sanırım yönetmenimiz bu filmde bize ters köşe yapmış. tür olarak korku denmiş ancak film bence muhteşem bir komedi filmi. 3 arkadaş gülmekten filmi izlemedik, adeta yaşadık yani.
oyuncular kötü desem, bir iki tane bilindik oyuncu var ki daha önce filimlerden oyunculuklarını biliyoruz ama genel oyuncu performansı berbat. muhtemelen yönetmenden kaynaklanıyor çünkü abi her yaptıklarını konuşarak da ifade ediyorlar ya, her şeyde anlatılmaz ki be kardeşim, biraz seyirciye bırakın.
lastik patlıyor, seyirci olarak görüyoruz, anlıyoruz; adam diyor ki “aaa sağ arka lastik patladı”.
filmde 2 işçi öldü. ilkinde adam arkeolog hesapta, bir bakışta boğularak ölmüş diyor, sanki adli tıp uzmanı kral. hemen nasıl anladın ya helal.
neyse, diğer işçinin ölümünde ses üzerine gidiliyor, 10 metre aşağıda yatan adama da anında ölmüş diyor. belki baygın abi, nabız kontrolü yapmadan, dokunmadan nasıl anladın ya.
artı jandarma çağıralım hemen diyor. aga öteki adamı dereye mi attınız, ne yaptınız oradaki detay da eksik. detaylar buralarda önemli.
patlayan lastiği gören seyirciye “aa lastik patladı” demenin pek bir anlamı yok.
bence filmdeki en iyi oyuncu yanında eşekle yolda olan adam, o da muhtemelen kendini oynamış.
filmdeki tek korku unsuru Aytaç’ın karısının tipiydi, bence daha çok var da yoruldum.
bu film eğer bir hayır işi için yapıldıysa dediklerimi unutun. ancak bu filme gidip de iyi yorum ya da harika bir korku filmi diyene Allah akıl fikir versin.
son olarak filmi yazan ve yöneten Mazlum Yiğit’e sesleniyorum: kral, filmi çektikten sonra gerçekten tam halini izlemedin mi ya? yani film bitti, “ne oldu ya şimdi” dedik. yani yanında da hiç kimse yok muydu ya kral, “s. et bunu yayınlamayalım” diyen?
bir konuda teşekkür ediyorum: 3 arkadaş korku filmi izleyelim dedik, bambaşka bir deneyim yaşadık. analizi bol, her oyuncunun repliğine tepkimiz çok, kahkaha attıran cinstendi. yazık ya..