Hesabım
    The Karate Kid
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    2,5
    Geçer
    The Karate Kid

    Karete Kid

    Yazar: Oktay Ege Kozak
    Karete Kid'i izlerken ilk aklıma takılan soru bu remake'in çekime girdiğini duyduğumdan beri beynimde dolaşan soru ile aynı oldu: Şimdi bunun ne gereği var? Açıkcası film boyunca bu soru kafamda dolaştı durdu, bitene kadar yerinden kalkmadı, ve hala da olduğu gibi yerinde duruyor: Şimdi bunun ne gereği var?

    Sonuçta 1984 yapımı klasik, 50'li yıllarda çekilmiş, o zamanlara ait olan, fakat zamanımız seyircisine sırıtan bir yavaşlığa ve eskiliğe sahip bir antika değil. Tam tersine orjinal Karete Kid, 26 yıllık yaşına rağmen halen ilk vizyona girdiği gün gibi aynı oranda başarılı, aynı oranda ilham veren, seyirciyi aynı oranda gaza getiren bir erkek spor filmi klasiği. Tabii ki filmde kullanılan bazı montaj teknikleri ve müzik seçimi bas bas 80'ler diye bağırıyor ama orijinal filmin albenisi, ilham veren filmlerin zirvede olduğu o döneme ait olması değil mi?



    Belki de fazla nostaljik bir bakış açısı ile yaklaşıyorum bu yeni yetme Karete Kid'e. Ama açıkçası orijinal filmin adını bile duymamış, filmin hedef seyircisi 12-15 yaş arası çocuklara oturtup 1984 versiyonunu izlettirsem film hakkında eskimiş ve yavaş yorumlarını kullanacaklarını pek sanmıyorum. Buna inandığıma göre soru halen kafamda dolaşıyor: Şimdi bunun ne gereği var?

    İlk olarak en basitinden filmin mekanı ve kulanılan uzak doğu dövüş sanatı yanlış. Yeni Karete Kid, Çin'de, bir kung-fu turnuvası etrafında dolaşıyor. Peki durum boyleyse filmin adı neden Kung-Fu Kid değil? Eğer filmin ismi değişirse orjinal yapımın izleyicinin aklında oluşturacağı markamsı imaj değişir. İşte sırf bu yüzden filmin adı Karete Kid kalır ve aynı ismin kullanılmasına bahane olarak ana karakterin annesinin karete ve kung-fu'yu karıştırması gibi yalapşap bir diyalog sahnesi seyirciye atılır.

    Will Smith Jr., bir Karete Kid yeniden çekimi için olabilecek en kötü seçimlerden biri. Jaden Smith'in genlerinden gelen doğal cool'umsu havası, karaktere baştan duymamız gereken empatiyi azaltıyor. İlk kareden beri dünyanın en popüler film yıldızlarından birinin zengin oğlunu izliyoruz, kabadayılar tarafından dövülen aciz bir şamar oğlanını değil. Orijinal filmin en büyük kozu, tanınmamış Ralph Macchio'nun atletik olduğu kadar acınası bir tipe de ait olması idi.

    Jaden'dan filmin Mr. Miyagi'si Jackie Chan'e gelelim. Bu noktada da yeni Karete Kid, yüzüstü yere çakılıyor. Jackie Chan'e tipik görsel esprilerle desteklenen slapstick kung-fu tarzı, Mr. Miyagi'nin mistisizmi ve gizemi ile çakışıyor ve usta-çırak arasındaki eğitim sahnelerinin sahip olması gereken ağırlığı ve ciddiyeti silip atıyor. Neredeyse çekimi çekimine tekrarlanmaya uğraşılan bazı sahneler de fazla gösterçi oldukları için çok sırıtıyor. Mesela Miyagi'nin kabadayıları dövdüğü sahne, bu filmde gece yerine gündüz zamanında geçiyor ve orjinal sakansın cool gizemi yerine Jackie Chan Şov'a dönüşüyor.



    Orijinal filmin yönetmeni ilk Rocky'i de yönetmiş olan John G. Avildsen idi. Bu filmin yönetmeni Harald Zwart'ın filmografisinde ise Pembe Panter 2 ve Ajan Cody Banks gibi şaheserler var. Bu konuda başka söze gerek yok.

    Bir daha: Şimdi bunun ne gereği var?
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top