Çocukken izlemiştim ilk defa. Daha sonra defalarca izledim. Bıkmadan usanmadan. Bu filmde hayran olmuştum Leonardo'ya Titanic'in yeri bambaşka... Beş yıldız kesinlikle çok az bu film için. Hala izlemediyseniz mutlaka izleyin izlettirin...
3 saat 30 dakika bir filmle nasıl geçer ki? Diyorsanız işte en iyi aşk filmi ile karşı karşıyasanız. Dünya sinemasında kesinlikle ayrı bir yere sahiptir. İlerleyen yıllarda buna benzer bir kaç film çeken yapımcılar oldu fakat kimse ama kimse yanından bile geçemez. Leonardo Di Caprio'nun kesinlikle bir oscarı eksik olan filmdir. Hangi sebepten alamadı hala anlamış değilim...
Trajik batışının üzerinden 100 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen bile hep duymuşuzdur Titanik'in ismini ve halen de duymaktayızdır. Döneminin en ihtişamlı sanat eseri olan Titanik, insanlar için o kadar derin bir anlam ifade etmiştir ki; binlerce ton ağırlığındaki bir demir yığını olmasını bile göz ardı etmiştir insanlar, ''batamaz'' demiştir. Daha ilk seferinde uğradığı feci kazadan dolayı batarak Atlantik'in soğuk ve karanlık sularına gömülmesinden onlarca yıl sonra, ''ıssız mezarının'' keşfedilmesiyle tekrar canlanmıştır, kendisinden yüzlerce yaş küçük ve kendisini hiç görmemiş insanların zihinlerinde. Titanik'in senarist ve yönetmen koltuğunda oturan James Cameron da işte bu insanlardan sadece bir tanesidir. Dünya deniz tarihinin en feci kazalarından bir tanesi olan Titanik'in sonu da kendi ihtişamına yakışır bir şekilde olmuştur.Tıpkı binlerce emeğin biraraya gelip Titanik gibi bir sanat eserini inşa ederek su üzerine indirmesi gibi; James Cameron da binlerce emek sonucunda bu ihtişamlı başlangıcı ve sonu anlatan Titank'i beyazperdeye yansıtmıştır. 200 milyon dolarlık bütçesiyle döneminin en pahalı filmi ve 2 milyar dolarlık hasılası ile bu alanda bir ilk olan Titanik de tıpkı; inşa maliyeti en pahalı olan ve boyutlarıyla bir ilk olan adaşı Titanik gibi ''ilklerin ve enlerin'' temsilcisidir. En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri başta olmak üzere tam 11 dalda Oscar alan Titanik de en az gemi olan adaşı kadar ihtişamlıdır. Aynı zamanda ''o gün Titanik'te neler yaşandı?'' sorusuna cevap arayan sinemaseverler için en ufak teknik detayların dahi işlendiği ve ekstra olarak hoşunuza gidecek, DiCaprio ve Kate Winslet'in başrolünde olduğu kurgusal bir aşk hikayesini barındıran sevimli bir belgesel niteliğindedir. Kısacası James Cameron'un eseri tıpkı adaşı Titanik gibi ihtişamlı, değerli ve yıllar geçse dahi hafızalarda yer edecek türdedir ve son olarak; 100 yıl önce batan Titanik'in yolcuları gibi kendisini ayrıcalıklı hissetmek isteyen sinemaseverleri, adına yakışacak şekilde Titanik gibi bir film izlemeye davet etmektedir.
Böyle bir aşk filmi yapılmadı yapılmayacakta.10 kerede izlesem hala aynı heyecanı mutluluğu hüznü verebilen bir film. Herşeyiyle hiç eksi yanı bulunmayan bir baş yapıt
İzlediğim en güzel film. Tam bir başyapıt. Özellikle müziklerine hayranım. Gerçekten etkisi altında bırakan ve çok ağladığım bir film;)Oyunculuklar da harika.
Küçük yaşlarda izlediğim bir filmdir. Ve hala etkisini yoğun olarak hissettiğim bir filmdir. Bana göre bir ''başyapıt'' böyle olmalı. Her şeyiyle ön planda... Oyunculuklar,yönetmen,müzik... Yıllar geçse de unutulmayacak sahneleri mevcuttur. Adeta sembolik olmuş kendine has unsurları içinde barındıran bir film. Daha ne diyebilirim ki.. İzlenmeli, izlettirilmeli
Heyşeyin çok iyi düşünüldüğü, takliklerinin yapılmaya çalışıldığı ama başarılamadığı, kısacası onlara sadece toz yutturacak filmdir. Filmin kamera arkasını ve o koca geminin ve denizde yüzen insanları gördükten sonra vay be diyerek gülmüştüm. Filmde beğenilmeyecek bir bölüm pek olmamasına rağmen insanımızca çok kolayca bulunabilmektedir :)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.