Modern Zamanlar
Ortalama puan
4,5
233 Puanlama

29 Kullanıcı yorumları

5
16 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
ORHAN  SANDIKCI
ORHAN SANDIKCI

447 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Charles Chaplin'in ilk kez izlediğim uzun metrajlı filmiydi. komedi türünde ailece izlenebilecek harika bir dönem filmi. Tavsiye ederim
Esra
Esra

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
2 Haziran 2025 tarihinde eklendi
evet bu film tam anlamıyla bir şaheser, izlemeye geç kaldığım bir başyapıt. makineleşmenin insan doğasına aykırı yapısını, insanı esir almasını ve sonrasında ise adeta delirtmesini -ki filmde gerçek manada- muhteşem şekilde yansıtıyor.

henüz 1931'de bir gazete röportajında "işsizlik hayati bir mesele...makineler insanlara faydalı olsun diye var, onları trajediye sürükleyip işlerinden etmek için değil" diyen chaplin, bu deyişinden 5 sene sonra bu filmi, makinelerin insana değil; insanın makinelere uyum sağladığı bir döneme ayna tutmak için çekmişti. bu dönem makinelerin insana hükmettiği dönemdi; makinelerin tiranlığıydı.

****

film, bir koyun sürüsünün gösterildiği sahne ile açılış yapıyor ve bu sahnenin hemen ardından kamera, itiş kakış halinde hareket eden bir insan topluluğuna yöneltiliyor. koyunlar ile insanları böyle bir sahne ile entegre eden bu filmde daha açılış sahnesiyle muazzam bir sistem eleştirisi izleyeceğimizi anlıyoruz.

filmde, şarlo'yu herhangi bir fabrikada sadece cıvata sıkmakla görevlendiren chaplin; şarlo'nun bu sıkıcı ve tekdüze işinden delirme noktasına gelmesini mizahı ile öylesine güzel özdeşleştirmiş ki seyir sırasında şarlo'ya acırken bir yandan da gülmekten kendimi alamadım.

filmde dikkate değer bir nokta ise fabrikada 7/24 işçileri izleyen patrondur. öyle ki şarlo, sigara molası vermek biraz da olsa yorgunluğunu atmak adına tuvalete gider gibi yaptığında, tuvalette dahi bulunan ekrandan görünen patron, big brother'a gönderme niteliği taşır. aslında gönderme yanlış bir kullanım dahi olabilir çünkü george orwell'ın 1984 romanı bu filmden tam 13 sene sonra edebi metinler arasında yerini bulacaktır. sadece bu yanıyla bile film, müthiş bir öngörü barındırmaktadır.

yine filmde dikkate değer diğer bir nokta ise işçilerin yemek saatlerini bir zil aracılığıyla belirlenmesidir. zil çaldığında işçiler paydos eder ve yemek molası verir. bu zil sesine işçiler, dolayısıyla da şarlo öylesine şartlanmıştır ki; ilerleyen sahnelerde çırak olarak işe alındığı işinde, yardımcılığını yaptığı ustanın makinelere sıkışması(bu da metaforik bir anlam taşır) sonucunda onu makinelerin arasından kurtarmaya çalışmasına engel, çalan zil olacaktır. şarlo çalan zil ile durur ve ustasını orada bırakıp hemen yemek yemeye koyulur. ve yine makineye sıkışmış ustasına da orada, makinelerin arasında, sıkışmış halde yemek yedirir.

bu zil şarlo'yu, pavlov'un köpeği misali öylesine şartlandırmıştır ki düşünme/muhakeme yeteneğini dahi elinden almıştır. bu sahne ile şarlo'nun -yani işçilerin- sistemin kölesi haline gelişi öylesine güzel anlatılmış ki, bir yandan güldürürken diğer yandan düşündürüyor.

****

charlie chaplin'in tüm bunları anlatırken sessizliği tercih etmesi ise eminim bir gönderme niteliği taşımaktadır. hiç konuşmadan, insanda, böylesine duygular uyandırmak ve bu duyguları uyandırırken de bir yandan da güldürmek sadece usta bir sinemacının başarabileceği bir iş olsa gerek. insan hayran kalmaktan kendini alamıyor.
Funda Gür
Funda Gür

47 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Haziran 2023 tarihinde eklendi
Modern sistemin sosyolojik boyutunu sinemayla bize sunan harika bir film. Müzikleri çok güzel. Mekanlar sürekli değişiyor ve akış oldukça hızlı. Film boyunca bir insanın başına gelen olaylardan biri bile günümüzde yaşansa katlanmak zor olurdu, filmde hepsi olağanmış gibi geliyor, gülüp geçiyoruz. Charlie Chaplin zamanının çok ötesinde bir sanatçı, keşke günümüzde de bu ve diğer filmleri daha çok tanıtılsa!
Sefa Gündüz
Sefa Gündüz

22 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
22 Kasım 2021 tarihinde eklendi
O zamanların kültürünü yansıtan efsanevi film. Özellikle toplumu ele alışı ve Şarlo'nun komik sakarlıkları filmi efsaneleştiriyor. Şarlo'nun yapmış olduğu bu başyapıtlar gerçekten bir çok sosyal bilim için makale konusu oluyor ve etkisi bugüne kadar sürüyor. Bu filmi ilk defa sosyoloji hocam sayesinde izlemiştim. Gerçekten müthiş bir film izlemeyen büyük şey kaçırır.
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Nisan 2017 tarihinde eklendi
BU BAŞYAPITA BU KİLOMETRETAŞINA SİNEMA DÜNYASINDA VERİLEBİLECEK PUAN HENÜZ YOK ÖLMEDEN EVVEL İZLENECEK TEK FİLM

Samimi söylüyorum bu zamanda bile böyle filmler yapılmıyor!efektleri mükemmel filmler neredeyse hergün çıkıyor ama böyle özgün,mizah duygusu yüksek ve izlendiğinde anında pozitif olmanı sağlayacak filmler çıkmıyor ne yazık ki!işte buda kuşkusuz Charles Chaplin sayesinde,onun sadece filmlerinde değil normal hayatında da iyi bir insan ve duyarlı oyuncu olduğu düşünüyorum,hiç düşünmeden izleyin hatta canınız sıkkınken,arşivimde mevcut özellikle bazı yerlerine sık sık baktığım ve güldüğüm Charles Chaplin filmlerinden sadece biri..

Charlie Chaplin’in ne denli büyük bir usta olduğunu anlatmaya gerek yok. Sessiz sinemanın en ünlü ustası, sadece eğlenceli filmler çekmekle kalmadı; sinemaya toplumcu bakış açısını iyice aşıladı. Bakıldığında, 80 yılı ilk günkü etkisini yaşatarak devirmek her yiğidin harcı değil. Bunu başarabilecek bir isim varsa, o da Charlie Chaplin’dir. Modern Times – Modern Zamanlar, tam 80 yıl önce bugün ilk defa sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Büyük Buhran sırasında beyazperdede boy gösteren Modern Zamanlar, sert bir sistem eleştirisi olmasının yanı sıra, döneminin sosyal hayatına farklı pencerelerden bakmaya çalışan geniş bir çerçeveye de sahip.

Mesainin başladığını duyuran düdüğün çalınmasıyla açılan Modern Zamanlar, ilk sahnesiyle ne denli sert ifadelere sahip olduğunu belli ediyordu. Bir koyun sürüsünün ilerleyişini gördükten sonra, sürünün yerini metrodan çıkan mavi yakalılar alıyor. Fabrikadaki işlerine yetişmeye çalışan koca bir koyun sürüsü olarak resmedilen mavi yakalıların, nasıl birer sistem kölesi haline geldikleri ise Chaplin’in canlandırdığı işçinin özelinde anlatılıyor. George Orwell’ın 1984 romanının basılmasından 13 yıl önce izleyici karşısına çıkan Modern Zamanlar, Orwell’a ilham kaynağı olabilecek bir fabrika tasviri yapıyor. Her bir köşesi kameralarla didik didik izlenen ve işçilerin her hareketine müdahale edilen bu fabrikada çalışan işçiler, sistem içerisindeki önemlerinin henüz farkında değillerdir. Sistemi asıl ayakta tutan çarkların mavi yakalılar olduğunu ise Chaplin, filmin en ikonikleşmiş sahnesiyle anlatır. Bu sahne bir kaza gibi görünür ama aslında öğle yemeklerinde bile üretime ara verilmemesi için otomatik beslenme makinesi deneten şirket yöneticisinin hızlı üretim hırsı sebebiyle gerçekleşir. Caplin’in canlandırdığı İşçi, kaldıramayacağı aşırı iş yükünün altında ezilir ama yine de fabrikayı iyice delirmeden terk edemez.

İşçinin fabrikayı terketmesinden önce hala parçası olduğu sistemin bütün düzenini içeriden alt üst etmesi ve bunu durdurmaya kimsenin gücünün yetmemesi Büyük Buhran’ın küçük bir temsili olarak göze çarpıyor. Makro açıdan bakıldığında, sistemin açıklarını büyük bir hırsla kullanan yine sistemin kendisi olmuş ve sonucunda Amerika’nın gördüğü en büyük ekonomik kriz patlak vermiştir; ortada işleyen bir ekonomik sistem kalmamıştır. İşçi, sistemi çökertip fabrikadan dışarı çıktığında hala yaşadıklarının etkisindedir ve bu durum sokağı da bu eksende etkilemeye başlar. Filmin devamında işsizlik ve açlık sıkıntısına yer verir Chaplin. İşçinin, hak mücadelesi veren işçilerin önünde yürüyüşe başlaması ve devamında gelen polis müdahalesi, kanunla karşı karşıya gelmemizi sağlar. Hapse düşen İşçimiz, dışarıda maruz kaldığı sistemin tektipleştirme taktikleriyle yeniden karşılaşır. Hapishane bölümünün en çarpıcı kısmı ise, uyuşturucunun etkisindeyken kanun adamlarıyla empati kurması ve onlara yardımcı olmasıdır. Hapiste geçirdiği zaman boyunca dışarıda yaşayacağı hayattan daha rahat yaşayan İşçi’nin özgür kalmak istememesi de işsizlik ve açlık boyutunun ölçümü için rehber niteliği taşıyor.

Filmin devamında Chaplin penceresini daha sosyal bir çevreye taşıyor. Çaresizliğini, ailesinin mutluluğundan destek alarak aşmaya çalışan bir sokak kızına çeviriyor kamerasını. Babasının ölümünün ardından sosyal hizmetlerden kaçan bu kızın hikayesi Jean Valjean’in öyküsü ile oldukça benzerlik taşıyor. Tıpkı Victor Hugo’nun anlattığı gibi, çaldığı bir ekmek yüzünden polisler tarafından tutuklanmak üzere aranıyor. Sistem, filmin başında sermaye olarak karşımıza çıkmışken filmin devamında onun rolünü devlet ve kolluk kuvvetleri üstleniyor. İşçi ve onunla karşılaşıp beraber polisten kaçan Sokak Kızı, nihayetinde Amerikan Rüyası’nı düşlemeye başlıyor. Fakat, bu rüyayı gerçekleştirmek ise o kadar kolay olmuyor.

Bir alışveriş merkezinde gece bekçisi olarak iş bulan ve artık Sokak Kızı’yla birlikte yaşamaya başlayan İşçi’nin, alışveriş merkezinde vakit geçirdiği kısımlar, Chaplin’in tüketimi sembolize etme yöntemi olarak yorumlanabilir. Bu sahneler sayesinde, üretimden tüketim kısmına geçen Chaplin, borç tehlikesini sürekli kıyısında dolaşılan büyük bir uçuruma benzetir. Bu sahnelerde ekrandan hiç kaybolmayan “Tehlike” uyarısı ve alışveriş merkezinin ortasındaki boşluğun hiçbir korkulukla çevrilmemesi bu yorumu destekleyen ayrıntılar olarak gösterilebilir. Gece vakti alışveriş merkezine giren hırsızların “Biz hırsız değiliz, açız.” cümlesi de Amerikan Rüyası’nın gerçeklikten ne kadar uzak olduğunun bir göstergesidir. İşçi, işini düzgün yapmadığı için tekrar tutuklanır. Devlet, film içerisinde her saniyede düşman olarak belirmeye devam eder. İşçi, tekrar özgürlüğüne kavuştuğunda ise Sokak Kızı ev bulduğu müjdesini verir ona. Amerikan Rüyası’na bir adım yaklaşılmıştır. Artık bir düş olmaktan çıksa da hala çok uzaktadır bu rüya. Ancak gazetede çıkan bir haberde fabrikaların yeniden açıldığını öğrenmek, bir umut olur yeniden.

Charlie Chaplin sineması, zamansal olarak stabil değildir. Olaylar arasında geçen zaman fazlasıyla yapmacık durabilir ama, bu durum filmin mizahi jargonuyla paraleldir. Modern Zamanlar’da İşçi tekrar fabrikada işe girdiğinde, aynı gün işçiler greve giderler. Siyasi ve ekonomik atmosferin ne kadar değişken ve dengesiz olduğunun naif bir anlatımıdır bu.

Modern Zamanlar, eğlence sektörünün gelişmesini takiben odaklandığı sınıfı tekrar değiştirir. Üst tabaka insanların eğlence anlayışını ve kriz ortamında dahi bir şekilde var olan üst sınıf eğlence sektörünü bir dans sahnesiyle eleştirir Chaplin. Tamamen uydurma sözlerle şarkı söylerken, aslında olan biteni anlamayan izleyiciler tarafından alkış yağmuruna tutulur. Neyi alkışladığını bilmeyen ve umursamayan bu rahat insanların dünyasına bakış atar. Ayrıca, film boyunca üstünde durulan açlık ve işsizlik konularına da üst tabakanın açısından bakan Chaplin, ne kadar farklı sıkıntıların var olduğuna dikkat çeker.

Otoritenin, iktidarın haklı ya da haksız olarak peşine düştüğü hiçbir vakanın peşini bırakmadığını fazlasıyla vurgulayan Modern Zamanlar, çökmüş bir ekonomik düzenin çırpınışlarını net biçimde göz önüne seren bir klasik. Charlie Chaplin’in karakteristik performansına çok başarılı bir şekilde eşlik eden Paulette Goddarg’ın performansı da filmi besliyor. Chaplin’in sözünü sakınmayan tavrı, bir sinemacı olarak sahip olduğu tecrübeyle birleşince ortaya Modern Zamanlar gibi bir başyapıt çıkıyor.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Mart 2015 tarihinde eklendi
Hem güldüren hem düşündüren ve bunu 80 küsür yıl önce başaran Charlie chaplin'i bir kez daha saygıyla anıyorum
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Kasım 2014 tarihinde eklendi
insan emeğin makineleştirilmesine karşı yıllar önceden yazılmış bir manifesto gibi film 8/10
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
31 Aralık 2013 tarihinde eklendi
Efsane Charles Chaplin'in sesinin ilk kez duyulduğu,çarklar arasında döndüğü sahneyle ünlü modern dünyanın modern kölelerini anlatan sinema klasiği...
greendestiny
greendestiny

Takipçi 192 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Aralık 2011 tarihinde eklendi
tam bir kalsik başyapıt..kapitalizme taa en başından yapılan eleştri..harika bir film
dr-
dr-

Takipçi 272 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Eylül 2011 tarihinde eklendi
Charlie Chaplin mimiklerinle,yuruyusunle,muzur tavrinla bir harikasin.
electronica
electronica

Takipçi 228 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Modern Zamanlar ...
Endüstri ve bireysel teşebbüsün hikayesidir ...
İnsanlık mutluluğu bulma mücadelesi veriyor ...

Çarpık kapitalist sistemde makineleşmeyle birlikte insanın da makinanın bir parçası haline gelmesi, filmin anafikrini oluşturuyor ...
Charlie Chaplin makinalaşmayla beraber sanayi toplumuna eleştiriler getiriyor ... Makineleşme, bilim ve teknolojideki gelişmeler hayatımızı kolaylaştırıyor mu? Yoksa bizden götürdükleri de var mı?
Kapitalist sistem ve sanayi toplumuyla beraber zengin olan fabrika patronları ...
Diğer tarafta sömürülen, işsiz kalan işçiler ...
Gelir dağılımındaki adaletsizlik ...
Tüm bunlar arasında insanlığın mutluluğu arama çabaları ...

Charlie Chaplin, her zamanki gibi bizi güldürürken düşündürüyor ...
10 üzerinden 10 puan ...
umtgkmn
umtgkmn

6 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
Chaplinin en iyi filmi , sinema tarihinin en iyilerinden , sessiz filmlerinde en iyisi. Chaplin sesini bile kullanmadan hem güldürmüş,hem inceden mesajlarını vermiş,hem de hüzünlendirmiştir .(Son bölümdeki şarkı süper söylemeden geçemicem.) . Gerçek bir başyapıt
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Ocak 2011 tarihinde eklendi
chaplinin işlerine 10 puan vermek benim için o kadar kolay ki...gerçekten,hiç düşünmeme gerek yok,hatta neredeyse henüz izlemediğim filmlerine dahi kafadan tam puan veresim geliyor.çünkü bu insan sinemadaki ve hatta genel olarak sanattaki bana göre en temel unsur olan "yaratıcılık" konusunda tek bir sorunu bile olmayan,zekası ve gözlem yeteneği sayesinde o kısımları aşmış bir sanatçı.bugün güldüğümüz filmlere bakıyoruz örneğin;örnek vermek gerekirse mesela judd apatow kültürü diyelim,veya film olarak bir hangoverı ele alalım,tamam hepsi çok harika,eğlenceli,fakat baktığınız zaman bu eğlencenin ve komedinin temelinde genellikle "bel altı" espriler ve konular yatıyor.malzemeler çok büyük bir oranda cinsellik ile ilgili.oysa ki 70-80 yıl önce chaplin,bana göre "saf" komedi,insanın komedisini ele alıyor.günlük yaşantımızdaki normal olaylardan insanı kahkahalara boğan sahneler ortaya çıkartıyor.kendi yarattığı şarlo karakterinin maceraları modern timesta da eksiksiz sürüyor.yine pek çok efsane sahne mevcut,çarkların arasından süzüldüğü sahneyi kim unutabilir?büyük bir zevkle ve merakla bu değerli sanatçının diğer çalışmalarına da devam edeceğim.
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
12 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Mesajlarını yeri geldiğinde olduğu gibi çakan ve bunları yaparkende eğlendiren başarılı bir film modern zamanlar 7/10
-alp-
-alp-

Takipçi 195 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Charles Chaplin, nam-ı diğer Şarlonun 7.sanata yapmış olduğu büyük katkı yadsınamaz bir gerçek.. Her filmi birbirinden değerli üstadın, sistem eleştirisini, mizah ile harika buluşturduğu eseri Modern Times, gerçek bir başyapıt.. Müzikleri, özellikle de Şarlonun enfes performansı ile finali, unutulmaz...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler