işi bulur bulmaz da...

Emlakçı Helen Givings'in (Kathy Bates) aracılık ettiği...

Connecticut banliyösü 115 Revolutionary Road'taki beyaz bir eve taşınırlarken...

***

İki çocuk babası Frank iş yerinde...

İçirip sarhoş ettikten sonra...

Götürüp bir otel odasına atacağı...

Maureen Grube (Zoe Kazan) adındaki genç bir sekreter kız ile gönül eğlendirme faslına da başlar...

***

Bu arada...

Wheeler'lar ile yakın dostluk ilişkisi kurmuş vaziyetteki Helen...

April'a yaptığı son ziyaretinde kendisinden...

Pleasant Brook psikiyatri hastanesinde tedavi görmekte olan ve bir günlüğüne evci çıkmasına izin verilen oğlu John Givings Jr. (Michael Shannon) ile...

Kendisini evlerine davet edip tanışmalarını isterken...

***

April'ın ısrarı neticesinde...

Ani bir kararla Wheeler ailesi...

Amerika'yı bırakıp...

Hayatın daha güzel yaşandığını düşündükleri Paris'e yerleşmeyi tercih eder...

***

Ve buna uygun plan ve hazırlıklarını da yapar...

Hatta bunu...

Tüm yakın dostlarına da duyurur...

***

Fakat...

"Spoiler" vermek suretiyle...

Fırsat bulup da bugüne kadar bu filmi izleyememiş olanların ağızlarının tadını kaçırmaktan hoşlanmayacağımız için biz de...

Anlatımımızı burada noktalarız...

Dakika 39

***

İşlerin ciddi anlamda karışacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Kleopatra
Kleopatra

59 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
1 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Her leonardo di caprio filmi gibi ben bunuda beğendim. Bu adamın kötü filmi yok abi. Aktör olmak için yaratilmis. Sanırım izlemediğim filmi kalmadı brad pitt le oynadığı film dışında.
Bu arada soylemeden edemiycem. Yıl 2020 leo hala cok genç ve cool ama kate winslet acayip yaşlanmış.
Josephy
Josephy

Takipçi 71 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
1 Mart 2011 tarihinde eklendi
Film güzel ama bazı yerleri çok yavaş işliyor ve sıkıyor. Oyunculuklara lafım yok ama sanırım leonardonun iyi film dememe rağmen izlediğim en kötü filmi buydu. Dram ve ağır işlenen filmlerin sıradan olmasını sevmiyorum, ya en iyisi olcak ya da ona en yakını 6/10
0qulcn
0qulcn

Takipçi 44 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
30 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
Filmi sevdim mesajını gayet güzel bir şekilde veriyor . ama bunun yanında film çok yavaş ilerliyor ağır çekimler falan insanı sıkabiliyor. Kate Winslet oyunculuğunu çok sevdim april karakterini mükemmel bir şekilde yansıtmıştı filme artısı gerçekten çok . herşeye rağmen izlenilebilir ve ders çıkarılabilecek bir film.. 10/6
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Ocak 2010 tarihinde eklendi
oyunculuk çıtanın üzerinde ama senaryo çok yavan ve sığ o üzden ben 6 verdim...kae ve dicaprionun bir kez daha karşılıklı oynadıkları bir film ama güzel değil bence...
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.251 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
26 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Anlamıyorum bazı insanlar bu filme nasıl boş diyebiliyor? hayatın gerçeklerine ayna tutan bu filmi bizim gözümüzde bakmayan anlayamaz. evliliği ve kendinizi tanıyınca bu filmi izlerken neler verdiğini anlayacaksınız. leo oyuncu olmamış, oyuncu doğmuş. oscarlık bir iş çıkarmış.
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
9 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
Winslet ve Caprionun harika oyunculukları dışında çarpık ilişkiler ve ağır bir dramadan daha fazlasını vaad etmeyen bir film.10/7
Shattered-Glass
Shattered-Glass

Takipçi 138 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
Geleceğe dair hayal kurmak, planlar yapmak insanların vazgeçilmez huylarından biridir. Hayal kurmanın insanı harekete geçiren en önemli his olduğunu ve aynı zamanda geleceğine umutla bakmasını sağlaması açısından insan hayatında son derece önemli bir yer teşkil ediyor. Yaşadıkça ve zaman geçtikçe hayallerimizin, hayatın korkunç ve acımasız gerçekleriyle yüzleştiğini görünce paniğe kapılıp bir çıkış yolu aramaya başlıyorsunuz. Kimileri bu durumu kabullenip normal ve sıradan bir hayatı seçsede, bazıları ise gidebildiği en son noktaya ulaşmaya çabalıyor, hayatıyla ilgili önemli riskler alabiliyor, tıpkı Revolutionary Road yolunda oturan Wheeler ailesi gibi...Evli ve iki çocuk sahibi bir ailenin bu zamana kadar herşeyin yolunda gittiğini sandıkları hayatlarında, aslında hiçbir şeyin istedikleri gibi yürümediğini, hayatın akışına kapılıp birdenbire hayatlarını sorgulamaya başladıklarında ise aslında ne kadar mutsuz ve çaresiz bir durumda olduklarını görüyoruz. Bu süre zarfında dostluk ve arkadaşlık kavramlarının sorgulanmaya başlandığını ve insanların birbirlerine ne kadar ikiyüzlü davrandıklarını görmek gerçekten çok üzücü bir durum. Ve yine bir annenin yıllarca kendini kandırdığı, istemediği bir hayatı yaşamaya çalışmanın yorgunluğuyla aslında anne rolü oynadığını, çocukları ve hayalleri arasında sıkışmış bir kadının umutsuzluğu ve çırpınışları son derece başarılı bir şekilde aktarılmış izleyiciye. Ayrıca eşlerin birbirine olan sadakatinin de ele alındığı ve evli çiftlere 'mutsuz bir birlikteliğin sonucu sadakatsizliktir' diyebilecek kadar cesur ve içten bir film. Oyunculuk performanslarının doruğa ulaştığı bir film kesinlikle, Kate Winslet olağanüstü performansıyla mutsuz bir ev kadını olan aprilın bunalımlı ve dengesiz hayatını, gerek bağırıp çağırarak kavga ettiği sahnelerde gerekse hiç bir şey söylemeyip büyük bir hırsla yaktığı sigarasında belli ediyor mutsuzluğunu. Leonardo Dicaprio ise frank rolünde zamanında eşiyle kuramadığı iletişimin pişmanlığını çocuklarıyla bir başına kaldığı zaman anlıyor. Aslında frank karakterininde april karakterinden pek bir farkı yok, çünkü herikiside zamanında geleceğe yönelik hayalleri olan ama bir şekilde zamana yenik düşüp pes etme noktasına gelmiş insanlar. April bu durumu kabullenmeyip gidebildiği en son noktada ölümle yüzleşiyor. Yardımcı rollerdeki Michael Shannon kısa rolüne rağmen canlandırdığı karakterin sıradışılığı neticesinde en büyük takdiri aldığı ilk oscar adaylığıyla fazlasıyla hak ediyor.Yılın en dikkate değer yapımlarından birisi olan film ele aldığı konuyu büyük bir ustalık ve soğukkanlılıkla anlatmayı amaçlıyor. Başarılı kurgusu, görüntüleri ve filmin dramatik havasıyla bütünleşmiş Thomas Newman imzalı özgün müzikleriyle duygu yüklü bir öyküye sahip film.Senaryosunun büyük bir kısmı gerçek hayattan kesitler taşıyan, hemen hemen herkesin yaşanmışlıkları üzerine kurulu, insanların geçmişine ve geleceğine ayna tutan başarılı bir hikayeye sahip bir film Revolutionary Road...
gulcanarslanlar
gulcanarslanlar

Takipçi 47 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
22 Haziran 2009 tarihinde eklendi
Güzel bir film olmuş. Evli olmayanlar izlerken sıkılabilir. İzlenip ders alınacak türden. Evli çiftlerin aynı hataya düşmemeleri için güzel bir örnek. 10/7
KaanLife
KaanLife

2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Nisan 2009 tarihinde eklendi
oyunculuk mükemmel fakat konu çok yavaş ilerliyor o yüzden leonardo ve kate fanları dışındakiler için sıkılabilinecek bir film .. Sırf leonardo ve kate için gidilir ..
cleopatra-y
cleopatra-y

6 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
29 Mart 2009 tarihinde eklendi
drop123123 nin de dediği gibi film dikkatlice izlenilmesi gerekiyo.. Parçaları birbiriyle bağladıktan sonra filmin ne kadar anlamlı olduğunu anlıyosunuz..
ruzgar-0007
ruzgar-0007

18 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
19 Mart 2009 tarihinde eklendi
konusu günümüz insanının kesinlikle yaşamaktan kurtulamadığı br kısır döngü. Hayaller öldüğünde Bir evliliğin nasıl mahvolduğunu görebilirsiniz filmde, oldukça ağır bi temposu olmasına rağmen sıkıcı değil.ama iç karartıcı.
selmayurdasavas
selmayurdasavas

Takipçi 127 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
14 Mart 2009 tarihinde eklendi
Senaryo çok ilginç değil fakat cok doğalve gercekçi, herkesn yaşadığı ya da yaşayabileceği türden. filmi güzel yapn da bu. Ayrıca oyuncular da cok basarılı kate winslet odulu haketmıs gercekten. Fakat izlemeyenler cok fazla sey kacırmıs olmaz
arlene
arlene

27 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
7 Mart 2009 tarihinde eklendi
Buradaki yorumlara katılmıyorum, film kesinlikle sıkıcı ve tekdüze değil. Konusu biraz iç karartıcı olsa da bütün ilişkilerin neden zaman geçtikçe hep aynı noktada takılıp kaldığını sorgulaması açısından güzel. Bir ilişkide karşılıklı konuşulmayan, belki de itiraf edilemeyen konuların yarattığı gerginlikler, ve hala birbirini sevmelerine rağmen sorunları bir türlü atlatamayan bir Amerikan ailesini anlatıyor bu film. Gündelik hayatlarını yaşarken farkında olmadan nasıl bu duruma geldikleri ise filmdeki deli karakterin sözlerinde gizli aslında:) Kısacası uzun ilişkileri ve ev-işyeri arasında gidip gelen hayatları sorgulamak isteyen herkesin keyif alacağı bir film.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler