Yani cem yılmaz gibi bir adamdan böyle kötü bir film. Sırf ismi için izledim. Mümkünse sen film falan yapma hele birilerine gönderme yapçam die hiç film yapma. Sen sahnene çık standup yap. O daha iyi.spoiler:
Açıklamasını yapmak bile fuzuli gelse de öncelikle Cem Yılmaz'ın komedi kimliğini bir kenara koyarak ve sanki her filmde önceki filmlerinin devamı niteliğinde bir hava yakalamak zorunda olduğu kanısına kapılmış olan arkadaşlardan da uzak bir şekilde, kendi içinde farklı bir çalışma olarak görüp o şekilde değerlendirerek yorumlarıma devam edeceğim.
Karşımızda senaryo olarak, zeki bir zihnin ürünü duruyor. Öncelikle Cem Yılmaz'ın diyalog hususunda ayrı bir kapasitesi olduğu aşikar. Dolayısıyla bu kadar dar bir zaman-mekan kapasitesine rağmen filmi izlenir kılması da ancak bu sayede olabilirdi. Dolayısıyla tek bir geceyi tek bir mekanda (eczane de eklenebilir) bol diyaloglarla izlemekten sıkılmıyorsunuz.
Filmlerde en dikkat ettiğim hususlardan biri de filmin sizden beklediği özverinin miktarının ne kadar olduğudur. Bazı filmleri anlamak, içine girmek dakikalar alabiliyor. İyi bir finalle süslenmiş bir filmin giriş ve gelişme kısımlarında bazen tavanı seyretmek zorunda kalabiliyorsunuz. Ancak bir o kadar da kendi hikayesinin içine sizi çabucak çeken filmler oluyor. Bu tarz durumlarda bu filmlerin bir gömlek öne geçtiği kanaatindeyim. Şahsen bu filmi izlerken de senaryoya çabuk ısınma durumu bende gerçekleşti. Dolayısıyla sıkıcı bir ilk perde geçirmedim.
Benim nezdimde 4 yıldızlık bir filmin kapısından döndüren şey ise filmin akıbeti oldu. Şöyle ki film kendi içinde epey sanatsal ve mesaj dolu. Bu hususta zaten eleştiriye kapalı diye düşünüyorum. Özellikle de sosyal medyadan antidepresanları, elma-armut gibi pazarlayan, herkesin kendi içinde bambaşka evrenlere gebe olan o zihin dünyasını tekdüze görüp, birkaç edebi cümle ile o dünyayı sindirebileceğine ve değiştirebileceğine inanan, çokbilmiş sosyal medya fenomenlerine iyi bir gönderme olmuş. Ancak halüsinasyon kısımlarından sonra film benim için yokuş aşağı gitmeye başladı. Belki filmin vurgusu ve teması için böyle bir istikamet gerekliydi ancak ben filmin o kısma kadarki gidişatından memnundum. Bu çok fazla rüya,halüsinasyon vb içerikli karışık filmleri artık zihnim kaldırmıyor. Inceptionda, Zindan Adasında falan güldük eğlendik, artık bizi filmden sonra düşündürme muhabbetinden uzak durun sayın senaristler. Zihnimiz zaten yeterince meşgul...
Sahneler ve ambiyans da epey güzeldi. Otelin iç dizaynı, kıyafetler, sahne ışıklandırmaları başarılıydı. Dediğim gibi izlenebilecek bir film ancak o akşamki beklentinize göre hareket etmekte fayda var.
Cem Yılmaz sinema camiası tarafından ciddiye alınmak için çok uğraştı. Sulu komediden uzaklaşan işler çekti. Ama bu filme kadar başarılı olamamıştı. Bu film en beğendiğim Cem yılmaz filmi oldu. Aztek karakteri karakomik filmler serisinde de dikkat çekmişti, o serinin en ilginç karakteriydi. Ama filmin gerçeküstü hali kötü ve sıkıcıydı. Bu filmde ise her şey yerli yerine oturmuş. Hem yan karakterler renkli ve ilginç olmuş, hemde mizah duygusu yerinde. bu filmde gerçeküstü hayal sahneleri azaltılmış daha iyi olmuş. Tam ideal bir netflix projesi çekmişler. Hem eğlenceli hem sosyal mesaj var. Atmosferi çok güzel. Hep övdüm ama unutulmaz bir başyapıt beklemeyin. Sadece güzel bir film.
Beklentileri karşılayan bir film değil maalesef. Eski Cem Yılmazı özledik. Filmin komedi ile alakası yok verilmek istenen mesaj "sosyal medya doktorları" ve onların saçma sapan öğütleri sebebiyle insanları nasıl kandırdığı ve daha da depresyona sürüklediğiydi.
Eski cem yılmaz filmlerini özledik , aceleye gelmiş bir film sanki, maliyetten kaçmak için mekan bile degistirilmemis, açıkçası yapmak için yapılmış bir film olmuş .
Komedi filmi olmadığı kanısındayım. Derin, psikolojik ve büyük ihtimalle seyircinin tamamını anlaması beklenmeyen bir yapıda çekilmiş. Kötü değil, süper de değil. Ortalamanın üzerinde, izlenmesini tavsiye ederim.
Cem Yılmaz tek bir mekanda 5 oyuncuyla çektiği bir film gerçekten yakıştıramadım. Cem Yılmaz denince akla Sahne, Kostüm, Tasarım gelir. Arog, Gora vb. filmlere ihanet olmuş bence fakat internet filmi olabilir. Zaten filmin adı üstünde Ayzek ile bir gece sadece bir geceyi saniye saniye anlatan film tek başına kurtaramamış...
Cem yılmaz ismi seveni olur sevmeyeni olur sonuçta güçlü bir markadadır....ülkede bırak sosyal medya yı doğru düzgün internet yokken gösterilere başlayarak kulaktan kulağa stand-up gösterileri yayılan ve bir kar topu gibi büyüyerek bugün herkesin ismini bildiği bir isim...kendisinin bir sinema aşığı olduğunu anlamak zor değil kendiside bizler kadar bütün başyapıtları izlemiş usta isimlerle çalışmış sinema nedir bilen biri...elinde bütçe imkanı var...türkiyenin önden gelen oyuncuları ve yapımcılarından kime gitse destek görecek bir isim...bizde seyirci olarak böyle bir isimden güçlü yapımlar beklemek hakkımız...ama karşımıza hep neden se tam olmamış yapımlarla çıkmayı tercih ediyor...cem yılmaz şurda kaç senelik ömrün kaldı...artık karşımıza aklına eseni yazıp bir şekilde yapım süresini dolduracak işlerle çıkmak yerine şöyle hayalini kurduğun bir proje yokmu öyle bir işle çıksan olmazmı...bu yapımında genel olarak sıkıcı ve bağ kurması zayıf bir yapım...içerisinde eve bazı özel anlar var ama sadece o kadar bütün olarak bakınca zayıf...
Film öncelikle klasik cem yılmaz komedisi değil bunu bilerek izlemek gerekiyor. Cem yılmazın son yıllarda değişen film ve senaryo anlayışının devamı niteliğinde bir film olmuş. Gayet kaliteli bir yapımdı mizahın dozaşı da idealdi. İçinde biraz hüzün biraz gerilim biraz eleştiri yani kısacası her telden çalmış cem yılmaz. Bu tarz neredeyse tek mekanda ve çok kısa bir saat aralığında geçen filmler bana her zaman daha iyi gelir çünkü burada öne replikler çıkar. Replikler de cem yılmazın kalitesine ve göndermelerine/eleştirilerine gayet uygundu. Her karakter için uzun uzun analiz yazılabilir hatta karakterlerin ana karakter olan ayzek' in belli kısımlarını temsil ettiğini de söyleyebiliriz. Tek mekanlı bir film olmasına rağmen durağan ve sıkıcı olmayan gayet akıcı bir filmdi. Kesinlikle izlenmesi tavsiye edilesi bir film
Çok büyük gülme umutlarıyla izlenilmemesi gereken ve benim tarzıma uygun olmadığı için pek keyif alamadığım bir film. Yine de sözkonusu Cem Yılmaz ise izlenmeye değer 6/10
Do not Disturb, Cem Yılmaz'ın Karakomik filmlerinden birinde geçen Ayzek karakterinin hayatını daha derinlemesine izlememizi sağlayan güzel bir kara mizah olmuş.Ayzek karakteri, Karakomik filmlerde de kısa bir süreliğine de geçse etkili bir karakterdi. Cem Yılmaz, çizdiği portrede karakterleri güzel işlemiş.Psikoloji, dram ve komedinin güzel bir karışımı olmuş.Film sizi zaten kahkahalara boğmayı amaçlamıyor.Her zaman görebileceğimiz karakterlerin yansımasını yapıp otel ortamında yollarını kesiştiriyor.Aralarında bakış açısını ve yaşam ile olan bağlarını komik diyaloglarla ortaya koyuyor.Sanat ve görüntü yönetmeni çok güzel iş çıkarmış.Otelin ortamı ve ışıklandırması çok iyi olmuş.Ayzek'in kişisel gelişimcilerin tuzağına düşmesi çok ironik ve komik bir şekilde yansıtılmış."Ben pizza değilim ki herkesi mutlu edeyim."repliği güzeldi.Kişisel gelişim, yaşam koçu ayağına uyduruk bir düzlem sunanlara film iyi çakıyor.Ayzek de uyanıp halüsinasyon şeklinde kavga etmesi de iyiydi.Film de zaten Ayzek'in olumlaması ve annesinin ne saçmalıyorsun falan gibisine diyaloğuyla başlıyor gibi. Karakterler çok iyiydi.Üstenci,elitist, sürekli yazar lafı geveleyen Bahtiyar; Pandemi serbestliğinden yararlanıp hatunu vuran Davut, kişisel gelişim saçmalayıcı Peri, en çok da eczacı Saniye favori karakterimdi. İzlemesi keyifli bir filmdi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.