Yemin ederim ki bu filme 0,5 bile vermeyecektim, o kadar kötü. Bakın size gerçekten samimi söylüyorum: Hayatınızda izleyip izleyebileceğiniz en kötü filmlerden biri, hatta belki de birincisi. Uyumadan önce açtım, “kafam dağılsın” diye; ama ne yazık ki 1,5 saatim tamamen boşa gitti. Yetmedi, bir de üstüne uykum kaçtı, sinirden yatakta dönüp durdum.
Film o kadar kötüydü ki anlatmakta bile zorlanıyorum. Konusu desen yok, anlatımı desen karmakarışık, sahneler birbirine bağlanmıyor. Ne izlediğimi anlamaya çalışırken bir bakmışım film bitmiş ama hiçbir şey anlamamışım. Karakterler neden var belli değil, olaylar neden oluyor açıklanmıyor. Sanki biri rastgele sahneleri bir araya getirmiş, sonra da “film oldu” demiş.
Hayatımda ilk defa üşenmeden bir filme yorum yazıyorum. Normalde asla böyle şeyler yapmam. Hatta üyeliğimi bile yeni açtım; düşünün artık ne kadar sinirlendiysem, sırf bunu yazmak için açtım. Bu yorumu yazma sebebim bile filmi anlatmaktan daha anlamlı şu an.
O kadar kötüydü ki izlerken anksiyetem tutmaya başladı. “Birazdan toparlar mı?”, “Şimdi bir şey olacak mı?” diye diye kendimi strese soktum. Olmadı. Hiçbir şey olmadı. Film ilerledikçe düzeleceğine daha da dağıldı. Zaman geçtikçe sinirim arttı, beklentim sıfırın altına indi.
Gerçekten kendinize bir iyilik yapın ve kesinlikle izlemeyin. “Belki bana hitap eder” diye düşünmeyin, etmiyor. “Arka planda açık kalsın” bile denemez, çünkü sinir bozuyor. Kötü filmler vardır, “en azından komik derecede kötüdür”; bu onlardan bile değil. Sadece kötü.
Bu kadar zaman kaybı yaşatan, hiçbir şey vermeyen, üstüne bir de insanın sinirini bozan nadir yapımlardan biri. Hayatımda izlediğim onca film arasında en pişman olduklarım listesine rahatlıkla girer. Bir daha karşıma çıksa fragmanını bile açmam.
Özetle:
Vaktinize, uykunuza ve sinir sisteminize yazık etmeyin.