Truman Show, bütün hayatını film setince yaşamış bir insanın hayatını konu anlıyor. Aslında Truman herkesin rol yaptığı yalancı bir film setinde yaşamaktadır ama bundan haberi yoktur. Açıkcası ilk başta benimde haberim yoktu sonradan anladım. Truman'sa bir simülasyonda yaşadığınıdan şüphe etti zaman dışarı çıkmaya çalışıyor ama diğer oyuncular ve show'un yönetmeni buna engel oluyor. Açıkcası ben çıkabilmesini isterdim çünkü asıl gerçek hayatı gördüğünde neler yaşayacağını baya merak ediyorumdum. Bir filmin gerçek hayata etkisi varsa o film benim için iyidir. Truman Show'u İzlereken de kendi hayatımın da birer yalan olabileceği düşünceside aklıma geldi ve beni baya bir düşündürdü. Konu olarak bugüne kadar gördüğüm en sıradışı ve özgün filmerden bir tanesi. Eskiden farklı farklı filmler varmış ama maalesef şimdi filmler hep birbirinin aynısı
1998 yılında yapılmış bir filmin günümüzü bu kadar derinden ilgilendirmesi beni şaşırttı. Senaryonun temeli aslında şimdi idol geçmişte rehber denilen bir tiplemenin hem eleştirisini hem de savunmasını yapıyor. Sosyal medyanın doğurduğu meşhurların veya çocuk yıldızların hayatına da bir nevi mercek tuttuğunu söyleyebiliriz. Popüler kültür tüketicisine sunmak için allanıp pullanan, doğallığı öne çıkardığını iddia etse de son derece yapay duran meşhurların hayatı aşağı yukarı bu filmde Truman’ın yaşadıklarıyla örtüşüyor. Ünlülerin dertten yoksun, ışıltılı bir hayat yaşadıkları gösterilmek istenirken yaşamın gerçek ve kıymetli tarafından uzak kaldıklarını açığa çıkarmış bu film. Rock müziği efsanesi, Hollywood yıldızı ya da kanaat önderi olmasak da bu duruma benzer bir yaşantıya kendimizi mahkûm edebiliyoruz. İnsanların sosyal medyada gösterilen halleri hem tek tip hem de sahte. Genel algıya uymaktan başka amacı olmayan yığınla insan körpe zihinlere elde edemeyecekleri bir hayatın reklamını yapıp duruyor.
Bu filmde Christof karakterinin Truman’a sunmaktan dolayı övündüğü kusursuz ve güvenli hayatın hayırlı bir şey olmadığını anlayabiliyoruz. Çünkü pastanın üstündeki sahte çilekten farkı olmayan bir düzenin yaratacağı insan yoğurdun kaymağı gibi yüzeysel, topluma faydasız bir birey olur. Günümüzde fenomenlerin hiçbir yeteneği olmadığından yakınmak da bundan kaynaklanıyor. Çocuk yıldızların elde ettikleri inanılmaz ün ve paranın ardından uyuşturucu bağımlılığı, ruhsal bunalımlar, savurganlık gibi sorunlarla boğuşup yok olmalarının sebebi de onları yapay bir dünyaya hapsetmemizdir. Ayrıca meşhurların hayatını adeta kutsal kitap gibi hatmeden insanları da hakkıyla yerden yere vurmuş film. Birinin hayatına sırf ortalama bir insandan daha fazla tanınıyor diye nüfuz etmek istemenin ne kadar ebleh bir hareket olduğunu net olarak görüyoruz. Kimse çıkıp bize ne bu insanların hayatından diyene kadar magazin programlarının sonu gelmeyecek. Şu ünlü hangi dondurmayı yaladı, bu ünlü hangi salatalık çeşidine müptela gibi bomboş soruların cevabıyla beynini dolduran insanların varlığı bu çarkları paslı makinanın işleyip durmasına sebep oluyor. Meryl Burbank’in yaptığı reklam sahnelerinden de anlaşılacağı üzere şirketler vasıfsız fenomenleri, magazin programlarını, dergileri finanse etmekten bıkmıyor.
Jim Carrey’nin kısmen abartılı ama benim hayran olduğum oyunculuğu bu filmi çok keyifli kılıyor. Görsel tasarımlar ve sanat yönetmenliği senaryonun doğasına uygun olduğundan filmin kalitesini azaltmıyor. Hollywood’un en başarılı oyuncularından biri olan Ed Harris’in oyunculuğu da bu filme çok katkı sağlamış. Çok özel ve kaliteli bir film. Kesinlikle izlenmeli.
En başları sıkıcı ve bu konu nereye bağlanacak diyebilirsiniz ama öyle bir raddeye geliyor ki meraktan ara vermeden izliyorsunuz (part part izlemeyi düşünmeyin çünkü imkansız :D) Zaten jimm carrey'nin oyunculuğuna diyecek söz yok 10/100 Konu ve verilmek istenen mesajda çok iyi. Eskiden çekilmiş bir film nasıl böyle güzel bir prodüksiyon ortaya çıkarmış diyorsunuz. Ayrıca mesaj olarak: spoiler: Dünyanın ve insanların kötü, yalancı, ikiyüzlü olduğunu vurguluyor. spoiler: Bunuda çok güzel bir şekilde yapıyor. İzleyin, izlettirin.
Konusunun çok alışılmadık olduğunu düşündüğüm bir film gerçekten izlenmeli aynı zamanda düşünmemeniz gereken bir film.izlerken acaba biz de bir simülasyonun,programın içinde miyiz diye düşündüren bir film.izlemelisiniz...
film izlemeden önce açıkçası itici gelmişti. ama filmi açıp izlediğim anda beni içine alan bir film haline dönüştü.izlediğinize asla pişman olmayacağınız bir film. insan filmin içinde kendisini buluyor.
bittikten sonra bi süre etkisinden çıkamadığınız bir film. Bende bıraktığı hissiyat aslında dışarısının da içerideki hayattan farklı olmadığı. Biraz durağan geçiyor, ama zihni aydınlatan güzel bir film.
Kesinlikle izlemelisiniz. replikleri olsun oluşturdukları oyunculuk olsun hepsi mükemmel. 2-3 gün etkisinden çıkamadım tamamen truman ile özdeşleştim .
Film Güzeldi. Ancak spoiler:
Filmin sonunda çok saçma bir bitiş yapıyor ancak o 2 görevli diyor ki başka bir kanala bakalım bence özenti kanallarda bunu yapıyor olabilir. Yani ulan ne paragöz herifler var! >:(
Jim Carrey'in performansı yine muhteşem. Film temel olarak insanların eğlence düşkünlüğünün ne derece ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. Evet izlediğimiz film ama maalesef insanlar kendisi eğlendiği sürece başkası umurlarında olmuyor. Film bunu çok güzel anlatıyor. Diğer oyuncu performanslarını pek beğenmedim ama filmin konusu ve Jim Carrey filmi rahatlıkla taşıyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.