“Kulyas 2: Zikr-i Ayin”, türün meraklılarını hedef alıyor. Türk korku sinemasında son yıllarda sıkça karşımıza çıkan “cin temalı” yapımlardan biri. Devam filmi niteliğinde olan bu yapım, ilk filmin bıraktığı yerden devam etmenin ötesinde ilkinden çok daha farklı bir seyir zevki sunuyor bana göre izleyicisine. Hem kültürel ritüel hem metafor tabanı hem de karakter iç çatışmalarıyla dikkat çekiyor. Hikâye zengin, gerilim ve korku öğeleri inanç kurgusuyla bütünleşmiş durumda. Esma Şevik’in korku temalı filmlerde sürprizlere açık bir yazım tarzı var. genelde her filminde ve bu filmde de aynı incelikle işlemiş. Yani klişeler ile örülü evet ama konusal anlamda belli bir noktadan sonra kurgu sizi başka yere çekiyor ve neler oluyor diye afallamaya başlıyorsunuz. Ve sürpriz finalli severler final tam bir sü yapım bence yalnızca korkutmaya değil, aynı zamanda bir atmosfer yaratmaya ve seyircinin zihninde iz bırakmaya odaklanıyor. Yunus Şevik (Çeken Adam)’in filmdeki en dikkatimi çeken tercihlerinden biri, korku öğeleri bakımından anlatıyı aceleye getirmeden, yavaş ama kararlı bir tempo ile ilerletmesi. yönetmen bunun yerine gerilim hissini sahne yerleşimi, karakterlerin detaylı analizi ve çevresel detaylarla örmüş. Bu tercih sayesinde klasik korku ve gerilim türüne hitap eden yapımlarda kullanılan bir ani korku efekti tuzaklarından uzak, daha psikolojik ve atmosferik bir korku hissi yaratılıyor. Ritmin yavaş ama istikrarlı ilerleyişi, seyircinin sinirlerini ince ince geren bir yapı kurmuş. Filmdeki kamera çalışmaları son derece bilinçli. Dar, geniş ve karanlık alanlarda yapılan çekimler, makyaj ve görsel efekt kullanımı karakterin sıkışmışlık ve tehdit altındaki psikolojisini başarıyla yansıtmış . Özellikle ayin sahnelerinde kullanılan dairesel kamera hareketleri, ritüelin mistik ve rahatsız edici yapısına bayıldım. Filmdeki montaj yapısı, bilinçli olarak dağınık ve zaman zaman izleyiciyi rahatsız edici şekilde kurgulanmış. Bu, özellikle ana karakterin akıl sağlığını kaybetmeye başladığı sahnelerde bilinçli bir “gerçeklik kırılması” hissi vermiş. Oyuncu Yönetimi bakımından rejideki önemli başarı noktalarından biri de oyuncuların doğal ve aşırıya kaçmayan performansları. Özellikle korku anlarında karakterlerin abartıya kaçmayan, gerçekçi tepkiler vermesi, filme inandırıcılık katıyor. Yönetmen, karakterlerin korkusunu sadece çığlık ve panikle değil, sessizlikle, titrek bakışlarla ve kararsızlık anlarıyla da aktarmayı tercih etmiş. Reji ile alakalı çok şey yazabilirim ancak son olarak bir şey daha söyleyip sizleri de fazla sıkmadan sonlandırayım reji kısmını; Türk korku sinemasında yerel öğeleri kullanarak atmosfer yaratmak her zaman kolay değildir. Ancak “Kulyas 2: Zikr-i Ayin”, geleneksel motifleri başarılı bir şekilde modern sinema diliyle harmanlayarak bu zorluğun üstesinden geliyor. Yunus Şevik (Çeken Adam) yönetmenliğinde şekillenen yapım, izleyiciyi derin bir korku evrenine sürüklüyor.