2001: Uzay Macerası: en yeniler yorumlar - Sayfa 2
2001: Uzay Macerası
Ortalama puan
4,1
469 Puanlama
93 Kullanıcı yorumları
5
28 Eleştiri
4
31 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
12 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
DthepYEK
Takipçi
233 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
7 Ekim 2015 tarihinde eklendi
Film çekildiği tarih ve kullandığı teknoloji bakımından bir şaheser sayılabilir. 1968 yılında bu kalitede bir film çekebilmek her yiğidin harcı değil. Lakin filmde asıl olay bu teknoloji değil. Stanley Kubrick filmde insan oğlunun evrimini ve onun doğum-ölüm yaşam sürecini ilk insandan itibaren bunu da evrime bağlamış olarak geleceğin insanlarına itafen bir insanlığı anlatıyor. Mantık ve düşünce olarak belki de çağlar ötesi bir düşünce. Böyle bir filmi şu anda çekseler bile herkes hayran kalırdı. Şimdi ise işin bir de farklı boyutundan bakıyorum olaya. Öncelikle Stanley Kubrick bir deha ismin " Ayrıca değinmek isterim The Shining filmine bayılmış keza Full Metal Jacket da öyle " insanların maymundan geldiği safsatasına inandığına inanmak isemiyorum. Bu kadar zeki bir insan nasıl olur da bu kadar mantıksız bir şeye inanır ve bununla ilgili devasa bir film yapar anlam veremiyor. Kafamda bunu oturtamıyorum. Gerçekten evrime inanan insanları aşağılamak istemem ama Kubrickle bu isimleri hiç yakıştıramadım. Kubrick benim yine favori yönetmenlerimden olacak her zaman ama bunu da söylemezsem içimde kalırdı. Neyse filme dönük eleştirilere devam edecek olursam izlediğim en ağır filmlerden biri olabilir. Filmdeki ilk konuşma sahnesi 25. dakikada filan geliyor. Ondan sonra belki hareketlenir diye bekledim ama yok. Çok çok çok ağır ilerleyen bir film. Bazı sahneler gereğinden fazla uzatılmış ve çok uzun boşluklar filmin içinde. Bu kadar uzatmadan da mesajını veremez miydi diye düşünmeden edemiyorum. Bazı yerlerde üzülerek söylüyorum ki filmi sarmak zorunda kaldım. Aslına bakarsanız aşırı fazla zeka ürünü bir film olduğu için herkese hitap etmiyor sanırım. Stanley Kubrick filmleri için ayrı bir meal filan olması lazım. Çünkü gerçekten çok aşırı mesaj yüklü oluyor ve bir çoğunu filmi izlediğinizde anlayamıyorsunuz. Ben de mesela filmden sonra tekrar yorumlardan bazı farklı filmi anlatan videolardan mesajı daha net anlayabildim. Ha derseniz bir daha izler misin? Hayır izlemem, mesajı aldım ben bir daha gerek yok. Size de pek tavsiye etmem açıkçası ama gidin filmle ilgili videoları, açıklayıcı anlatımları, yorumları filan okuyun en azından uzak kalmamış olursunuz. Ama öyle herkesin iki buçuk saat bu filme dayanabileceğini zannetmiyorum.Benim puanım sırf bunu düşünebilmek bile yeterdir herhalde sebebiyle. Ha bu arada güzel bir şey filmin müzikleri, güzel değil hatta efsane müzikleri var. Açın dinleyin. İyi seyirler... 7.9/10
Yapıldığı 68 yılının teknolojisine göre Kubrick dönemin çok ötesinde bir film yapmış kesinlikle.Hele daha o yılda aya ayak basılmadığı ve teknoloji'nin durumu düşünüldüğünde gerçek ortaya çıkıyor.Günümüzde şuan kullanılan tablet,görüntülü görüşme vs.gibi şeylerin daha o zamanlarda beyazperdeye aktarılması beni hayrete düşürdü ve aynı zamanda da Kubrick'in zekasına bir kez daha hayran kaldım.Belki de Kubrick filmin üzerinde düşünülmesini ve soru işaretlerinin gitmesini istemediği için bu şekilde bitiriyor benim aklıma sonunu gördükten sonra direk bu geldi bunun dışında eşsiz olan müzikleri,diyalogsuz sahnelerde insana gereken mesajları doğrudan veriyor.Bir film gibi izlerseniz sıkılmanız çok muhtemel ama farklı bir gözle bakarsanız eşsiz bulacağınız kesin,içinden onlarca anlam çıkaracağınız ve üzerinde düşünme garantisi olmadan bir yapım.Ustaya saygılar bir kez daha...
Görsel açıdan kesinlikle dönemine göre çok ileri seviyede olduğu için asla eleştirilemez olduğu kesin.Felsefi yönden ise birkaç kaynaktan yardım almadan çözebilmek çok zor. Zaten Kubrick'de filmin başında bunu dile getirmiş. Şu bir gerçek ki Kubrick anlaşılmazlığın içerisinde birçok şey anlatıyor. Diğer ilginç bir notsa daha uzaya çıkılmamışken bu filmde uzay hakkında detaylı görüntülerin gösteriliyor olması. Film gösterime girdikten birkaç ay sonraysa Armstrong ayın yüzeyine iniyor. Bir film olarak çok sıkıcı gelebilir ama bu bir filmden ötesi çünkü isteseniz de istemeseniz de sizin kafanızı kurcalayıp düşünmeye sevk ediyor 8/10
Sinema tarihinin bence gelmiş geçmiş en iyi yönetmeni olan stanley kubrick'in eserleri arasında açıkara en iyisi olarak gördüğüm 2001 a space çekim teknikleri ve görsel efekleri açısında çağın çok ilerisinde .Film sinema tariğini en önemli köşe taşlarından olmasını tek sebebi çekim teknikleri ve görsel efekleri tabikide değ kelimenin tam anlamıyla bir sanat tamamen ucu açık bir film, Film sizi bir olguya bağlamı siz yorumluyorsunuz. Sessizliğin sesi ,filmde o kadar az konuşma olmasına rağmen çoğu filmden daha çok şey anlatıki hiçbir sahne anlamsız değ hangi filmde bir bardağın kırılması bile bu kadar anlamlı.Bu filmden sonra boşuna stanley kubrick'e boşuna sinemanın dahi çocuğu dememiş tarihinin godfatherdan sonraki en iyi eserine tabikide notum 10/10 bu filme verilebilecek tek puan bu 0,1 puan aşağısı bile kurtarmaz.
Uzayla Dans: Ben de filmi pek anlamadım. Ancak yönetmen ya da kurgucu olmak isteyenlerin bu filmi neden izlemesi gerektiğini anladım. Kubrick’in sinema dilini kullanarak yaptıklarını hayranlıkla izledim. Müziğin görüntüye anlam verme bakımından kullanımı bugün sanırım başta Scorsese olmak üzere pek çok yönetmene ilham kaynağı olmuş. Filmde sesin kullanımı, bana insan unsurunu vurgulamak için yapılmış izlenimini verdi. Tamamen rasyonel bir düzen içinde, insani olan hiçbir nesnenin, görüntünün olmadığı bir ortamda, uzayda bir astronotun nefes alıp vermesi insanı, ölümlülüğü ne kadar da vurguluyor. Kubrick her şeyin uyumlu olduğu, bir başlangıçtan, giderek çöküşe ve sonra yeniden kurulan bir ahenge bizi götürüyor bu bakımdan filmin anlatısı oldukça klasik aslında. Peki filmin sonu? Odesa destanında da kahraman yolculuğun sonunda eve döner. Bu filmdeki sonu da öyle mi algılayalım: Anne rahmine geri mi döndü? Yoksa “insanoğlu olarak ne yaparsak yapalım, Jüpiter’e de gitsek bize ölüm var” mı demek istemiş Kubrick ? Ya da ölüm-yaşam döngüsünü mü vurgulamış? Bunlardan bambaşka bir şey de söz konusu olabilir. Önemli olan düşünmek. Eğer kendinizi filmin kollarına bırakıp, kafanızda “nereden geldik, nereye gidiyoruz” düşünceleri uçuşurken uzayla vals etmek isterseniz mutlaka izleyin.
En kötü kurgu dalında Oscar alabilirmiş film. Bilim var ama kurgu sıfır.
Zamanına göre efektleri, görselliği falan oldukça güzel, ama kurgu sıfır olunca hepsi boşa gidiyor. Sıkıcı bir film ne yazık ki.
Ve de uzay aracı tasarımları tam bir komedi. İş olsun diye tepetaklak edilmiş mekanlar. Kesin HAL 9000 tasarlamıştır araçları. Bir insan böyle tasarım yapamaz çünkü :
Yarıda kalan üç denemeden sonra sonunu getirebilmeyi başardığım film ünlü yönetmenin zaten az sayıda olan filmleri arasında eleştirmenlerce en başarılı ı ki yönetmenin herhangi bir filmini başarısız bulan sinema eleştirmeni bulmak avni aker stadyumunda fenerbahçeli bulmaktan daha zor. Yönetmen filmde ne anlatmak istedi bilmiyorum ama benim filmden anladığım: uzay yolculuğunu,yaşamın kaynağını ıl yolculuk senin doğumundan ölümüne geçen sürede yaptığın gün ölüm döşeğine düşeceksin ve yorgun vücudunla aldığın her hırıltılı nefeste başparmağını emen o bebek olmayı düşleyeceksin.
44 yıl önce çekilmiş bu filmin o dönem çerçevesinde gerçekten de görsellik açısından kusursuz diyebileceğimiz ve bugün dahi izleyenleri o konuda sonuna kadar tatmin edebilecek bir yapısı var, bunda zaten izlemiş olan neredeyse herkes hemfikirdir. Kubrick'in yaratıcılığını bu kapsamda uzun uzadıya övebiliriz. Başta "Star Wars" olmak üzere sinema tarihi boyunca bilim kurgu-uzay türünde pek çok filmin de klişe tabiriyle "baba"sıdır. Fakat tüm bu önemli unsurlar, filmin genel anlamda sıkıcı olduğu gerçeğini değiştirmiyor benim gözümde. Kitabı okumadım, filmden çok daha güzel olduğu yönünde yapılan yorumlar da var, bilmiyorum. Ama filmin kalitesini teslim ederken, bir yandan da bazı kısımların gereksiz uzun tutulduğunu ve bu kısımların seyirciyi filmden kopardığını, izlenimi zor bir film yarattığını da söylemek zorundayım. Son dönemden biraz "The Tree of Life" da aklıma geldi o görüntüleri görünce. Bazı makaslar atılsaydı şu an çok daha fazla beğendiğim bir film hakkında yazıyor olacaktım. Arada kalan, yani filmin tam da orta kısımları ise, akıcı, daha hafif bir anlatım tercih ediyor. Daha rahat izleniyor. Sinema tarihine daha ziyade "teknik" başarısıyla geçmiş olan bir film Kubrick'ten.
O kadar eski bir film olmasına rağmen izlerken sanki yeni çekilmiş gibi geliyor. Onca çaba meyvesini vermiş ve hiç eskimeyen bir film ortaya çıkmış. Herkes izlemeli demeyeceğim çünkü herkes anlamayamaz bu filmi aklı olan ya da olduğunu düşünen izlesin.
film kurgu yönünden çok zayıf olmuş, aslında pek çok filminde stanley kubrick filmlerinde anlatmak istediğini çok güzel anlatırken bu filminde sadece kim ne çıkarırsa diye bir yönelişe girerek aslında bu konu üzerinde pek açık bir görüşünün olmadığını kanıtlamış. filmi izledikten sonra en az film süresi kadar meyin jimnastiği yaptım ve senaryoda çok mantık hatası buldum buda kurguyu çok derinden sarsıyordu. ama şunu reddedemem ki o zamanın teknolojisinin aslında sinema gibi bir sektörde çok daha kaliteli olarak işler vereceğini bize gösterdi. film belkide en yüzeysel anlatımda yani en objektif mesaj oalrak "insanoğlunun yaradılışı" şeklindedir. ama yapmış olduğum muhakemeler sonucu aslında anlatılanın bir hiç olduğunu gördüğüm için film içinde çok kopukluklar var ve bunlar bir sonraki bağlantıalrı çok etkiliyor. buraya yazarak yazının gereksiz uzunluğpa sahip olup okunmamasını istemediğimden yazmıyorum. 10/4
Kubrick bu filmle gerçekten diğer yönetmenlerden farklı olduğunu bir kez daha tüm dünyaya kanıtlamıştır. Filmin insanlıgın ilk şafagından 4.000 yıl öncesinden başlaması ve insanın maymundan türediğini daha ilk dakıkalarda insanın gözüne sokarcasına anlatıyor üstat. İnsanoglunun veya canlı aleminin diyelim dünyanın varoluşundan günümüze kadar şiddet uygulamaya ne kadar elverişli olduğunu gösteriyor.Ayrıca 4.000 yıl öncesinden beri şiddetin var olduğunu ve her daim var olacağı mesajınıda veriyor.Zaten bu filmi seyirlik bir film olarak bakmak çok yanlış çünkü Stanley Kubrick bu filmle çoğu belgeselin veremediği mesajı vermeyi amaçlamış.Tamam belki film sıkıcı olabilir ama Kubrick gerçekten geleceği görebilen bir yonetmen oldugunu kimse inkar edemez kimsenin böyle bir hakkı yok.Filmin beğendiğim bazı noktaları : 1- Maymunların ( bi nevi insanoğlunun doğuşu) yer edinme arayışlarından sonra şiddete yönelme sahneleri 2- Profesörün kızının babasından telefon istemesi 3-Yer çekimine dayanıklı etiketli ayakkabıların olması ve yerçekimini çok güzel bir şekilde seyirciye anlatması. Profesörün yemek kasesini bıraktıgı ve hafiften havalandıgı sahne özellikle çok iyidi. 4-Filmde gülmemi salayan bir sahne : Yerçekimsiz tuvalet :) 5-HAL9000. Gerçekten Stanley geleceği görmüş arkadaşlar. Teklonojinin insanoğluna üstünlük kuracağı gerçeğini çok iyi bi şekilde yansıtmış üstat.Özellikle HAL9000 in başkaldırış sahneleri çok iyiydi. 6-Yıl 1968 ve bu efektler..İnanılmaz. Arkadaş Apollo 13 bile 1970 yılında çıktı Aya. Bu adam bu kadar bilgiyi nasıl edinmişte bunları başarmış Nasayla birliktemi çalışmış anlayamadım. 7- Görüntü yönetmenliği harika.Ayrıca müzikler bu gibi mesaj içerikli filmlere göre gayet dinlendirici ve güzel. Gelelim filmin beğenmediğim yönlerine..Evet gerçekten gereksiz sahne sayısı çok fazla.Ama evet bende 1968 yılında yaşayan bi insanoğlu olsam ve bu filmi sinemada izlesem ilk defa uzayı görmenin heyecanıyla değil 2.5 saat 10 saat bile izlerdim.Kubrick in eminim ki sahneleri uzatmasının nedeni budur. Az diyalog olması bir başka eksisi. Tamam çok güzel mesajlar veriliyor fakat 45 dakika konuşma olmuyor araya iki-üç cümlelik replikler koyulsaydı daha güzel olabilirdi.Herneyse sonuç olarak filme puanım 9..Stanley öyle bir film yapmış ki Al kardeşim sen bul ne anlatmak istediğimi demiş ve çekmiş gitmiş. Ben bugüne kadar finali için bu kadar polemiğe girilen bir filme rastlamadım bu yüzden puanım 9. Son olarak : Yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim amma son sahnede bittim.. Lütfen bilim-kurguyla arası iyi olan bir arkadaş bana son sahnenin ne demek olduğunu açıklayabilir mi :)
Film evrim teorisi, reenkarnasyon ve paralel evren kavramları üzerine üretilmiş olsıyla birlikte parçalı anlatımın kullanmasıyla yeni bir dil oluşturmuş böylece bir çok yönetmeni etkilemiştir.Örnek vermek gerekirse Tarantinonun bir çok filminde vardır bu. Tabi birde maymunun attığı kemiğin uzay gemisi olması kurgusuna uyum kesmesi denir bunu da ilk yapılan filmdir.
sene 1968 bu filmi çekmek teknik olarak zor ama asıl önemli olan kubrickin o dönemde böyle bir film çekme dürtüsü bence özellikle final sahnesini izleyince evde ayağa kalkıp alkışladığımı unutamamam ....bence bu filmi anlamayanlara çok da kızmamalı bence bu onların kaybı çünkü
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.