En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
TEK T
47 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
20 Haziran 2021 tarihinde eklendi
İlgilisine hoş bir film. Yani herkes bitirmez bu filmi, sıkılıp bırakan da çok olur ama bir o kadar da gözlerini ayırmadan seyreden de çok olur. Ben seven taraftayım ve ilgilisine kesinlikle öneririm.
Yalnızlık... pişmanlık... özlem... insan elindekileri kaybettiği zaman anlıyor değerini. Sevdiklerimizin kıymetini anlamak için illa bi kanyonda sıkışmamız mı gerekiyor? Kahramanımız bu pişmanlığı çok güzel yansıtmış. Örümcek adam filminde nefret etmiştim James Franco'dan ama bu filmde hayran oldum. Süper bi iş çıkarmış. Film zaten gerçek bi hikaye olduğu için her türlü izlenmeli. Konusu hakkında yorum yapmaya gerek yok. Oyunculuk sesler ve sahneler çok iyiydi. Ayağını güneşe doğru uzatıp ısıtmaya çalışması çok şey anlatan bi sahneydi. Bu filmi izleyin çok iyi
Bir süredir izlenecekler listemde bulunan filmi sonunda izledim :) Etkilendiğimi söylemekten alıkoyamıyorum kendimi. Kameraman objektiflerine yansıttıklarıyla zaman zaman hayran bıraktı. Çok etkileyici görsel unsurlar vardı. Aslında filmin bütününü kapsayan esas olayın, -kayaya sıkışma macerasını-izlerken " bu kadar basit olmamalıydı " dedim kendi kendime. Ama gerek oyunculuk gerek akıcılık olsun bunun üstünü örtmeye yetti (en azından benim için ). Buried ve İnto the Wild filmlerini zaman zaman anımsatan bir film olsa da ayrı bir tadı vardı benim için. Yapmak istediklerimi, belki de hayallerimi düşleyen bir ana karaktere sahip olması bunun en büyük etkeni oldu. Bir çocuğun hayali, bir gencin atmak üzere olduğu adımı ve bir yaşlının pişmanlığı olabilecek bir film. Şu an izlediğim için kendimi şanslı hissediyorum. 127 saatin bir ömür olduğu ve bu maceranın 94 dakikaya sığdırıldığı bir yaşanmışlığa tanık oluyoruz. Hiç düşünmeden izleyin derim. Şimdiden keyifli seyirler :)
127 Saat Filmi İnto The Wild dalında bir film bu tarz filmlere bayılıyorum benim yapmak istediklerimi anlatıyorlar hep filmin başında. İzlerken çoğu kez kendimi onun yerinde hissettim, filmi yaşadım diyebilirim.
James Franco'nun performansı kesinlikle müthişti, tek kişilik performansıyla filmi çok iyi bir yere taşımış.. Ayrıca senaristin ve görüntü yönetmeninin başarısı da çok bariz, kullandıkları efektlerle ve görsellerle sanki kendim de aynı duyguları yaşıyormuşum, onun konumundaymışım gibi etkilendim. Kesinlikle izleyin derim
aslında bu tur fılmler bıraz sıkıcı olabılıyor pek tercıh etmıyordum ama gercek konudan esınlenerek yapılması bıraz ılgımı cektım ve pısman olmadım hayata tutunma ve pısmanlıklarımızın farkına varma adına cok saglam fılm olmus tavsıye ederım kendınızdende bırseyler bulacaksınız
Belki bu filmi izleyen ve çokta beğenmeyen arkadaşlar puan olarak neden bu kadar yüksek bir puan verdiğimi merak edebilirler. Evet film seyir zevki olarak çokta yükseklerde gezdirmiyordu bizi ama herşey seyir zevki demek değildir tabii ki. Film altmetin madeni gibi bir film ve benim okumalarımda şu şekilde oldu. - Spoiler - İnsanoğlunun yüzyıllarca doğayla içiçe yaşamış bir varlık olarak, birdenbire teknolojik devrime ayak uydurup doğaya tamamen sırtını dönmesinin getirebileceği kötü sonlar konusunda inceden bir uyarı (Aron Ralston'ın kayaya elinin ilk sıkıştığı anlarda çözüm araken kayanın üzerinde onlarca cihazın hiçbir işe yaramadan durduğu sahneyi hatırlayın), Ve belki de daha önemlisi, hayatımızın herhangi bir yerinde karşımıza çıkan değişim sürecinin zorluğu ve bu sürecin ''geçmişinden'' feda etmeden bitirilmesinin imkansız olduğu, (Aron bu zamana kadar ki yaşamını ailesini, insanları, hayatı hiçbirşeyi önemseden yaşamış bir karakterken, kayayla beraber yaşadığı 127 saat ona bir çeşit ''kırmızı hap' etkisi sağlayıp ''içinde bulunduğu sığ hayattan uyanmasını sağlıyor. Değişim süreçleri o kadar sancılıdır ki geçmişinize ait birşeyleri feda etmedeni geride bırakmadan değişmeniz olanaksızdır diyor film bize. Kayada bırakılarak feda edilen kolda herhalde sinema tarihinde bunun en somut görsel karşılığı olsa gerek. - Spoiler - Sözün kısası çok yüksek seyir zevki olmamasına rağmen, bu kadar popüler bir filmde nadiren bulunan ''alt metin hazineleri'' sebebiyle 2010'un en iyi filmlerinden birisi kanımca. İyi seyirler.
Oscar'da ödül alıp alamayacağını merak ettiğim filmlerden biriydi. Hayatta kalma mücadelesi çok iyiydi. keşke ailevi olayları biraz daha anlatılabilseydi. biraz daha uzatılabilseydi. Bir kişiden ibaret olan bir film olmasına rağmen hiç sıkıcı değildi..
Danny Boyle açısından böyle bir hikayeyi seyircinin dikkatini sürekli açık tutarak anlatabilmek önemli bir başarı. Gerçek bir hikaye,hayatını gözden geçirme,yaptığı hatalardan pişman olma,kendine kızma,güzel anılar aklına geldiğinde oluşan acı tebessüm ve her şeye rağmen hayata tutunma çabası..çok güzel bir film.
kolundaki siniri kestiği an içiniz irkildiyse film sizi etkilemiş demektir. film hiçbiyerinde baymıyor ayrıca 127 saat diye belirtilmiş 3. günde siz bayılıp ileri sarıyorsanız siz hiç oturupda film izlemeyin vakit kaybı olur anca!...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.