Harika Teknik, Göz Kamaştırıcı Sanat, Başarısız Senaryo…
Yazar: Gizem Şimşek KayaCweature Pictures, Imagenation Abu Dhabi FZ ile Spooky Pictures ortak yapımcılığında çekilen Hokum filminin yönetmen ve senarist koltuklarında Caveat (2020) ile Oddity (2024) filmlerinin de senaristliğini ve yönetmenliğini yapmış olan Damian Mc Carthy oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Colm Hogan’ın üstlendiği, müzikleri Joseph Bishara tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Adam Scott, Austin Amelio, Mallory Adams, David Wilmot, Michael Patric, Will O'Connell, Brendan Conroy, Florence Ordesh, Peter Coonan gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu anne babasının küllerini serpmek için İrlanda kırsalındaki tenha bir otele giden yazar Ohm Bauman'ın, orada dinlediği hikâyelerin zihnini ele geçirmeye başlamasıyla başından geçen olaylar oluşturuyor. Otel çalışanlarının, balayına gelenleri lanetlediği söylenen kadim bir cadı hakkında anlattıkları hikâyeler Bauman’ın zihnini ele geçirmeye başlayınca giderek artan rahatsız edici görüntüler onu delirmenin eşiğine sürükleyecektir.
Öncelikle Türkiye’de bile gösterime girerken değiştirilmeyen filmin adını oluşturan “Hokum” kelimesinin anlamı ile giriş yapalım. Hokum kelimesi "saçmalık" olarak dilimizde karşılık buluyor. Bu bağlamda, isminden ve reklam kampanyalarından yola çıkarsak; tıpkı dağıtımcı Neon firmasının Longlegs (2024)’i abarttığı gibi, Hokum da benzer bir akıbetle karşılaşıyor ve IMDB’de 7.5 puanla karşımıza çıkıyor. Ancak bu tam bir saçmalık pardon hokum; çünkü evet film çok kötü değil ancak “Yılın En İyi Korku Filmi” olarak lanse edilecek kadar başarılı bir yapım da değil.
Filmin atmosferi güçlü, sinematografisi etkileyici ve ses tasarımı gerçekten başarılı. Teknik açıdan bakıldığında takdir edilecek oldukça güçlü yanlarının olduğunu; otelin kasvetli, personellerin karanlık, koridorların klostrofobik ve negatif alanların zekice kullanıldığını, özellikle mekâna dair sanat yönetiminin göz alıcı olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu bağlamda gerilim ve izolasyon içinde ustaca bir atmosfer yaratıyor ancak senaryo bu başarılı işi bozuyor.
.
Film, kayıp kişi gizemi, ağır yas temaları ve eski cadı folklorunu agresif bir şekilde bir şekilde dengelemeye çalışsa da maalesef sorunsuz bir şekilde birleşemiyorlar, bu da izleyicilerin kopukluklar yaşamasına neden oluyor. Cadı efsanesi korkutucu olsa da senaryo gerçek insan travmasını derinlemesine ve tatmin edici bir şekilde işlemek yerine, kadim korku temasını ön plana çıkarıyor. Ancak bunu öne çıkarmaya çalışırken gerilim atmosferini harika oluştursa da korku atmosferini finale ulaştıramıyor. Fragmanda görülen ürkütücü sahnelerden daha fazlasını bekleyenleri salondan çıkarken büyük bir hayal kırıklığı bekliyor olacak zira cadı karakterini fragmandakinden daha uzun görme şansları olmayacak.
Böyle bakıldığında aslında Hokum’un Stephen King’in 1408 isimli öyküsünün (halihazırda, 2007 yılında sinemaya aynı adla uyarlanmıştı) karmaşıklaştırılmış bir kopyası olduğu da söylenebilir. 2010'larda üzerine sıklıkla gidilmiş olan yas ve suçluluk konusuna değinen filmlere benzer bir yapısının olduğunu söylemek de mümkün. Böyle bakıldığında uzun metraj yerine kısa metraj bir film olmaya daha uygun olduğu da görülebiliyor.
Adam Scott’un canlandırdığı Ohm Bauman karakteri izleyicilerin özdeşleşme kurma konusunda sorun yaşayacakları, oldukça sorunlu, sevimsiz bir ana karakter oluyor ve bu da onun başına neler geleceğini izleyicilerin önemsememesine hatta başına kötü şeyler gelmesini dilemesine neden oluyor. Evet oyunculuklar inandırıcı ve gerçekçi ama karakter izleyicilerin sevemeyeceği kadar başarılı!
Sonuç olarak Hokum; teknik ve sanat açısından başarılı olsa da senaryosu ve korku atmosferinin yetersizliği nedeniyle izlenip unutulacak ortalama bir film olmaktan öteye geçemiyor.