Diğer Anne
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
3,0
Ortalama
Diğer Anne

Diğer anneler!

Yazar: Banu Bozdemir

Yönetmen Rob Savage imzası taşıyan ve ‘Incidents Araound the House’ adlı korku romanından uyarlanan Other Mommy / Diğer Anne, hakkında yapılan tüm olumsuz eleştirilere rağmen, hikayesini bir yere kadar iyi sırtlanıyor. Filmin geneline baktığımızda diğer korku filmlerinin bütünsel bir sunumu gibi bazen yorucu olsa da, bu üst üste geçirilmiş argümanlar bir yerde birleşiyor ve korku severler için değişik bir ziyafet algısına dönüşüyor. Bazı yerlerde korku komedisine de göz kırpıyor kabul, ama bunu çabuk ekarte edip bir sonraki hamleye geçtiği için sürekli kendini yeniden onaran bir film izliyor gibiyiz.

Universal Pictures

Hikaye başladığında yedi yaşındaki Bela’nın, (yetenekli Arabella Olivia Clark) yatak odasında saklanan ve annesi Ursula’nın (Jessica Chastain) kalıbına giren bir yaratıkla arkadaş olduğunu görüyoruz. Çok geçmeden ilgili baba Russel (Jay Duplass) da o yaratığı görür, hatta bir sonra Ursula’da. Ama annenin kalıbını kullanıp, onun şeklini aldığı için midir bilinmez, herkes bu varlığı en az Bela kadar kabul etmiş görünüyor. Diğer korku filmleri bu karşıtlığı korku ve merak uyandırmak için uzun süre saklı tutarken, Diğer Anne bu gizemle ilgilenmiyor gibi duruyor! Bu da filmi, her ne kadar sağlam ve güçlü bir çıkış noktası olsa da, etkisini kaybettiren bir bilinirlik noktasına taşıyor. Zaten korku ikinci planda. Bence karmaşa yaratmayı daha çok sevmiş bir film.

Bela, annesinin babasının en yakın arkadaşıyla bir ilişki yaşadığını içten içe hissediyor ve annesinin sadece babasını sevmesini istiyor. Ursula ise Bela’yı onu çok seven babasına gönül rahatlığıyla emanet etmiş, gece mesailerine kaldığını söyleyerek eve geç geliyor ve film diğer anne fikrinin bu yokluktan ortaya çıktığını üstüne basarak tekrar ediyor (hayali arkadaş değil ama). Film, bir yandan da Ursula’nın ne kadar mahcup görünmeye çalışsa da o kişi olmadığını söylüyor; yani diğer anne ile Ursula arasında bir benzerlik, bir geçiş yaratıyor. Ursula’dan kalan boşluğu doldurmak için her fırsatı değerlendiren bu varlık, annelik duygusunun üstüne bassa da her kılığa girip çıktığı için inandırıcılığını yitiriyor ve filmin tehlikeli kısımları da bu yitimden sonra başlıyor. Ama yine de diğer anne ürkütücü bir palyaço gibi davranan, biraz da yaramaz bir çocuğu andırıyor. Top havuzları, boş bardaklar, Bela’yı oradan oraya savuran yerçekimsiz, hayali ortamlar (ama gerçeğe taşan yanları da var) gibi yarı psikolojik alaycı hamleler var ve bunların gerçekle bağı çok kopuk. Bela’nın babaannesiyle sahilde oturduğu sahnede, sahile vuran top yığınları babaannenin ilgisini çekmiyor, oysa ki torununun yaşadığı şeyi psikolojik bir dibe vurma olarak yorumlamıştık. Ama o sahilde gerçekten o an yaşanmış! Ve orası babaannenin vurucu cümleyi söyleyip, Bela’nın ipleri eline aldığı an olarak da yansıyor izleyiciye.

Bu açıdan film, korku unsurlarının hem filmin içindeki karakterlere hem de seyirciye nüfuz edecek derinlikten yoksun olduğunu ispatlıyor. Filmin çekici anları olduğu kadar çoğunlukla geri tepen ani korku sahneleri var ve biraz da mitlere yaslanıyor ama o kısım da sahte bir doğaüstü gösteriye dönüşüyor. Özellikle de film, Bela’ya masumiyetini kaybettirecek, gerçek hayatın sert tokadını yüzüne vuracak hikayesini anlattıktan sonra. Filmin teknik şartları CGI kullanımı coşkulu ama hikaye sanki ayrı bir telden çalıyor gibi, bu teknik detayları görüyor ama yüz vermiyor, farkında değilmiş gibi davranıyor. Chastain aslında (derinde) birbirinden çok da farklı olmayan iki karaktere hayat veriyor, birinin boşluğunu diğerini dolduruyor, zaman zaman rahatsız edici bir görünüme de bürünüyor ama karakter zıtlıklar üzerinden ancak bu kadar derinlik var edebiliyor.

Savage, Russel’ın babalık zaafları üzerine daha titiz eğiliyor, her anlarını çok özel kılıyor ama özellikle top havuzunda yaşadıkları an aralarında bağa en dokunaklı haliyle yaklaşıyor. Bela, diğer annenin savurmalarıyla mekandan mekana geçerken, onu kaydıraktan kaymaya hazır bir çocuk heyecanı ve donukluğunda bırakıyor. Babasının ona cesaret veren konuşmaları gerçek ve metafor arasındaki ince çizgide sıkışıp kalıyor, o an ne olursa olsun gerçek ve çekici bir an. Film, sonunda Bela’nın öğrendiği acı gerçeğe de vurgu yapıyor ve dramatik bir an yaşatıyor izleyiciye, belki bu anlar daha çok olsa filmin kırılmaları bu kadar ani ve gülünç olmayabilirdi. Karanlık anlardan çıkan her şey gerilimi dağıtıyor, çünkü bir süre sonra bunun hayali olduğunu ve sona ereceğini düşünüyoruz ya da yönetmen böyle olmasını tercih etti diye düşünüyorum. Other Mommy tam da böyle olsun istedi, korkutucu olmaktan ziyade karmaşık!

Daha Fazlasını Göster