En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
1 ziyaretçi
5,0
13 Temmuz 2022 tarihinde eklendi
Bir filmde gördüğüm en iyi oyunculuklardan biri gerçekten inanılmaz. DiCaprio'nun Zincirsiz deki rolünden sonra daha ne kadar ileriye gidebilir oyunculuk anlamında demiştim ama bu sefer uçmuş gitmiş. Oscarı köküne kadar hak ediyor. Filme gelirsek sıradan bir intikamı hikayesi ama teknik ve kurgusal anlamda çok iyi anlatılan bir hikaye var karşımızda. Özellikle meşhur ayı sahnesi ve tek çekim şeklinde çekilen birçok sahne gerçekten çok güzel. Ana karakterimizin hayatta kalmak için verdiği mücadele çok etkileyici. Kısacası filmi izlerken ara sıra sıkılsak da bence bu film İnarritu'nun en iyi filmi olmuş. Kesinlikle ama kesinlikle herkes izlemeli. Başyapıt. Nokta
Son 10 yılın en önemli ve en iyi filmi olduğunu düşünüyorum. Hesabımı yeni açtığından film ilk çıktığında sinemada izlediğimde büyülenmistim şimdi tekrar netflixden izledim ve yine aynı heyecan ve tadı aldım. Filmin temposunun hızlı başlayıp yavaş ilerlemesi beni gram rahatsız etmedi. Filmin içindeki sahneler o kadar gerçekçi çekilmişki hatta biraz fazla gerçekçi öyleki bazı sahneler de özellikle atı kesip içine yattığı ve yarasını barutla düzeltmeye çalıştığı sahnede gözümü bile kaçırdım film 2 saat 36 dakika olsada soluksuz izledim filmin çekim sürecini de öğrenince filme olan saygım arttı filmin en iyi sahnesiyse ayıyla savaştığı sahnedir net. O nasıl gerçekçi sahneydi ya cidden harikaydı. Filmin sonu ise her böyle filmde olduğu gibi herkesin farklı anlamlar çıkaracağı bir şekilde bitirilmiş. Valla mükemmel bir film daha da ne diyim o yıl nasıl bu film değilde spotlight oscar aldı diye üzülüyorum yani her neyse oyunculukların işlenişin efsane olduğu filme olan puanım 10/10 kesin izleyin tavsiye ediyorum...
Uzun bir film ama izlerken bu zamanın çokta farkına varmıyorsunuz. Aksiyon sahnesi ile başlayan film uzunca bir süre sizi hipnotize edercesine sakin ve durağan ilerliyor. Ancak bu durumda dahi gözleriniz ve ruhunuz oyunculuğun nirvanasini yaşıyor. Filmin kahramanının yaşadığı durumu abartılı bulanlar olabilir ama unutmayın ki intikam duygusu taşıyanın yaşama tutunma azmi normal bir insaninkinden çok daha fazla olabilir. Final zaten enfes. Ben çok keyif alarak izledim. İzlerken acıyı ve soğuğu hissedeceksiniz..
Film muazzam derecede güzel !. Yönetmeninden tut Senaristine ondan tut Oyunculara her şey düşünülmüş. Leonardo Ve Tom oyunculuğunu göstermiş. Birçok ödüle layık bir film kanaatimce. Ölmeden önce İzlenmesi gereken bir film. İyi seyirler dilerim.
HARİKA BİR DİZİ EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKÜRLER KONUŞMALARDA SES GÜZEL ARAYA MÜZİK GİRİNCE YÜKSEK SESTEN DOLAYI RAHATSIZ EDİÇİ MÜZİKLE KONUŞMA AYNI SEVİYEDE OLURSA RAHATSIZ EDİCİ OLMAZ İLĞİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM BAŞARILARINIZIN DEVAMINI YÜCE ALLAH TAN DİLERİM
harika bir film bu dünyadan göçüp gitmeden izlenecek filmler arasına girer yani :D :D çekimler muazzam ,oyunculuk muazzam ama belki konu biraz daha kapsamlı olabilir
Fim gerçekten çok güzel efektleri süper başarıyı haketmiş. Türk sinemasında kurguda ve yapımda çalışan arkadaşlar biraz izleyip fikir edinebilirler. Bence bu film oscar alır.
İzledikten sonra bir süre etkisi altında kalacağınız bir film. Çok iyi bir teknikle çekilmiş ve alışılmışın dışında bir film. Farklı bir film. Ve Leonardo DiCaprio her zamanki gibi çok başarılı çok etkileyiciydi. Ben beğendim.
Öncelikle bir parantez açarak film ekibinden bahsetmek gerekiyor. Filmin arka planında tamamen ödüle doymuş bir ekip var. Bilhassa çok övgüyle bahsedecek olduğum görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki hem Birdman de hem de Gravity'de muhteşem işler başararak bu alana yepyeni bir soluk getirerek iki oscarı cebine koymuş sonuna kadar da hak etmiştir. Tabi bu muhteşem adamın başarıları sadece bununla sınırlı değil, Children of Men ve Tree of Life filmleri dahil 5 oscar adaylığı daha bulunmakta. Eğer üst üste üçüncü kez ödül alırsa bayağı büyük bir başarıya imza atacak ki almaması içten bile değil. Geçtiğimiz sene Birdman ile çıtayı yükselten ve tekniğini orijinal bir şekilde kullanarak yola koyulan Iñárritu'nun başarısından sonra yine Oscar'a göz kırptığı bir filmle karşı karşıyayız. Film özetle intikam duygusu içinde hareket eden bir adamın ayı saldırısından kurtulma ve amacına ulaşma öyküsünü konu ediniyor. Bu anlamda en başta itiraf etmek gerekiyor ki filmde çok aman aman bir senaryo falan yok. Çok kısıtlı ve basit bir konu üzerinden yola çıkılıyor. Senaryo gerçek bir öyküye dayandırılmış. Ancak gerçekte yaşamış H. Glass karakteri ile uzaktan yakından alakası yok. Bilinçli bir şekilde intikam filmine çevirmişler. Oysa ki çok şahane bir Cast Away tadı da yakalanabilirdi. Yani işin içine bambaşka karakterler koyarak gerçek hikayeden esinlendik palavrası zaten senaryo dalındaki olası adaylıklarını falan da engellemiş. Senaryoya sonra gireceğim ayrıntılı olarak. Yönetmen bazında hareket edecek olursak büyük yönetmen Iñárritu'nun çatışma sahnelerinden tutun ayı sahnesine kadar çok güçlü ve yine çok şahane seçimlerle gerçekçilik algısını yansıtmayı başarmış. Sahne tasarımlarını çok beğendim, dönemsel vurgular çok isabetli, sömürgecilik eleştirileri ve kızılderili katliamına dönük vurgular sönük kalsa da son derece yerindeydi. Zaten yönetmen esasında hikayedeki bir sahnenin canlandırılması için kabiliyetini konuşturmak için var. Yani bu yönetmen dışında bir başka yönetmeni koysaydınız o çatışma sahnelerinde o tadı o yeni soluğu yakalayabilir miydiniz? Hiç zannetmiyorum. Hikayeyi kendi etrafında çok farklı bir şekilde evirerek eşi benzeri olmayan kamera açılarıyla bilhassa geniş açıları kullanarak filmin gidişatını ve kontrolünü kendi eline alıyor. Yarı belgesel tadını da böyle yakalamış aslında. Filmin giriş sahnesi ve ayı sahnesi için bile Iñárritu'nun Oscar adaylığı garantiydi benim için. Filmdeki dövüş sahnelerine bakıldığında sahneler tasarlanırken doğaçlamalar çok önde tutulmuş bu da alışık olduğumuz klişe dövüş sahnelerinden açık ara uzak "bende herhalde böyle dövüşürdüm" demenizi gerektirecek özgünlükte olmuş, yine dahi bir yönetmen sayesinde mümkün olan şeyler bunlar. Yani klişe hollywood filmlerindeki iyi kötü adam çekişmesi tamamen devre dışı bırakılmış. Dicaprio'nun performansı için fazla şey söylemek gereksiz zira hakikaten çok şahane bir oyunculuk ortaya koymuş, ödül almak için yırtınmış desek yeridir. Fakat söz konusu oynadığı karakterin geçmişi son derece bayat olduğu gibi zeka parıltısı hiçbir tarafı da yok. Son derece gelişigüzel kurgulanmış yine senaryo eksikliğinden kaynaklı olduğunu düşündüğüm karakter klişelerine burada da girilmiş. Son derece klişe karakterler var filmde. He burada oscarı vereceklerse de fiziksel çabaları sayesinde Dicaprio'yu ödüllendireceklerdir diye düşünüyorum. Zira bu seneki adaylara baktığımda ondan daha iyi oynamış diyebileceğim kimse yok, başka bir sene olsa tekrar diyorum bu karakter ile alması mümkün değildi. Daha radikal ve özgün tiplemeler, karakter oyunculuklarını akademi seviyor. Dicaprio'nun diğer oyunculuklarının da aşağı yukarı hep klişeler üzerine kurgulanmış olması bunda etmen. Bu arada Tom Hardy'de muhteşem bir iş çıkarmış. Bu klişe kötü adam tiplemesini kendinden bir şeyler katarak canlandırabilecek az oyuncudan birisidir ödül alması kuvvetli ihtimal. Filmin esas bombası zaten her Iñárritu filminde olduğu gibi filmin kurgusudur. Belki de bu kurgu filmin hak ettiği ikinci ödül olacak. Zira bir saniye dahi gereksiz bir sahne olmadığı gibi tempo ve heyecan da bir saniye olsun aksamıyor. Burada ikinci önemli rakibi kesinlikle Mad Max olacaktır. O filmin de sahne geçişleri muazzamdı. Görüntü yönetimi için söylenebilecek çok şey var ama uzatmak istemem. Bayıldığım bir görüntü yönetmenidir Lubezki. Burada yine kendini aşmış. Açılar, tercihler, doğal ışıklar, gölgeler, derinlikler, zoom esnasında kamera hareketleriyle yaratılan planlar... Muhteşemdi gerçekten. Gerçek bir sinema şöleni yaşattı bize. Yarı belgesel tadını da fazlasıyla veriyor. Renk yönetimi de aynı ustalıktaydı. Burada senaryoya tekrar dalmak gerekirse şunu söylemek gerekir ki senaryoluk bir şey yok. Sadece bir fikirden yola çıkılarak yönetmen odaklı bir iş yapmak istemiş Iñárritu. Zira filmin hiçbir tarafında özgün bir şey yok. Baştan son son derece basit ve klişe bir hikaye üzerinden anlatılmak istenen üç-beş mesajdan ibaret görülüyor. Göze soktukları karakterler klişe olduğu gibi son derece rezalet diyaloglar da cabası. Hikayeyi akıcı kılacak bir parlaklık olmadığı gibi Dicaprio'nun oynadığı karakterin içerisine tam olarak dalamıyoruz çünkü karakter ile özdeşlik kurabilmen için gerekli şeyler yok senaryoda. Başı sıkışan her senarist gibi bunlar da tanrı/kader/isa/mesih gibi terimlerin arkasından hareket ederek finali de oraya bağlamak gibi bir acizlikle senaryodaki basiretsizliğini kanıtlamışlar. İyi ki adaylık falan vermemişler senaryoda bunlara...Sonuç olarak en iyi film ödülünü alacak olursa diğer en iyi film adaylarının çok iyi olmamasından ötürü alacaktır hatta kesin gözüyle bakan çok otorite var onun haricinde en iyi yönetmen ve en iyi görüntü yönetmeni ödüllerini de alması benim esas isteğimdir. Ama tekrar diyorum senaryosundan ötürü çok iyi bir film değil, fakat dahiyane bir yönetmenlik örneği izledik. Doğa ve insan ilişkisi ancak bu kadar iyi resmedilebilirdi. Bu benim için fazlasıyla keyifliydi. iyi seyirler...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.