2001: Uzay Macerası
Ortalama puan
4,1
469 Puanlama

93 Kullanıcı yorumları

5
28 Eleştiri
4
31 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
12 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
LarsVonTrier-2
LarsVonTrier-2

Takipçi 19 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Mayıs 2006 tarihinde eklendi
?2001'in felsefi ve alogorik anlamını konusunda spekulasyon yapmakta serbestsiniz.? S.Kubrick..Film uzun bir karanlık görüntüyle başlıyor.Kubrick adeta ?hazır olun,şok olacaksınız.? demek ister gibi birde mistik müzik koyuyor bu görüntüye. Akabinde bizi hayal etmeye davet ediyor.. ve bundan yaklaşık olarak 4 milyon yıl önceye yolculuga cıkarıyor sanki dünmüş gibi..gidiyoruz maymun-insanların(!) yanına kubrickle beraber..ve insan aklının her yöne çekebileceği bir şey yaşanıyor. Bir obje beliriyor..?taş blok? ..bu taş blok adeta insanlığın geleceğini belirliyor yönetmenin gözünde.. korkak oldugu kadar cesurda olan maymun-insanlar bu taşbloktan korkarak onlara saldırma içgüdüsüyle yaklaşıyor.. ve beklenen bir sonuç : İlk silah keşfediliyor,bloğa vurmak için !Zaman ilerliyor insanoğlu değişiyor,dönüşüyor ve gelişiyor.. ancak obje hala duruyor.sanki insanoğlunun ne kadar ilerlediğini gösterebilmek için..Sonra karşımıza HAL çıkıyor. Hal, insanoğlu ne işe yarar ki? sorusunu yönetmenin gözünde sorgulayan bir bilgisayar..herşeye verecek bir cevabı vardır HAL'ın..son derece teknolojiktir..Ve bilgisayarların insanoğluna hükmü başlamıştır..insanlarla aletler arasındaki hiç bitmeyecek savaşı başlatmıştır kubrick..Hal anlamıştır hata yapmanın nelere mal olacagını.. ve artık olaylara farklı yaklaşır.. sevmez insanoğlunu..gereksizdir onlar..Sonsuzluk ! insan uzayda kendi dramasını başlatır. Aletlerle olan savaşını yine bir aletle kazanmıştır insan ancak uzayda yalnız kalmamış mıdır?..Daha sonrasında aklın sınırlarının zorlandığı sonsuzlugun ötesine gidiş başlar..insan doğumuna mı yoksa sonsuzluğuna mı gitmektedir ? ?ruh,vücut,zihin,doğum.ölüm kavramları sorgulanır..Notlar..*Filmdeki bilgisayarın ismi HAL. Hal kelimesindeki harflerin her birini alfabede bir sonraki harfe getirdiğimiz vakit ?İBM? kelimesine ulaşıyoruz?!**Ay'a giden ilk insanlardan N.armstrong filmin uyarlandığı kitaptan etkilendiğini ve uzaya giderken aklında olduğunu söylemiş..***yorumumda kubrick2001.com'un etkisi olmuştur mutlaka bilemiyorum..****Mutlaka iki defa izleyin !
oscar1895
oscar1895

Takipçi 133 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Şubat 2006 tarihinde eklendi
İnsanlığın Doğuşu...Şiddet her zaman vardı ve varolmaya devam edecek.İster Darwin Teorisine inanın ister inanmayın.Zaten konu o değil.Konu şiddetin doğum evresinden başlıyor.-aslında başlamıyor.O zaten hep varolan bişey-İnsanoğlu kemiği ilkel birer silah olarak kullanmaya başlıyor ve olanlar oluyor.Kemiği havaya fırlattıktan sonra- belki de sinema tarihinin en klasik sahnesi- başlıyoruz uzaydaki yolculuğumuza klasik müzik eşliğinde.Sadece seyrediyoruz bu görselliği.Makineyi yaratan insanoğlu sonra makinenin kölesi haline geliyor.H.A.L infazını gerçekleştirmek üzere olan Dave’e yalvarmasını soluğumuzu tutarak izliyoruz.Sonra yine filmin ilk bölümünde ne olduğunu anlayamadığımız monolit burda da çıkıyor karşımıza.Belki son bölümde anlayabiliriz monolitin ne anlama geldiğini diye düşünüyoruz ancak bu yine mümkün olmuyor.Sahi, o monolitin anlamı ne ola ki?Bir kere herşeyden önce film mükemmel ötesi görselliğe sahip.Bugünün teknolojisiyle bile, böylesine bir görsellik yaratmak oldukça güç bir durum.-Barry Norman bu filmi küçük ekranda izlemeyin, diyor.Küçük ekran bu filmin destansı boyutunu azaltıyormuş-Bununla beraber filmde çoğu korku filmine taş çıkaran sahneler de mevcut.-şahsen gördüğüm birçok korku filminden çok daha fazla korktuğumu belirtmek isterim-Sanırım bunda konunun insanoğlunda bıraktığı izlenimin de payı oldukça büyük.Ayrıca müziklerin de gerilimin dozajını en üst seviyeye çıkardığını bazen de rahatlattığını-gerçi rahatlama aşamasında bile tüylerimiz diken diken oluyor-da söyleyebiliriz.10/10
salaris
salaris

33 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
15 Şubat 2006 tarihinde eklendi
Tamam yapıldığı zamana göre kaliteli olabilir zaten her filimi yapıldığı zamana göre değerlendirmek gerekir.Ya sitesinde de anlatmış zaten bu filmi anlamıyacak ne var niye bu kadar büyütülüyor bu filim ya.Adamda şaşırmıştır böyle tepkiler gelince.İşi zbozuntuya vermeyip açıklamayarak daha ilgi uyandıracak br karar almış.Yani rüzgara karşı yelken açmış işte.Öldükten sonraki hayatı irdelemiş filimdeki yaklaşım açısı tabiki ona göre insanlar evrimleşiyor ve evrimin son aşamasıda belki okudğu bilimsel makalelerden etkilenmiş çünkü bazı bilim adamları yıldızlarında doğup büyüyüp yaşlanıp öldükleri için canlı varlıkmış gibi algılanabileceğini söylemiş.Oda o makaleden etilenip sırf bu noktayı vurgulamak için filim yapmış ne var bunda daha ötesi yok!!
milsin
milsin

Takipçi 91 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
15 Ocak 2006 tarihinde eklendi
şu ana kadar yapılmış en güzel ve felsefik bilim kurgu filmini de izlemiş olduk. filmde insan bilincinin geçirdiği süreçler o kadar etkili ve derin işlenmiş ki etkilenmemek içten bile değil. nedir bu süreçler; ilki maymundan insana geçişi gösteren alete hakim olma daha sonra ise binlerce yıl ileri gidiş ve insanın kendi yaratmış olduğu teknolojinin kölesi haline gelmesini büyük bir şaşkınlıkla izlememiz. ancak filmin bu mesajının ardında daha da önemli bir mesaj olaninsanın geleceği problemi; bilinmezlik, varoluş, din, inanç ... son kare çok önemli büyük bir cenin;sanırım bu da insanın ölümsüzlüğünü ve devinimini anlatan en önemli ve kusursuz işlenmiş bir sahne. yani ebedi sonsuz devinim...10/9
hakanucaroglu
hakanucaroglu

3 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
27 Aralık 2005 tarihinde eklendi
Yorumları okuyunca bu filmin nasıl oluyor da klasikler arasına ve baştacı yapılmasına pozitif yaklaşmışlar anlamış değilim.Seyrettiğim en absürd (ağır kaçabilir ama böyle) filmdi.Hele ilk sahneler,gezegende maymunlar vs.Dedimki yanlış fil almışım,sonra hoop doğru uzaya..Yani kel alaka dedikleri bu olsa gerek.Zamanına göre süper olabilir ama kesinlikle baştacı edilemez kanımca.
bluevelve
bluevelve

Takipçi 115 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Aralık 2005 tarihinde eklendi
Film eşsiz bir müzik eşliğinde ve yine aynı eşsizlikteki natural karelerle başlıyor.önce neyle karşılaşacağının farkında olmuyor seyirci . kubrick rahatlatan gün doğumu ve uçsuz bucaksız dağ ve ova kompozisyonuyla bireyi koltuğunda sakinleştiriyor. Bu aslında ilerleyen safhalarda beyne yüklenecek şoka hazırlamak için yapılıyor, görüntüler karşısında kendinden geçmiş seyirciyi. Derken ? insanlığın ? doğuşu sunumu yapılıyor. Evrimden önceye doğru, ilkelliğe yolculuk için kemerler takılıyor yavaştan. Ve atalarımızla karşılaşıyoruz birazdan. Kollektif bir yaşam çıkıyor karşımıza. Bir topluluk olarak yaşama duygusu hakim kılınmış ve aradaki bağ, birlikteliği şart koşmuş bir zorunlulukta. Çünkü henüz dışsal etkenlere karşı kendini koruma yetisine haiz olmamış olan atalarımız , gerek hayvansal gerekse de türdeş tehditlere karşı, iç içe kaynaşık bir duruşa yönelmişler. Hakimiyet yine vazgeçilmez bir zaruriyet olarak çıkıyor karşımıza. Bir su birikintisi için verilen mücadele , daha evrimden önce bile yaşamsal kaynaklar için sahip olma ve egemenlik kurma güdüsünün varolan bir gerçeklik olduğunu gösteriyor. Paylaşılmanın düşünülemediği bir noktada devreye çatışma ve üstünlüğü ortaya koymak için verilen göz dağı giriyor.doğan günle birlikte, toprağa dikine saplanmış bir kütle farkediliyor. Önce huzursuz bağırışlar sonra meraklı yaklaşım ve dokunuşlar birbirini takipediyor. Ve parmağı değiyor cisme , işte bu ilk keşif oluyor şiddete giden yönde. Atlarımızdan biri kemiği fark ediyor, o da sert, tıpkı biraz önce dokunduğu cisim gibi. Eline alıyor kemiği, kavrıyor geniş pençelerinde, sınarcasına vuruyor yere. İşte şimdi doğumu için insanın geriye tek bir şey kalıyor. Oda ikinci kez su başında karşılaşılmasıyla ortaya çıkıyor. Ve ikinci şiddet gösterisi, ilk ölümü getiriyor. İnsanlığın doğuşu , ölümün sunuluşuyla başlıyor. Kubrickin bu benzersiz anlatımı ve yaklaşımı bizleri, kökenlerimize işleyen katıksız şiddet ve yaradılışsal saldırganlık gerçeğiyle baş başa bırakıyor. Yönetmen, insanlığın doğuşuyla şiddetin aletsel keşfedilişini paralel bir düzleme oturtarak, evrimsel sürecim çıkış noktasının, insanın benliğinde yüzeye çıkan egemen olma ve bu egemenliği, ölümcül bir olgu çerçevesinde hakimiyet alanına yayma ve bu yayımında, doğal olarak şiddeti kullanma noktasında tek bir araç olarak karşımıza çıkardığını, dışavurumsal bir dille sunmaktadır. Sinema tarihinde eşi görülmemiş bu anlatım dili, kubrick sinemasının derinliğinin ve sorgulayış tarzındaki acımasızlığının yüze çarpan tokadı olarak görülebilir.İnsanoğlu artık dünyaya hükmedebilmekten başka uzayın derinliklerine de yol alarak, sınırsız bir bilinmezliğin gizlerini sonuna kadar açma gayesindedir. Bu, insan tarafından yaratılan yapay zekanın eşliğinde gerçekleşecek bir süreç olarak önümüzde şekillenmektedir. Kubrickkin gelecek dizaynı ve bu öngörüsündeki tutarlılık, filmin ikinci yarısında şekillenip bizleri karşı konulmaz bir hayranlığa sevk ederek, o zamanın şartlarında böyle bir dünya yaratan bu yönetmene, bir kez daha saygılarımızı sunmamızı zorunlu kılıyor.Jüpitere doğru yol alıyor iki kahramanımız. Birde, insanın yarattığı ve belki de kendi sonunu hazırladığı bir yapay zeka eşlik ediyor bu yolculukta onlara. Kısa bir süre sonra hiçbir şeyin yolunda olmadığı anlaşılıyor. Yaratılan bu zekanın insana özgü duygularla donatılması , insana has zayıflıkları su yüzüne çıkartıyor. Ve insan kendi yaratımının tehdidiyle yüz yüze kalıyor. Yapay zekaya, insanı anlaması için yüklenen duygular kısa bir süre sonra onu, insan doğasına hükmeden öldürme güdüsüyle tanıştırıyor. Kubrick yaratım dizaynının ,gerek insanın yaratılışında gerekse de insan tarafından bu yapaylığın yaratılışında kusurları ve hataları olduğunu sembolik bir anlatım yoluyla şekillendiriyor.tanrısal figürün yerine maddesel somutluktaki bir cismi yerleştirerek bu kusuru, gözle görülür bir sorgulamanın öznesi haline dönüştürüyor.çünkü, cismin görülür yapısındaki kusursuzluk , tanrı kavramındaki muhlak yapının belirsizliğinden, belirgin bir biçimselliğe sahip. Böylece katı ve herhangi bir ruhaniyet içermeyen bu cisim, yaratıcının kalıpsal bir karşıtlığı niteliğinde karşımıza çıkarak, evrimdeki kusurun, gensiz ve atomları olmayan bir kavram inancından kanaklandığını ve bunun da , dinsel bir kökenin olma öngörüsünün sonucunda olduğu, vurgulanmaya çalışılıyor. Tabi bu vurgu benzersiz bir anlatımla yüzeye çıkarılmadan ve de hissettirilmeden kotarılıyor.Ve dave insan yaratımı hal? le girdiği mücadele soncu kendini uzayın derinliklerinde, renkli bir görselliğin içinde kaybediyor. Zamanda ilerleyerek evrenin sınırlarını aşıyor ve sonsuzluğun mutlaklığında evrimsel bir döngünün merkezinde buluyor kendini. Önce yaşlılığına tanıklık ediyor ve sonra o, tanrısal cismin eşliğinde tekrardan hayat bularak, uzayın derinliklerinde sonsuz yaşama başlıyor.Kubrickin gerek kurguyu , gerekse de görselliği kullanmadaki başarısı, onu ve bu filmi unutulmazlar arasında sağlam bir yere oturtuyor. Filmin derinlik arz eden yapısı ve içinde barındırdığı simgesel sorgulamalar , gerek döneminin gerekse de bu günün çözülmesi ve cevap bulunması bir hayli zor; yaratımsallık, evren, sonsuzluk gibi kavramları, yine anlaşılması zor sembollerle betimleyerek , perdeye yansıtıyor.Bu film kesinlikle her sinefilin görmesi ve baş köşesinde olması gereken bir yapıt oluyor.
edenknight
edenknight

Takipçi 155 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Şubat 2005 tarihinde eklendi
Zamanının çok ilerisinde olan altın bir klasik karşımızdaki.Evrimin insanı nereden nereye getirdiği,ilahi müdahelenin bunun neresinnde durduğu ve nereye gittiğimiz sorularını nerdeyse saf görsellikle anlatan yapım,daha o zamandan günümüzde çok moda olan Yapay-Zeka tehtidini öngörmüş,daha aya çıkılmadan bunu canlandırmış,uydu teknolojilerini ve geleceğin dünyasını neredeyse tamamen doğru olan tahminlerle yansıtmıştı,felsefi olarak ta Eski Yunan`dan beri sorulan insanın varoluş amacını sorgulayan düşünceden,Nietzche`nin üstüninasan fikrine kadar uzanan bir derinlik taşıyor,çok az dialog içeren film unutulmaz anlar barındırıyor ve izleyiciye zor bir seyirlik sunuyor,inanılmaz ağır temposu kimi yerlerde Physdelic-trans yaratacak derecede etkili olabiliyor ve gerçekten çok uzaklara götürüyor,teknik işçiliği tam anlamıyla MÜKEMMEL olan yapım,dönemine göre düşünüldüğünde aslında imkansız olması gereken bir yapı çiziyor,buna karşılık maketler,setler ve özel efektler hiç sırıtmıyor ve inanılmaz bir seyir zevki yaşatıyor,insanlığın macerasını,günümüzdeki en büyük sorunlardan olan iletişimsizliği,yapay zeka sorunsalını,o dönemden görüp aktarması neredeyse ürkütücü bir deneyim yaşatıyor izleyiciye,kısaca herşeyiyle kusursuz olan nadir filmlerden,zor,dahice ve estetik.Saygılar.
cemceboglu
cemceboglu

50 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Ocak 2005 tarihinde eklendi
2001'i ilk kez dün akşam izledim. Çok etkilendim. 1968 yılında böyle bir filmin çekilebilmiş olması beni çok etkiledi. Görüntüler güzeldi, ilgi çekiciydi. baştan aşağı ilgi çekici bir filmdi. Zorlayıcıydı, düşündürücüydü. evrim, yaratılış, uzay, yapay zeka gibi bir çok konunun beraber işlenmesi; biz kimiz? sorusuna aranan cevap beni çok etkiledi. Verilen ya da ima edilen cevabın ne olduğu değil, bu sorunun bu kadar ciddi ve neredeyse konu olmaksızın ama sinema diline tamamen teslim edilmiş halde aktarılması çok güzel.
greendestiny
greendestiny

Takipçi 192 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Ocak 2005 tarihinde eklendi
dvd sini yazın almıştım ama kısmet bugüneymiş...gerçekten enfes bir film..zaten bir başyapıt...bilim-kurgu nasıl olurmuş gösteriyor..68 yılından günümüze kadar halen tazeliğini koruyan olağanüstü bir film
Kptan Custo
Kptan Custo

Takipçi 98 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Kasım 2004 tarihinde eklendi
Film insanı uçuuyor ay sahneleri insan oğlu daha aya gitmemeiş Hal 9000 bilgisayarlar abaküs seviyesindeyken oluştırulmuş gelecegi çekmiş adam daha ne olsun
pokeimam1001
pokeimam1001

79 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
23 Kasım 2004 tarihinde eklendi
"I am sorry Dave" demek istedin herhalde.Kitabı okuduktan sonra izlediğim için sıkıldım.Bu da normal değil mi?
cihat1976
cihat1976

66 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Ağustos 2004 tarihinde eklendi
Sonunda DVD'den VCD'ye çektirerek sahip olduk.Usta yönetmen Kubrick tarihöncesi çağlardan uzay çağına insanın varoluşu,geleceği hakkında etkiliyici bir yolculuğa çıkarıyor.Büyüleyici müzikler,çarpıcı efektler,özenli dekorlarıyla çok etkili bir film.Şimdiye kadar hiçbir film beni bu denli etkilememişti.Tüm zamanların eniyi bilim-kurgu filmlerinden birisi.Türün hayranları tarafından mutlaka izlenmesi ve arşivlenmesi gereken gerçek bir başyapıt.
acemi0
acemi0

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Mayıs 2004 tarihinde eklendi
yorum arşivine şöyle bir göz attımda bu söylediklerimin bir kısmını filmin tamamını izlememiş olmama verin.ama yinede bildiğim kadrıyla kubrick bir şiddet filmi yönetmenidir ve dediğim gibi insanlık medeniyetinin duğuşu şiddetle olmuştur.dediğini düşünüyorum.
hookers
hookers

Takipçi 274 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Şubat 2004 tarihinde eklendi
www.kubrick2001.com/2001 GİRİN FLASH`LERİ İZLEYİN VE SUSUN...
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Film bilim kurgu alt metinlerinin yada varyasyonlarının baş ucu kitabı gibi bir baş yapıt....
Anlamasanız bile ki ikinci seyredişinden sonra kendi adıma bi kaç şeyi anladığıma inanıyorum o muhteşem setler,,, mavi tuna ve diğer müzikler,,, her türlü futuristik konu hiçte ütopik olmadan anlatılmış falan filan....
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler