Aaron Sorkin'in en iyi senaryo dalında tek oscar'ını aldığı bu yapım bir nevi otobiyografi niteliğinde. Harvard mezunu Ben Mezrich'in yine Harvard'lı "facebook" mucidi Mark Zuckerberg'in nasıl ve ne şekilde zengin olduğunu konu alan ve çok satanlar listesinde 1 numara olan kitabı "Kazara Milyarder:Facebook'un bulunuşu" adlı kitabını Sorkinizm tarzıyla yani çok hızlı konuşmaların yer aldığı senaryosu ve Jesse Eisenberg'in cool oyunculuğu ile birlikte izlenilesi bir film olduğu aşikar. Kampüste her daim terlik, şort ve sweat-shirt üçlemesi ile gezen şapşal birinin bu konuma keskin zekası, fırsatçılığı ve Napster'in kurucusu ünlü hacker Sean Parker ile tanışmasının onun için bir şans olduğunu görüyoruz. Winklevoss kardeşlerin fikrinden yola çıkarak kendi programını geliştirmesi ve Eduardo Saverin adındaki Brezilya'lı zengin sınıf arkadaşının maddi olanakları ile yırtması facebook gibi günümüzde 100 milyar $ gibi bir marka değerine sebebiyet veriyor. Jesse Eisenberg'in Mark Zuckerberg'e sima ve fizik olarak benzemesi oyunculuğu ile birleşince harika olmuş. Yalnız o kadar hızlı konuşuluyor ki altyazılı olarak izlerken 2 saatlik film; altyazıları idrak edebilmek için devamlı durdurulunca film 3 saati bulabiliyor. 1.5 milyar insanın abonesi olduğu Facebook sayesinde Mark Zuckerberg 41 milyar $ gibi bir servetle dünyanın en zengin 15. insanı olmuş durumda. Programcı sınıf arkadaşı Dustin Moskovitz 10 milyar $ ve yollarını ayırdığı E. Saverin 6 milyar $ ile dünya zenginleri arasında yerlerini almış durumdalar. Dikkat çeken bir detay; facebook kurucularının çoğunluğu yahudi. Mark Zuckerberg'i oynayan Jesse Eisenberg ve senarist Aaron Sorkin'de yahudi. Her ne kadar kendilerini secular yahudi yani dinlerine bağlılıklarının pek olmadığını dile getirselerde sonuçta birlik içinde çalışan bir topluluklar. Facebook kültürünün nasıl bu hale geldiğini merak edenler için izlenmelik.
Kötü film olmasa da genel olarak seyircinin ''seveceği'' bir film değil ''The Social Network''.Her ne kadar İnternet'in en büyük icatlarından olsa da konu çok ilgi çekici durmuyor en başta.Buna senaryodaki çok fazla ve seri diyalogları da ekleyince özellikle filmi altyazılı izleyenler bittikten sonra sıkı bir maratondan çıkmış gibi hissedebilirler kendilerini.Bu özelliği filme konsantre olamamaya,filmin içine girememeye neden olmuş,oldukça yabancılaşıyoruz filme bu yüzden.Oyunculuklar üst düzeyde tabii,sonuçta bu bir David Fincher filmi ama bu seferki için ''tam olmamış'' desek derdimizi ifade etmiş oluruz sanırım.
Sosyal Ağ film olarak akıcı ve güzel bir film ,gerci sinematik olarak anlatımı begenmesemde kendisini izleyiciiye bağlayabilen bir yapım olmuş.. ben filmden ziyade konu hakkında daha doğrusu filmde olup bitenlerden gercek hayata bir ayna tutmak istiyorum ..
filmi izledikten sonra resmen ürperdim .her zman basma kalıp yahudiler hakkında komplo teorileri üretilir . bu filmi seyrettikten sonra bu teorilerin perçinlendiğini söylemek istiyorum.. harvard dunyayı yonetenlerin mezun oldugu bir okul ve burada da yahudi öğrenci kulüpleri mevcut.facebook un kurucusu mark abi ve bütün kurucu üyeler yahudi.. hatta soverin denilen herifin yani face kurulurken uzaklaştırılan soverin de bir yahudi.. babası brezilya da petrol tüccarı.. facebook un da renkleri de bir hayli ilginc .. mark abii filmi seyrettikten sonra yaptığı yorum da film gayet başarılı ama facebook un kurulma amacı basit bir kızdan ayrılma meselesine indrgenmiş olması beni şaşırttı demesi insanın aklına şunu getiriyo peki facebook hangi amaçla kuruldu???
Filmi izlemeden önce bazı sitelerde yorumları okuyunca filmle ilgili beklentilerim yüksek değildi. Fakat ortaya çıkan filmin kesinlikle bu kadar zayıf olacağını düşünmemiştim.Fincherın en zayıf filmi olan bu filmde 'Dövüş Kulübü' taklidi müzikleri ve Justin Timberlakeın oyunculuğu haricinde hiç bir şey bulamadım.Ruhsuz ve tatsız bir film. İyi seyirler yine de herkese.
oldukca siradan, alabildigine sig, hicbir sekilde 2010 nun ve david fincher sinemasinin en iyilerinden degil hatta en basarisiz orneklerinden kanimca, ama oscar alirmi alir cunku eger bu filme vereceklerse verirler cunku kriter yok!!
insanların bu filmi neden bu kadar büyüttüklerini anlamıyorum. film boyunca mark denen adamın ne kadar pislik olduğu ve hep yağ gibi üste çıkmasını izleyip durdum. bir ara elimde olsa boğasım geldi. en iyisi facebook hesabımı kapattım gitti. böyle bir arkadaşı olmam ben.
Doğruyu söylemek gerekirse filmi pek beğendiğimi söyleyemeceğim.Nedeni açık!Konu itibari ile güzel olmuş olsa da işleniş itibariyle haz duyulacak gibi değil.Yani klasik başarı öyküsü örgüsünde anlatılmış film.Ki şunu da unutmamak gerekir.Facebookun mucidi olan "Mark Zuckerberg" filmin gerçeği yansıtmadığını söyleyip ateş püskürmüştü.Bilginize
Filmin çok artılarını yada farklılıklarını göremesemde de beğendim.Tabii yönetmen Fincher olunca beklentiler yüksek oluyor ,fakat senaryo bu beklentiler karşılayabilecek düzeyde değil.
Ben bu filmi belgesel gözüyle seyrettim.Kurucusu çıkıpta anlatsa, arkasındada bir kaç canlandırma yapılsa gene aynı şekilde seyredecektim.Ortada filmlik pek bir şey yok,bir anlatım var zaten.Kısır mekanlarda görsellik olmayan diyoloğu olan bir anlatım sadece.Bu yüzden bu filme, film gözüyle 8.5 veremem.Film olarak yanlızca 6 veririm şahsi olarak.Yoksa diğer 8.5 filmlere hakaret olur kanımca.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.