“Geri Çevirdiğim Tek Harika Rol Buydu”: Jack Nicholson’ın Yıllar Sonra İtiraf Ettiği Büyük Pişmanlığı
yazan: İdil Hazal Acar

Jack Nicholson henüz 18 yaşındayken herkes ona ünlü bir edebiyat kahramanını oynamasını tavsiye ediyordu. Ancak kapısına kadar gelen bu fırsatı geri tepen efsane aktör, verdiği bu karardan ötürü yıllar boyunca büyük bir pişmanlık yaşadı.

Warner Bros.

Beyaz perdenin efsanevi aktörü Jack Nicholson’ı bir sinema filminde en son izlememizin üzerinden tam 16 koca yıl geçti. Paul Rudd, Reese Witherspoon ve Owen Wilson gibi yıldızlarla kamera karşısına geçtiği, değeri sonradan daha iyi anlaşılan romantik komedi "How Do You Know", usta oyuncunun şimdilik veda niteliğindeki son performansı oldu. Karakter oyunculuğunun zirve ismi Nicholson, oyunculuğu bıraktığını hiçbir zaman resmen ilan etmedi. Ancak 89 yaşına merdiven dayamışken, hayranlarını heyecanlandıracak bir geri dönüş planı yapması pek olası görünmüyor. Üstelik yakın çevresinin ve dostlarının belirttiklerine bakılırsa, usta aktör hayatının bu dönemini gözlerden uzak, sakin bir emekliliğin tadını çıkararak geçirmek istediği için film sektöründen tamamen bilinçli bir kararla uzaklaştı.

Aslına bakarsanız sinema dünyasında Jack Nicholson’ın artık hiç kimseye kanıtlayacak bir şeyi yok. Kariyeri boyunca Akademi Ödülleri’nde tam 12 kez Oscar adaylığı kazandı; bu da onu Hollywood tarihindeki tüm erkek oyuncular arasında kırılması güç bir rekorun sahibi yapıyor. Bu prestijli altın heykelciklerden üçünü evine götürmeyi başaran usta isim, “Guguk Kuşu” (One Flew Over the Cuckoo’s Nest) ve “Benden Bu Kadar” (As Good as It Gets) filmlerindeki unutulmaz başrolleriyle En İyi Erkek Oyuncu, “Sevgi Sözcükleri” (Terms of Endearment) ile de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ına layık görüldü. Şeytani gülüşüyle sinema tarihine kazınan aktörün kült yapımlarla dolu filmografisi adeta bir saygı duruşu niteliğinde: Karşı kültür klasiği “Easy Rider” ve kara film şaheseri “Chinatown”dan, Stanley Kubrick’in korku başyapıtı “Cinnet”e; Tim Burton imzalı “Batman”den, gerilim dozu yüksek “Birkaç İyi Adam” ve Martin Scorsese klasiği “Köstebek”e uzanan benzersiz bir miras söz konusu.

Hollywood Efsanesinin Tek Arzusu

Kariyerinin başlarında, Yeni Hollywood döneminin mihenk taşlarından sayılan “Mezun” (The Graduate) filmindeki başrol için seçmelere katılıp rolü alamamış ve bu karakter bildiğiniz gibi Dustin Hoffman’ın kariyerinde tarihi bir sıçrama tahtası olmuştu. Fakat Nicholson çok geçmeden sektörde dilediği projeyi seçebilecek ayrıcalıklı bir konuma hızla yükseldi. Üstelik kendi değerlendirmesine bakılırsa, kariyeri boyunca teklifleri değerlendirirken nadiren yanlış kararlar aldı. Nicholson, sinema geçmişinde yalnızca bir tek filmi geri çevirdiği için yıllar sonra kamuoyu önünde açıkça pişmanlık duyduğunu ifade etti:

“Geri çevirdiğim ve sonradan kafamı duvarlara vurduğum tek gerçekten iyi rol ‘Muhteşem Gatsby’ydi. Henüz 18 yaşımdan beri insanlar bana Jay Gatsby karakterini oynamam gerektiğini söylüyordu. Fakat basında yer almasını istemediğim bazı kişisel nedenlerden ötürü bu rolün peşinden gerçekten gitmedim.” Nicholson’ın bahsettiği bu kişisel sebepler her ne olursa olsun, dönemin şartlarında aldığı bu kararın usta aktörün peşini hiçbir zaman tam olarak bırakmadığı çok açık.

Robert Redford ve Leonardo DiCaprio’lu Gatsby Uyarlamaları

Geriye dönüp baktığımızda, Jack Nicholson’ı her gece malikanesinde gösterişli ve çılgın partiler düzenleyen ama bir yandan da geçmişte kaybettiği büyük aşkı Daisy Buchanan’ın hasretiyle yanıp tutuşan o gizemli milyarder Jay Gatsby rolünde hayal etmek hiç de zor değil. Ancak Nicholson projeden çekilince, F. Scott Fitzgerald’ın efsanevi romanından uyarlanan karaktere beyaz perdede hayat veren isim Robert Redford oldu. İşin ilginç yanı ise, filmin vizyona girmesiyle birlikte kimi sinema eleştirmenlerinin Redford’ın bu role tam olarak oturmadığını ve yanlış bir oyuncu tercihi olduğunu savunmasıydı.

Genel olarak değerlendirildiğinde, 1974 yapımı “Muhteşem Gatsby” sinema dünyasında oldukça karışık tepkilerle karşılandı. Dönemin ünlü yazarlarından, “İhtiras Tramvayı”nın yaratıcısı Tennessee Williams ise bu sinema uyarlamasının kitabın dahi önüne geçtiğini düşünen nadir isimlerden biriydi. Yıllar sonra, 2013 yılında ise yönetmen Baz Luhrmann romanı bu kez çok daha gösterişli, ışıltılı ve şaşaalı bir prodüksiyonla yeniden beyazperdeye taşıdı ve başroldeki Gatsby karakterini bu defa Leonardo DiCaprio canlandırdı.

İdil Hazal Acar
İdil Hazal Acar
-İçerik Editörü
Sanat filmleri ithal ederek başladığı kariyerinde, farklı formatlarda sinema içerikleri üretmeyi sürdürüyor. ODTÜ’de aldığı Felsefe eğitimini; romancı, eleştirmen ve senarist kimlikleriyle harmanlayarak gişe rekortmeni filmler ve festival seçkileri arasında aynı tükenmeyen merakla mekik dokuyor.
Benzer Haberler