En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Rosalind
16 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
27 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Filmin temelini oluşturan ve ana karakterimizin gördüğü vizyon bu sefer lunaparkın hız treni kısmında geçiyordu ki bunun oldukça yaratıcı ve günlük hayatın içinden olduğunu düşünüyorum. Güzel bir fikir olmuş. Genel olarak kontrol teması üzerinde durulmuş ki hız treni mantığı da bu yüzden. Hayatlarında daha kontrolcü olan insanlar kontrol edemeyecekleri herhangi bir aktiviteden uzak durabilirler ki böyle basit bir şey de buna dahil. Buradan hareketle film boyunca ana karakterin kontrol takıntısının gitgide kırıldığını görüyoruz. Ancak filmin temelini oluşturan vizyon sahnesini ilk iki filme kıyasla daha detaysız ve basit buldum.Şaşkınlığı ve gerilimi kesinlikle hissettirmiyor. Böyle güzel bir fikir bu yüzden etkileyici olmamış. Ayrıca oyuncular çok melankolik ve telaş, korku, belirsizliğin yarattığı öfke gibi duygular hiç yoktu. Hayatta kalanlar bir araya gelip durumun ne olduğu konusunda doğru düzgün bilgilendirilemeden öldü .Gereksiz hızlıydı ve tatmin edici değildi. Ölüm şekilleri olarak iki tanesi hariç sıradandı. Abartılacak zeka ürünü bir ölüm şekli yoktu.Ölümün geldiğini ve etraflarında olduğunu gösteren esintiler ve ipuçları da aynı şekilde devam etmiş. İlk iki filmden farkları tabii ki var. İlki ölüm işaretlerinin hissedilen ipuçlarının yanı sıra çekilen fotoğraflar üzerinden bulunması.Diğeri ise filmin sonu itibariyle daha önceki ana karakterlerin başına gelmeyen ikinci bir vizyon olayı. Bu detaylar hoş ve yenilikçi olmuş. Ama filmde en çok hoşuma giden şey Tony Todd oldu. Film boyunca fiziki olarak gösterilmese bile hız treninin girişinde bulunan şeytan figürünü ve filmin sonunda bulunan metro anonsunu seslendirmiş. Ve ayrıca şeytani kahkahası da oldukça tehdit edici ve korkutucu olmuş. Bu kahkaha sahnesi de aynı şekilde hız treni girişinde ve film bitip yazılar akmaya başladığında en sonda duyuluyor. Ayrıca üzerinde 'Drink Responsibility' yazan kamyon serinin 2. filminde, cenazede çalınan şarkı da 1. filmde kullanılmıştır. Böyle nüansları fark etmek keyifliydi. Yine de akıcı ve şans verilebilir bir film diyebilirim. Not: Filmin sonunda jenerik kısmında çalan ve Tommy Lee'nin seslendirdiği Love Train şarkısına bayıldım. Final sahnesi için güzel bir seçim olmuş.
İlk film bile sadece fikir olarak iyiydi,işleniş bakımından başarılı demek zordu.Devam filmi çekilebilecek bir kalitesi yoktu bence ama ticari başarı sonrarı gelen ikincisi de hemen hemen aynıydı.Bu üçüncü bölüm ise onlar kadar bile olamamış.Her şey özensiz ve baştan savma.Serinin en büyük numarası olan yaratıcı ölümlerin de en sönükleri burada.Kısa süresine rağmen dakikaları sayarken bulabilirsiniz kendinizi.
Serinin ilk iki filmine kıyasla bu yapımdan pek tat alamadım. Senaryo üzerinde ölüm sahneleri ile ilgili olarak sanki fazla kafa yorulmamış. Oysa ilk ve ikinci filmde akıl dolu ölüm sahneleri izlemiştik. Artı bu filmde kadro derinliğide yoktu. Başrolde oynayan Mary Elizabeth Winstead sıradan biri gibi. Hiç kamera kadrajına girecek potansiyeli yok. Final sahneside olmamış.
gittikçe saçmalaşan bir filmin 3. serisi abartılı sahneleriyle gerçek dışı bir hale gelmiş durumda. izlenmeyecek kadar hayal kırıklığına uğratıyor insanı 6/10
Bazı arkadaşlara katılmıyorum,serinin en kötü film i diye birşey olamaz çünki film in herhangi bir konusu yok,diğer film lerle aynı hep çeşitli ölüm şekilleri var,G Ö R S E L açıdan da serinin en iyi filmi. 8/10 Saygılar.
ben zaten lunaparklara mesafeli bir insanım ama arkadaş o nasıl bir hız treni ya. o nasıl ölme biçimi? artık binesim varsa da binmiyorum bu seriyi izleyin arkadaşlar
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.