“Çekirge Bir Sıçrar, İki Sıçrar…”
Yazar: Gizem Şimşek Kaya2019 yılında Mariano Cohn yönetmenliğinde çekilen "4X4" (2019) adlı İspanyol filmden North.five.six, The Avenue Entertainment ile ZQ Entertainment ortak yapımcılığında Amerikan Sineması’na uyarlanan "Locked", Türkiye’de gösterime girdiği adıyla "Tuzak", filminin yönetmen koltuğunda "The Hive" (2014), "Brightburn" (2019), "Nightbooks" (2021) gibi filmlerin de yönetmenliğini yapmış olan David Yarovesky oturuyor. 2019 yapımı "4X4"ün senaristleri Gastón Duprat ile Mariano Cohn’un senaryosundan Michael Arlen Ross tarafından uyarlanan filmin görüntü yönetmenliğini Michael Dallatorre üstlenmiş. Müzikleri Tim Williams tarafından hazırlanan filmin oyuncu kadrosunda ise "It" (2017), "It: Chapter Two" (2019), "Nosferatu" (2024), "The Crow" (2024) gibi filmlerden hatırlayacağımız Bill Skarsgård ile efsanevi aktör Anthony Hopkins’e Ashley Cartwright, Michael Eklund, Navid Charkhi gibi isimler eşlik ediyor.
.
Filmin konusunu bir cipte mahsur kalan bir adamın yaşadığı gerilim oluşturuyor. Geçim sıkıntısı yaşayan Eddie Barrish, çaresizlik içinde hırsızlık yapmaya kalkışır. Ancak kapısını açık bulduğu lüks bir SUV olan Dolus’un içine girmesiyle hayatı kabusa döner. Araç, onu içeride kilitler ve görünmeyen sahibi William’ın acımasız bir oyununun parçası haline gelir. Eddie, araç içindeki psikolojik ve fiziksel işkencelere direnirken hem geçmişiyle hem de vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalır. Hayatta kalmak ve kızına kavuşmak için zekâsını ve kararlılığını kullanması gerekecektir.
Önce "4X4"…
2019 yapımı "4X4"ün yönetmen koltuğunda Mariano Cohn, senaryo koltuklarında ise yönetmen Cohn ile Gastón Duprat oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Kiko de la Rica’nın üstlendiği, müzikleri Dante Spinetta tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Peter Lanzani, Dady Brieva, Luis Brandoni, Fabio Alberti gibi isimler bulunuyor.
Ciro isimli hırsız bir gün 4x4 bir cip soymaya karar verir ancak işler hiç istediği gibi gitmeyecektir. Ciro aracı çalayım derken kendini içinde kapana kısılmış şekilde bulur. Cipin sahibiyse artık soyulmaktan yorulmuş bir doktordur. Telefonla Ciro'yu arayan doktor ona hem psikolojik hem de fiziksel şiddet uygulamaktadır. Ciro tüm bunlara rağmen arabadan çıkmak için çabalasa da araç ses ve kurşun geçirmez polarize camları, kırılmaz aksamıyla tank gibi güçlüdür.
2019 yapımı filmin girişinde gösterilen beton üzerine gömülmüş kırık cam parçaları, güvenlik kameralarının bile koruma kafesleri içine alınmış görüntüleri, ilan panolarında ev istilasına yönelik olan filmlere dair afişlerin bulunmasıyla mahallenin ve ortamın güvenlik konusunda ciddi bir sorunu olduğunu ve mahallelinin bu sorunlara kendilerine göre önlem almaya çalıştıklarının altını çizecek şekilde verilmiştir. Aracın Batman aracı gibi bir araç olmaması ama adının özellikle Predator yani avcı olarak konulması gibi detaylar filmin ne kadar titizlikle hazırlandığını da izleyicilere yansıtmaktadır. Özellikle filmi izleyecek herkesin çocukluk yıllarında en az bir kez dinlemiş olduğu Ağustos Böceği ile Karınca Masalı’na gönderme olacak şekilde arabada Ciro karakteriyle birlikte bir Ağustos Böceği’nin kapalı kalması ve Ciro’nun kendi arabadan çıkamasa da Ağustos Böceği’ni özgürlüğe kavuşturması gibi detayların yanı sıra devlet, güvenlik ve suç üzerine ciddi politik göndermeler yapmayı da ihmal etmemesiyle de dikkat çekici bir film olduğunu söylememiz gerekir. Üstelik Ciro karakterine hayat veren Peter Lanzani kadar doktora hayat veren Dady Brieva’nın ve sonrasında onlara katılan arabulucu karakterini canlandıran Luis Brandoni’nin performansıları izleyicileri etkisi altına alacak denli başarılı.
Sonra "A Jaula"…
2022 yapımı "A Jaula" ("The Cage") adlı Brezilya uyarlamasında yönetmen koltuğunda João Wainer otururken, uyarlama senaryoyu João Cândido Zacharias kaleme alıyor. Görüntü yönetmenliğini Leo Resende Ferreira’nın üstlendiği, müzikleri Apollo Nove tarafından hazırlanan filmin oyuncu kadrosunda ise Chay Suede, Alexandre Nero, Mariana Lima gibi isimler bulunuyor.
Djalma adlı hırsız, sessiz bir sokağa park edilmiş olan bir arabaya kolayca girer, ancak dışarı çıkmaya çalıştığında, iletişimsiz ve yiyecek ile su olmaksızın kapana kısıldığını fark eder.
Bu uyarlama aslına sadık kalarak devletin korumasının yetersiz olmasına ilişkin haber vtr'leri, güvenlik kamerası gibi görüntülerle başlamayı tercih ediyor. Yine aslına sadık bu uyarlamada hırsız Djalma, İspanyol yapımda olduğu gibi araca tenis topu yardımıyla giriyor ve içeride çalabileceği eşyaları topladıktan sonra arka koltuğa idrarını büyük bir keyifle yapıyor. Uyarlamada Ağustos Böceği de bulunuyor hatta Ağustos Böceği finale dek de hırsızın bir yansıması olarak var olmaya devam ediyor. Finalinin de değiştirilmediği filmde, doktor ile arabulucunun sahneleri aynen kalıyor ancak arabulucu polis bu kez halen teşkilatta çalışmakta olan bir kadın polis olarak değiştiriliyor. İlk filmdeki gibi, politik eleştiri altyapısı aynen kullanılıyor ve Brezilya Devleti’nin hırsızlık gibi adi suçlar konusunda ne denli yaptırımsız kaldığının altını çiziyor. Bu uyarlamada Djalma adlı hırsızı canlandıran Chay Suede’nin başarılı performansından bahsedilebilse de doktor ile arabulucunun ortalama kaldıklarını da belirtmek gerekiyor.
Amerikan Uyarlanamamasına Gelecek Olursak…
Öncelikle Amerikan uyarlamasının orijinal film kadar politik bir çerçeve sunmadığını, açılışının ve finalinin değiştirilmek suretiyle yumuşatıldığını belirtmekte fayda var. Son dönemde neredeyse her yeniden yapım ya da uyarlamada karşımıza çıkan Bill Skarsgård için bu filmin lokomotifi hatta neredeyse tek oyuncusu demek mümkün. Anthony Hopkins çoğunlukla sesiyle Skarsgård’a eşlik ederken, kısa bir süre oyunculuğuyla da izleyicilerin karşısına çıkıyor ancak tüm yük yine de Skarsgård’da. Her ne kadar Skarsgård iyi bir performans sergilese de orijinal film kadar etkili bir alt metin sunamadığının altını çizmek önemli. Yine üç film arasındaki en büyük farklardan biri de orijinal filmde ve Brezilya uyarlamasında doktorun ile arabulucu karakterlerin performansları da önemli ve bu karakterlerin katılımlarının da senaryoya ve öyküye büyük katkıları bulunuyor. Oysa Amerikan uyarlamasında özdeşleşim kurulması için borç batağında olan Eddie Barrish’in bu hali gözler önüne seriliyor, kızına olan bağlılığı ile sevgisinden dem vuruluyor; haliyle de izleyicilerin onunla özdeşleşim kurmaları sağlanıyor. Üstelik Amerikan uyarlamasında aracın kapısı açık, araçta çalınacak eşya bulunmuyor ve hırsız karakterimiz arka koltuğa idrarını yaparak sahip olmadığı lükse ekstra zarar vermeye de çalışmıyor. Antony Hopkins’e ait, fazlasıyla teknolojik olan araç ise izleyicilerin asla ulaşamayacakları zenginlikle bir adama ait adalet sağlama yöntemi. Üstelik doktor karakterinin ona uyguladığı şiddet nedeniyle hırsızın tarafında olma durumunun yaratılması da cabası. Bu durum da haliyle 2019’dan bu yana kulaktan kulağa oynar gibi üçüncü kez uyarlanan bu hikâyenin “Eğer paran varsa kendi adaletini sağlayabilirsin.” veya “Zengin bir manyağın şiddet zevki.” gibi mesajlara dönüşerek sorunlu bir alt metne sahip olmasıyla noktalanıyor.
Sonuç olarak "Locked"; Skarsgård’ın tek başına performans sergilediği, uyarlandığı filmdeki politiklikten uzak kalmasının yanı sıra hırsızla özdeşleşim kurulmasını teşvik eden, ortalama bir gerilim filmi olmaktan öteye geçemiyor.
Gizem ŞİMŞEK KAYA