En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
447 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
13 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
Sinema tarihinin etkileyici psikolojik dram ve müzik filmlerinden biri. Başarmak için nelerin feda edilebileceğini ve öğretmen-öğrenci arasındaki toksik ilişkiyi çarpıcı şekilde işliyor. Bir müzik filmi olmasına rağmen temposu ve psikolojik gerilimi final sahnesine kadar hiç düşmüyor. Filmde yer alan "Whiplash" ve "Caravan" gibi caz eserleri, türe uzak olanlara bile cazı sevdirecek kalitede. Bu film basit bir motivasyon hikayesi değil; hırsın, azmin ve takıntının insan ruhunda açtığı çatlakları gösteren bir başyapıt.
Sadece bir müzik filmi degil ayni zamanda başarı için insanın kendi sınırlarını zorlaması gerektiğini ve baska birsey düsünmeden pes etmemesi gerektigini anlatan ,oyunculugu ve hikayesiyle izlenebelicek bir başyapit olmuş bunun dışında da ayrırlık konusunda bence abimiz hakliydi kiz bos yapti ;)
Sanat ve daha da ötesi müzik üzerine harika bir film. Bana Blackswan filmini hatırlattı. Bu kadar emeğe hatta işkenceye değer mi emin değilim. Özellikle çocuk sahibi olan insanlar filmi izleyip değerlendirmeli. Herkes çocuğunun ünlü bir müzisyen veya sanatçı olmasını ister. Ama bu kadar işkenceye mutsuzluğa değer mi? Öğretmen ve öğrenci arasında ki ilişki de ilgi çekiyor ama ben o çalışma ve hırsa daha çok odaklandım.
sinemada izledim bu zamana izleseymişim dediğim filmlerden bir tanesi müziği rocku çok severim jazz pek sevmesemde beni etkilediğini söylemem gerekiyor aşırı iyi oyunculuklar vardı o kadar iyi di ki spoiler: fletcheri oynayan usta oyuncu örümcek adam filmlerinden sevdiğim oyuncudur burda daha da iyi oynamış o kadar iyi oynamış ki karakterinden nefret etmemi sağladı insanları şevkini meslekten soğutan bir yanı vardı ayrıca andrewinde vazgeçmesini sağladı ama sonra ondan intikam almak için bilmediği notaları çaldırdı ama vazgeçmedi andrew hırsı azmi çoğu kişiye ilham olabilir müziği seven herkezin bence sevebileceği film
Muhteşem bir başyapıt! Ne kadar izlesem de asla bıkmayacağım bir şaheser. Bir insanın başarılı olabilmek için sınırlarını nereye kadar zorlayabileceğini ve bu uğurda neleri feda edebileceğini izliyoruz. Tabii bu sınırlar gittikçe silikleşmeye başlıyor. Psikolojik baskının da etkisiyle insan ruhunda açılan çatlakların hayatı nasıl şekillendirdiğini ve kişiliği nasıl değiştirdiğini görüyoruz. Bütün bunlar yaşanırken tek güzel şey insanın başından ne geçerse geçsin ya da hangi düşüncelere sahip olursa olsun, ailenin sevgisi ve desteğinin insanı ayakta tutan bir yapı olması. Filmde müzikten ziyade diğer bir konu da karşı cinsle olan fiziksel ve duygusal temasın yakın çekimde gösterilmesi ki Andrew'un yalnızlığı bu şekilde çok iyi vurgulanmış. O yüzden her zaman devam filminin çıkmasını istediğim bir film de olmuştur. Aslında Andrew'un ilerdeki hayatını tahmin edebilsem de yine de izlemek isterdim. İş hayatı, aile hayatı, aşk hayatı kısımlarını izlemek ve gelişimini görmek çok keyifli olurdu. Film boyunca Andrew'un karakter gelişimi de çok iyi yansıtılmış. Bu hem davranışlar hem de jest ve mimikler ile gösterilmiş. Örneğin; Filmin ilk sahnesinde üstünde beyaz bir tişört var ve bu onun masumiyetini simgelerken, son kısımda ise komple siyah giyindiğini görüyoruz. Gittikçe kendi özünü kaybediyor ve bir nevi sürekli siyah giyinen hocası Fletcher'a benziyor. Ya da yine filmin ilk başlarında kendisi çalarken o kadar keyif almazken son kısımda yaptığı işten o kadar keyif alıyor ki bu hemen yüzüne yansıyor. Aynı Fletcher'ı barda piyano çalarken gördüğü gibi. Fletcher'ın yani J. K. Simmons'un oyunculuğuna diyecek söz dahi bulamıyorum. Zaten bu film ile aldığı Oscar'ı sonuna kadar hak etmiş. Öfkeyi, germeyi, aşağılamayı ve en tuhafı duygulandırmayı o kadar iyi başarıyor ki bu çoğu korku filmini bile gölgede bırakır. Beni aşırı germeyi başardı. Kendisine hak verdiğim yerler de oldu ama böyle bir davranışa maruz kalmak insanın doğasına aykırı bence. Ayrıca filmdeki müzikler o kadar iyi ki çoğu insana caz müzik dinlemeyi sevdirmiştir. Son olarak filmi özetleyen bir replik söylenecek olsaydı o da şu olurdu: İngizlicede "Aferin" den daha zararlı bir kelime yoktur.
Müthiş bir flim. Başarının her zaman peşinde koşmalıyız. Başarı için bazı şeyleri feda etmemiz gerek. Kesinlikle izleyin. Eleştirimi okuduğunuz için teşekkürler.
Tüyleri diken diken yapan bir film. Hem kulaklarınızın pasını siliyor hem mükemmel bir azim örneği izletiyor. Yönetmene tebrikler. Oyunculara saygılar. Başyapıt. Nokta
Gerçekten muazzam bir film. Eğer bir sınava çalışıyosanız ve stresliyseniz bu filmi asla izlemeyin, insan çok geriliyor. Bu arada bu filmde gerilim yok stres var. O stresin sebebiyse tabi ki öğretmen. Öğretmeni de kim oynuyor? Benim çok sevdiğim aktör J K Simmons.. Bu filmle zaten toplam 47 ödül aldı ve sonuna kadar hak ediyor. Filmin belki de bu kadar puan almasının en büyük nedenlerinden biri J K Simmons. Eğer filmin konusu orijinal değil diye izlemiyorsanız kalbimden bir parça alıp, onu yere atıp rakunlara vermiş olursunuz. Şaka bir yana film gerçekten güzeldi. Her filmsevere rahatça tavsiye edebileceğim bir film. Ben başta acaba sanat filmi mi çıkacak diye düşünüyordum ama değil. Filmi bütün filmseverlere tavsiye ederim.
Filmlerle ilgili oyuncu performansı üzerinden yorum yapanlara hep şaşardım. Şimdi tam sırası işte o baterist çocuk ve mükemmelliyetçi öğretmeni oyunculuklarıyla insanı mest ediyor. Bir daha bir daha izlenebilecek bir film. Son sahne o kadar vurucu ki tekrar tekrar izlenebilir.
Oyunculuğun etkileyici olması bu filmi kurtaramaz. Senaryo korkunç. Film hem müzik hem de müzik eğitiminde gerçek olan her şeyi yanlış anlatıyor. Bu filmi gören ve bir müzik programına ilk kez girmeyi düşünen herkes kendini kötü hissederdi. Müzikle, yaratıcılıkla ya da öğretmeyle ilgisi yok. Bu korkunç müzik öğretmeni hiçbir müzik okulunda bir hafta kalamaz. Öğretmen işsiz kalır ve büyük olasılıkla hapishanede olması gerekir.
Bu filmin Oscar'da bu kadar başarılı olduğunu görünce çok şaşırdım. Bu film, hiç kimseye nasıl bir şey ÖĞRETİLEMEYECEĞİNİ gösteriyor. Hikaye, öğrencisini fiziksel ve sözlü olarak taciz eden bir öğretmenin eğitim çavuşu edasıya bir caz sınıfında yol göstermesi. Temel mesajı ise; saygılı ve şefkatli olmak sizi hiçbir yere götürmez aksine, insanlara vurmak, taciz etmek ve intihara sürüklemek gerekir?! Zorbalığı yücelten bu filme bir değil, üç Oscar veriyorlar ??!! Şaşkınım ve üzgünüm. Hiçbir oyunculuk derecesi bu öğretim yöntemini yüceltmeyi haklı çıkarmamalı. Harika Caz müzisyenlerine sahip olmak için bu öğretim yöntemi gerekiyorsa, o halde Jazz'a ihtiyacımız yok. Vurmak, çığlık atmak, psikolojik savaş, taciz ve olumsuzluk harika insanlar veya daha iyi müzisyenler yaratmaz. Nefret ve istismarı devam ettirecek küfürlü, saygısız insanlar yaratırlar. Gençler için intihar oranlarının yüksek olmasına şaşmamalı; Yeterince iyi değilseniz, oynamaya, çalışmaya, yaşamaya değmezsiniz. Sadece kendinizi öldürün. Çocuklara, öğrencilere ve öğretmenlere çok kötü bir mesaj veriyor bu film. Hollywood kendinden utanmalı. 1/10
tek kelime ile müthiş..Eğer biraz müzik bilginiz yada bu konuda ihtisasınız varsa filmin ve hikaye içinde sergilenen olağanüstü performanstan etkilenmemeniz mümkün değil.Finalde donup kalıyorsunuz.Öğretmen ve öğrenci arasındaki sıra dışı çekişme, şiddete varan disiplin anlayışı ,kan ve ter karışımı emek karşılığında hırsın ve gayretin sonucunu ibret ile izliyorsunuz.Bu film tüm zamanların en iyi unutulmazları arasındadır.bence hak etmiş!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.