En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Serkan Çelik
49 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
4 Şubat 2026 tarihinde eklendi
Askeri Disiplinden Uzak, Hollywood Fantezisi Bir Hukuk Draması
A Few Good Men, her ne kadar keskin diyalogları ve mahkeme sahneleriyle övülse de, askeri hiyerarşi ve protokolü bilen biri için izlemesi oldukça güç bir film. Filmin en büyük kusuru senaryosu değil, emir-komuta zincirini tamamen yok sayması; özellikle de Binbaşı (Lt. Commander) Joanne Galloway’e yapılan muamele.
Bir Üsteğmenin (Kaffee), kendisinden kıdemli bir Binbaşıya karşı sürekli laubali davranması, lafını kesmesi ve konuşurken odayı terk etmeye kalkması sadece bir "karakter özelliği" değil, askeri gerçeklikte karşılığı olmayan bir fantezidir. Gerçek bir ordu düzeninde, bir alt rütbelinin üstüne bu denli disiplinsizlik yapmasına asla izin verilmez ve bu durum çok ciddi cezai yaptırımlarla sonuçlanır.
Daha da önemlisi, filmde Galloway’in otoritesinin kadın olduğu için bu kadar kolayca görmezden gelinmesi ciddi bir tutarsızlık. Eğer Galloway erkek bir Binbaşı olsaydı, Kaffee'nin bu kadar küstahlaşabileceğini hiç sanmıyorum. Film, bir Binbaşıyı rütbeli bir subaydan ziyade, "ayak bağı olan bir sivil" gibi konumlandırarak askeri ciddiyetini kendi eliyle yok ediyor.
"Gerçekleri kaldıramazsın!" sahnesi her ne kadar ikonik olsa da, o noktaya giden yol gerçeklikten uzak bir profesyonelsizlikle döşenmiş. Askeri disiplin ve liyakat bekleyen izleyiciler için bu film, sivil avukatların kostüm partisine çıkmış halinden öteye gidemiyor.
Hukukçular için ayrı bir dikkat çekici film. Tom Cruise ve Jack Nicholson oyunculuğu mükemmel. Bir soruşturma ve siz de onun içindesiniz, kafa yoruyorsunuz. Dizide Tom Cruise’un avukatlık zekasına hayran kalacaksınız. İlk baş korkak,uzlaşmaya yaraşır gözükse de sonra içinden geçiyor. Özellikle son sahnede albaya( Jack Nicholson) ilk başta size anlamsız gelecek sorular sorsa da aslında “kırmızı kod emrini verdiniz mi?” sorusuna alıştırma pekiştirme olduğunu anlıyorsunuz. Telefon konuşması veya yanında getirdiği eşyaları sorması gibi. Buradan ölen askerin yolculuk için hiç hazırlık yapmadıgını ve kimseyi aramadıgını ama albayın bir gün için 3 kişiyi aradığı ve getirdiği eşyaları sorgulatıp soru işareti oluşturuyor. Ve emirlerinin katiyen uygulanabilirliğini argümanını sarsması ise daha önce, ölen adamın tehlikede olduğu için yollaması ifadesi ile sonra yaptığı farklı ifade olan askeri yeteneksizliği sebebini kendi ağzından sökerek yine bir soru işareti oluşturuyor. Ve tom cruise albayı çok iyi bir şekilde köşeye sıkıştırıp itirafı alıyor. ne var ki sanıklar onursuz davranıştan ceza alıyor. Emirleri uyguladıklarını söylüyor. Sonuçta askeriye. emir emirdir. ama tom cruise sonda güzel bi lafla filmi bitiriyor. Çok güzel ve sürükleyici film
Bir askeri mahkeme filmiydi. Mahkeme sahneleri sürükleyiciydi. Özellikle mahkeme sahnelerindeki konuşmalar iyiydi. Filmin hikayesi şu şekilde; askeri avukat olan Daniel Kaffee, Küba'da bir asker cinayetinin işlenmesi üzerine bu konuyla görevlendirilir. Cinayetten iki asler sorumludur. Kaffee bu iki askerin avukatlığını yapacaktır. Yanında da bir kadın avukat ve arkadaşı vardır. Kadın avukat Golloway, cinayet zanlılarından birinin teyzesi tarafından tutulmuştur. Kaffee askerlerden suçlarını itiraf etmelerini söyler ama askerler kabul etmezler. Bunun "Kırmızı Kod" adlı gizli bir emir olduğunu dile getirirler. Bunun üzerine Kaffee cinayetin işlediği yer olan Küba'daki askeri üse giderek oradaki askerlerden bilgi alır. Buradan filmin sonuna kadar Santiago'nun ölüm emrini kimin verdiği üzerine çalışacaktır. Filmin genel olarak hikayesi bu şekildeydi. Oyunculuklar çok iyiydi. Efsane oyuncu Jack Nicholson'ı uzun zaman sonra seyrettim. Az sahnede oynamış olsa da her zamanki gibi alıştığımız performasını gösterdi. Tom Cruise de gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış. Mahkeme sahnelerinde çok gerçekçi rol kesmiş. Filmin kurgusunu pek beğenmedim. Sahne geçişleri filmin sürükleyici yapsını zedelemiş bence. Replik bazında sürükleyici olsa da sıkıcı yerleri de vardı. Filme verdiğim puan= 7,4
Şöyle söyleyim, henüz 10 yaşında bir çocuğun avukat olmasına karar verdiren bir film. Yani benim. Evet, mükemmel duruşma sahneleri, Tom cruise karizması, o askeri kıyafeti, Bir duruşma sahnesinde Jack nicholson un tom cruise a Gerçekleri kaldıramazsın deyişi Herşeyiyle mükemmel Mutlaka izleyin..
Yazar Aaron Sorkin'in orduda avukatlık yapan kızkardeşi Deborah'ın fikir ve tecrübeleri ile Macintosh 512 K gibi bir külüstürde yazdığı ilk işi olan bu film aslında Broadway oyunuydu. Rob Lowe oyunun başrol oyuncusuydu. Oyun kapalı gişe oynayınca yapımcı David Brown bütün haklarını satın alıp Rob Reiner yönetmenliğinde filmini yaptılar. Filmin o yıllarda 245 milyon $ gişe yapması beklenilen bir durumdu. Çünkü senarist Aaron Sorkin öylesine zekice diyaloglar yazıp birbirlerine olan bağlantıları koparmamıştı bu da süper bir kadro ile başarı getirdi. Demi Moore bence filmde biraz pasif kaldı. Fakat Tom ve Jack harikalar yarattılar diyebilirim. Yan kadro bile yıldızlarla dolu. Neredeyse figürasyonu da popüler oyuncularla dolduracaklarmış. 90'lı yıllar henüz efekt teknolojisinin oluşmadığı yıllardı fakat en içten ve samimi filmler o zaman yapılıyormuş. Bu filmin gösterimde olduğu yıl Batman Returns, Lorenzo'nun yağı, Al Pacino'nun harikalar yarattığı "Kadın Kokusu" ve bir önceki yıl Kuzuların Sessizliği. Şimdilerde ise Holywood film çekmek için konu bulamıyor saçma sapan çizgi karakterleri efektlerle süsleyip seri çektiriyorlar. Özellikle hukuk okumak isteyen ya da okuyacaklara tam gaz motive edici bir yapım.
İlk kırk dakikasını kazasız belasız atlatabilirseniz sizi avucunun içine alıp su gibi akıp giden bir tempoyla vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız geri kalan bölümünde.Çekildiği dönem büyük sükse yapan filmlerden ve bolca benzerinin de etkisiyle günümüzde artık ''eski'' olmadığını söylemek zor.Ancak türünün iyi örneklerinden biri.Aaron Sorkin'le tanışma vesilemiz.
Özellikle jack nicholson ve tom cruiseın oyunculuklarıyla öne çıktığını söylemeliyim ve ikilinin mahkeme salonunda restleştikleri son sahne görülmeye değer.Yer yer sıkıcı olabilse de genel olarak onurlu ve kendine güvenen bir avukatın gerçekleri ortaya çıkarmak için yaptığı mücadeleyi konu alıyor öyle izlemeyen çok şey kaçırır diyebileceğim bir film değil ama hukuk falan okumak isteyenler veya bu alana ilgi duyanların izlemesi gerekli.
Bu şahane filmi, Türkçe dublaj seyredecekseniz şayet; Jack Nicholson ı, Sezai Aydın ın seslendirmesiyle seyredin. Onun sesi değilse, dublajlı seyretmeyip, orijinal dilinde seyredin mutlaka...
filmin gereksiz uzunluğu ile birlikte sonu en başından nasıl sonuşlanacağını bildiğimiz halde yinede belki farklı olabilir düşüncesiyle izlenilen bir film. her ülkede olduğu gibi ordu yaklaşımıyla sivil düşünce yaklaşımının jüri önünde daima sivil düşüncenin kazandığını bildiğimiz halde ordu ile siyasetin farklı olduğunu siyasetin orduyu kullandığınıo ama hiçbir zaman açık olarak desteklemediğini bir kez daha bize gösteren bu filme biz türk halkını çok etkileyecek bir film değil günlük yaşamda da bunun böyle olduğunu biliyoruz filmin finalindeki sözler abd için değil tam anlamıyla bizim için geçerli olduğunu ben ve benim gibi düşünenler biliyoruz. filmi izleyin ama fazla kaptırmayın yoksa abd savunusu oluyorsunuz sadece izleyin ama abartmayın 10/5
tom cruiseun havalı rolü ve jack nicholsonın her zamanki ağır abi havalarının görülebileceği;seyirciyi daha da sıkmayalım diye bir de güzel bir hatuna(demi moore)yer verelim çabalarıyla yapılmış izlenmeye değer, izlenmese de pek bir şey kaybettirmeyen klasik amerikan yapımlarından biri.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.