En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
447 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
14 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
Dolandırıcılık ve aşk temalı bir suç-komedisi, sıkmayan ve sürekli merakta bırakan dinamik kurgusuyla keyifle izlediğim bir film oldu. Will Smith ve Margot Robbie arasındaki ekran enerjisi, uyum ve performansları tek kelimeyle harikaydı. Gerçek bir görsel şov sunan el çabukluğu hırsızlık ve yankesicilik sahneleri, beklenmedik sürprizlerle şaşırtmayı fazlasıyla başarıyor. Özellikle stadyumdaki lüks locada geçen o meşhur kumar sahnesi, baştan sona inanılmaz gerilimli ve zekice tasarlanmıştı. Ortalama ama seyir keyfi yüksek, akıcı bir dolandırıcılık hikayesine tanık olmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim
Yavan senaryo, klişe sahneler, berbat oyunculuklar ve saçma son. Ama film her şekilde kendini izletiyor. Sıkıcı değil yani. Ama boş film. İzlemesenizde olur. Nokta
Birisi "Hollywood klişesi nedir?" diye sorarsa bundan sonra bu filmi göstereceğim: Kötü gibi gözüküp aslında iyi olan yakışıklı oğlanımız var, saf ve çılgın olup arada mantıklı da konuşabilen güzel kızımız var, garip tipli komedi unsuru yan karakterimiz var, hafif yakışıklı kötü adamımız var, mantıksız ters köşeler var...
Çıtır çerez izlenebilir desem o kategoride de bundan iyileri var, o sebeple filmi ancak Margot Robbie'nin güzelliğine biraz daha maruz kalmak isteyenlere önerebilirim.
spoiler: New Orleans'daki suç organizasyonuna Jess'in (Margot Robbie) çat diye alınması, Çinli adama yapılan subliminal mesaj numarasının zorlamalığı (adam sahadaki 55 numaralı oyuncuyu hiç görmeden başka birisini seçebilirdi de, aynı şey Jess için de geçerli)... Finaldeki ters köşe de çok saçmaydı: Owens, 3 yıldır Garriga'nın yanında araçları hızlandıracak sistemi çalmak için bulunuyormuş da aslında Nicky'nin (üvey) babasıymış da bilmem ne...
En azından görsel açıdan kaliteli bir içerik sunduğu için 2/5.
Senaryo işleyişi esnasında izleyicilerini şaşırtmayı başarmış eğlenceli bir suç filmi. Ana karakter nicky will smithle çok uyuşmuş onun haricinde adrian martinez (farhad) ve bradley wong (liyuan) güzel oyunculuklar sergilemişler morgot robbie de her filminde olduğu gibi güzelliğiyle filme tat katmış. Üstün başarıda olmasada kesinlikle izlenilmesi gereken bir film.
Arkadaşlarım yüzünden izlemek zorunda kaldığım bir film. Ama yine çoğu filmde olduğu gibi "Beşinci Kol" karanlığını kusmuş. Yazık. Çekilirken yapılan masrafa da, insanların vaktine de, diğer harcanan her şeye de yazık.
Anlatacak başka hiçbir şey yok mu? Niye filmlerin pek çoğunda müstehcen sahneler gösteriliyor. Bizim için kutsal ve mukaddes olan aile yapısına bilinçli bir saldırı değil de nedir bu? Şehvet gibi mukaddes bir hissin çarpıtılarak anlatılması ve kötüye kullanılması değil de nedir bu? Bunun kasıtlı olduğunun farkına varmak çok mu zor? Böyle filmler yapmak yeteneksizliğin açık bir itirafı değil de nedir? Müstehcenliği kullanarak filmlerinin izlenme sayısının artmasını sağlamaya çalışmak zavallılık değil de nedir? Yeteneği olan böyle şeyler olmadan da film ve diziler çekip başarılı olabilir. Yetenekliyse onu yapsa ya...
Bir de eklemeliyim ki yapacağı tahribattan sıyrılmak günümüz insanı için oldukça zor. Ancak bir Hızır Çeşmesi bulup oradan âb-ı hayat suyunu yudumlarsa yeniden dirilmek mümkün olur. Amma günümüzde Hızır Çeşmesinin Zehir Çeşmesi diye yutturulup üstüne bir de "zift"in "SU" diye içirildiği bir dönemde Hızır Çeşmesini bulabilmek oldukça zor maalesef.
Sanat maskesi altında hiç durmadan çekilen ve şehevanî duyguları tasvir eden bu filmler, AHLAKIN GÜNÜMÜZDE NE DERECE SÜKÛT ETTİĞİNİ AÇIK BİR ŞEKİLDE GÖSTERMEKTEDİR. "Edeb bir tâc imiş nûr-ı Hûdâ’dan/ Giy o tâcı emîn ol her belâdan." der şair. Tavsiyem EDEB TÂCInı giyip BU TÜRLÜ BELALARdan uzak durmanızdır.
Kadın/erkek fitnesi, pek çok geçmiş milletlerin çöküşüne sebep olmuştur. Evet, geçmişte yaşamış pekçok topluluk ve milletler kadın/erkek fitnesi yüzünden mahv u perişan olmuştur. Roma ve Bizans şehvet ve şehevanî duygular altında kalarak ezildi. O güzelim Endülüs de öyle..
Nicky (Will Smith) zamanının en usta dolandırıcılarından biridir. Günün birinde Jess Barrett (Margot Robbie) adında genç, güzel ve çekici bir kadın ile tanışır. Nicky, Jess’i tanıdıkça soygun konusunda en az kendi kadar iyi olduğunu anlar.
Nicky bir yandan acemi Jess’e işin inceliklerini öğretirken diğer yandan da genç kadına yaklaşmaya çalışır ancak ilginç bir biçimde başarısız olur. Nicky, ilişkiyi birden bire keserek Jess’ten uzaklaşma kararı alır. Üç yıl sonra Jess, Nicky’nin en son ve oldukça tehlikeli tezgâhının en kritik noktasında onunla tekrar karşı karşıya gelir.
Focus, yankesicilikteki tüm meselenin ‘dikkat dağıtmak’ esasına dayanan bir erkek, bir kadın ve büyük bir vurgun üçgeninde geçen komedi, dram ve suç türünde bir film.
Filmde Nicky karakterini canlandıran Will Smith’e Jess Barrett rolünde The Wolf of Wall Street filminden tanıdığımız Margot Robbie eşlik ediyor. İşte üçgenin bir erkek ve bir kadın kısımları tamamlandı. Bunun üstüne Çılgın, Aptal, Aşık filminin de yönetmenliğini yapmış ve aynı zamanda bu filmin de yönetmenliğini ve senaristliğini yapan Glenn Ficarra ve John Requa‘nın mantık duvarlarını delip geçen senaryosu karşımıza çıkıyor.
Öncelikle Will Smith’in bu sektöre adımını attığından beri hiç değişmeyen karizması filmi izlemem için tek sebepti. Bu yüzden filmin konusuna veya oyuncularına hiç bakmadım. Yani filmi izlerken her şey benim için baştan sonra sürprizdi. Filmin ilk dakikalarındaki tanışma ve işin inceliklerini öğretme kısmı hoştu. Keşke yankesicilik sahnelerini de biraz azaltsalarmış. İnsan ister istemez kendini karşıdaki insanın yerine koyup düşünüyor. Film ilerledikçe biraz daha güzelleşip sınırları zorlamaya başlıyor. Bunun yanında üstlenilen risklerin büyüklüğü, oyuncuların çekiciliği ve performansları da birleşince ortaya kusursuz bir yapım çıkıyor. Tabi her şey kararında güzel olduğu için bu kadar kusursuzluğun yanında inandırıcılık yönünden film biraz kendini kaybediyor. Ama bu izleyicinin görsel zevkine ket vuruyor mu? Hayır.
Focus, çıtanın yüksek tutulduğu ve sürprizlerle dolu sahnelere yer veren ‘dolandırıcılık’ üstüne kurulmuş harika bir yapım.
Mıchael Douglas'ın Oyun filmine döndü iş. Ne yalan ne doğru insan sonuna gelmeden tam oturtamıyor. Düz mantıkla izlenilirse güzel bir film, kurgusu da standartlara göre iyi. Aksiyon dolu dolu değil, merak konusu biraz daha ön planda kaldı bende. Ama beğendim, zevkle izledim açıkçası. Duygusallık da kıvamında, gerilim de kıvamında, aksiyon da kıvamında. Hem aksiyon olsun hem kurgusu olsun ama kafa yormasın sakin bir film olsun derseniz izlemelisiniz
Film Nicky ( Will Smith ) adında bir dolandırıcının enteresan hikayesini konu almış. Nicky işinde gerçekten usta, dolandırıcılıkta profesyonel olmuş birisi. Aynı zamanda eğlenceli de bir kişi. Karakter hoş olmuş. Will Smith'e acayip gitmiş. Film çok fazla iddialı olmayan ama size güzel vakit geçirtebilecek bir film. Her ne kadar suç tarzında bir film de olsa komediyi filmin içine gerçekten güzel serpmişler. Filmi izlerken gerçekten şaşırmaya şaşırır oldum. Nicky karakterinin ne yapacağını tahmin etmek gerçekten çok güç. Sürekli sürprizlerle karşınıza çıkıyor. Senaryosu öyle çok güçlü değil. Filmi daha çok Will Smith götürmüş diyebilirim. Ve Margot Robbie güzelliği ile renk katmış. Adrian Martinez'in oynadığı Farhad karekteri de hoşuma gitti. Çok büyük beklentilerle izlemezseniz filmden zevk alabilirsiniz. Özellikle mantık arasanız filmin bir çok yerinde mantık hatası bulabilirsiniz.Ama eğer çok fazla kurcalamaz sanız film eğlenceli ortalama bir film. Will Smith hayranlarına da özellikle tavsiye ederim. Ben çok bir beklenti içerisine girmeden izledim. Sizde bu şekilde izlerseniz seversiniz diye düşünüyorum. İyi seyirler...
Filmin akıcılığı senaryosu oyunculukları filmin içine katılan komedi her anlamıyla muhteşemdi . Will'in filmlerini seven ve büyük bir hevesle izleyen bir izleyici olarak bu filminde de beni yüz üstü bırakmadı Filmde neler olacağını pek kolay tahmin edemiyorsunuz filmin başında bir kaç tahminim vardı fakat dakikalar ilerledikçe yanıldığımı ve yeni sonuçlar düşündürmeye başladı . Sıkılmayacağınız bir film . İyi seyirler
Maçtaki iddaalar efsaneydi ve hiçbir sinema izleyicisinin böyle bir senaryoyu tahmin edebileceğine inanmıyorum, onun dışında filmde kullanılan müzikler gerçekten çok uygun ve güzeldi, oyunculuklar tahmin edilebileceği üzere enfesti , ters köşeler filmin her yerinde kullanılmış ve bir süre sonra tahmin etmiyorsunuz filme bırakıyorsunuz kendinizi keza hiçbir tahmininiz tutmuyor maalesef.. Sondaki sahnede çok gereksizdi , kim olursa olsun öyle bir tepki vermezdi.. Filmin sonu getirilememiş bana göre..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.