Hesabım
    Katil Kim?
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    3,0
    Ortalama
    Katil Kim?

    'Katil Kim?' oynamak isteyen var mı?

    Yazar: Fırat Ataç

    2019'un az bilinen erotik gerilimi Instinct ile ilk yönetmenlik deneyiminden alnının akıyla çıkan Hollandalı aktris Halina Reijn, ikinci uzun metrajında kendini A24'ün güvenli kollarına bırakıyor. Kristen Roupenian'ın orijinal hikayesi Cat Person'dan uyarlanan Bodies Bodies Bodies'in şirket tarafından neden 'yeni nesil teen slasher' olarak pazarlandığı ise tam bir muamma. Zira karşımızdaki eser, Z Kuşağı dinamikleriyle güncellenmiş, Türkçe adından da anlaşılabileceği üzere tam bir 'katil kim?' seyirliği.


    Knives Out (2019)'un Agatha Christie gerilimlerine yapı olarak bağlılığının yanında yapı bozuma da gitmekten çekinmemesi gibi bir durum, Bodies Bodies Bodies özelinde gerçekleşmiyor. Burada daha ziyade modern zaman gençlerinin hayatının temelini oluşturan absürdlüklerin hicivini deneyimliyoruz. Bolca tüketilen keyif verici maddelerin yarattığı kakafoni, haftasonu partisini eve hapseden bir fırtına ve elektirik kesintisiyle birleşince yaşanabilecekleri tahmin etmek zor olmuyor.





    Partide oynanan 'katil kim?' oyununu takiben sahte cesetlerin yerini gerçek cesetler almaya başlayınca ortaya çıkan güvensizlik ortamı, her biri birbirinden narsist, iki yüzlü, yüksek egolu karakterlerin varlığıyla çığrından çıkıyor. İlk etapta filmin kötü yanı olarak okunabilecek bu durum, aslında en güçlü yanı. Hiç bir şekilde bağ kuramadığımız, empatinin yakınından geçemediğimiz karakterlerin hikayesine büyük bir umursamazlıkla dahil olmak fena bir his değil.


    Larry Clark ve Harmony Korine gibi yönetmenlerin X Kuşağı'na eğildiği çekilmezlikler gibi başlasa da kendini toparlamayı bilen film, 'tetiklenmek, istismar etmek, toksik, manipüle' gibi kelimeleri -teker teker öldürülürken bile- kullanmaktan vazgeçmeyen karakterlerinin çokça ortak, az da olsa kişisel renklilikleriyle ayakta kalıyor. Damaktaki tadı genelde kötü olan karikatürizasyon, sosyal hiciv yapma derdini her fırsatta açık eden senaryo içerisinde işlevli duruyor. Mesele her şeyden biraz varken hiç bir şeyden tam olmaması noktasında tıkanıyor.




    Yazının başında da bahsettiğimiz tür karmaşası maalesef büyük bir sorun. Korku-komedi sularında yüzmesine rağmen spesifik bir grup dışında işlemesi zor olan mizahı, korku kısmındaki gerilimsizlik ile birleşiyor. Kendini dahil ettiği hatta 'her neslin kendi Scream'i vardır' iddiasında bulunduğu 'slasher'a yanlamak ise tüm cinayetler ekran dışında işlenirken pek mümkün değil. Güldüremez ve geremezken korku-komedi, yaratıcı cinayet sahneleri izletemezken 'slasher' olabilmek? Orası biraz zor.


    Özellikle It Follows (2015) için yaptıkları müziklerle zihinlere kazınan Disasterpiece'in bu sefer karanlığı bir tık azaltılmış olan synthleri yine muhteşem. Geleceğin kült klasiği olmak için yola çıkan Bodies Bodies Bodies'in çemberi mükemmel tamamlayan finaliyle birlikte en çok hatırlanan yönü bu soundtrack çalışması olacaktır.

    Daha Fazlasını Göster

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top