En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Gürkan A.
Takipçi
165 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
6 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
başyapıtlardan bir film izlenmesi gerekiyor yine film heyecanı kaçmasın diye içerik vermiyorum konusu çok güzel kadının yaşadığı çaresizlik çok güzel finalde çok güzel bravo russel baba
Sebebini anlayamadığım bir şekilde Russell Crowe bana çok antipatik geliyor kendisini sevemedim bir türlü ama yiğidi öldür hakkını yeme filmde resmen döktürmüş çok çok iyi bir oyunculuk sergilemiş. Jennifer Connelly nin ise güzelliği yetiyor resmen. Filmin ilk yarısını izlerken o kadar sıradan şeyler oluyordu ki tam sıkılmaya başlamışken bir anda olaylar patlak verdi ve gerçekleri suratıma tokat gibi yedim. Şizofreniyi ve o psikolojik buhranı da çok iyi aktardıklarını düşünüyorum. Tüm bunların gerçek bir hayat hikayesine dayanması ise tabiki filmi anlamlı kılıyor.
Film John Nash’ın hayatından esinlenerek yapılmış.Birebir aynı değil yani.Eşi Alicia Nash her zaman yanında olmamış mesela.Hastalığının ortaya çıkmasından belli bir süre sonra boşanmışlar.10 yıl sonra hastaneden çıktıktan sonra tekrar aynı evde yaşamışlar fakat iki yabancı gibi.Nobel ödülünü aldıktan sonra tekrar evlenmişler.En ilginci eşcinsel olduğu iddiaları var.Bu sebeple tutuklanması, işten atılması gibi farklı ayrıntılar...Biyografi filmiyse eğer, birebir gerçek hayat hikayesi olmalıydı bence.Daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Gerçekçi bir biçimde işlenmiş başyapıtlardan. Filmde eksik bırakılan ve muhtemelen senaristin gerek görmediği ya da çok az ima ederek gösterdiği iki çiftin ayrılık yaşadığı, Nobel ödülü sonrası tekrar evlendiği gerçeği var. Aslında bu da detaylandırılıp filme yansıtılmış olsa daha etkileyici bir sahne daha kazandırılabilirdi. Her şeye rağmen başyapıt diyebileceğim bir film. İzleyin, tekrar izleyin, tekrar tekrar izleyin
Öncelikle gerçek bir hikaye olması gerçekten hayranlık uyandırıcı, böyle bir adamın yaşıyor olması tüylerimi diken diken ediyor, senaryoda değişiklikler var ki olması da gerekiyor bence aksi takdirde akıcı olmaz ve kopukluklar yaşanır. Eğer film kültürünüz, özel bir ilginiz varsa bunu izlemeden yola devam etmeyin. Bunun dışında oyuncuları övmeme gerek yok sanırım...
Seğredebileceğiniz en sıradışı, en dinamik, en etkileyici biyografi, Russel Crowe'un oyunculuğu tartışmasız çok iyiydi ama Insiderın sonlarına doğru çok benzer bir performans göstermiştiki filmi bilmeyen birine beş dakika gösterin crowe'un Nash karakteri sanar o derece, bide gerçek bir kişiden alınmasına rağmen kendilerine göre birçok şeyin eklenmesi ve çıkarılması(aldattığı için karısından boşanmış) yanlış olmuş o yüzden tam puan veremesemde her sinema severin seğretmesi gereken bir yapıt olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
John Forbes Nash Jr., (d. 13 Haziran 1928, Bluefield-Batı Virjinya). ABDli matematikçi.
Lisans ve yüksek lisans eğitimini Carnegie Institute of Technologyde tamamladıktan sonra doktora yapmak için Princeton Üniversitesine gitti. 21 yaşında hazırladığı doktora tezi, "Oyun Teorisi", ona uzun yıllar sonra, 1994te Nobel Ekonomi Ödülünü kazandırdı. Genç deha, John von Neumannın icadı olan oyun teorisindeki sorunları çözüp kullanılır hale getirdi. 30 yaşına kadar parlak fikirleri ve göze çarpan kişiliği sayesinde hızla yükselip matematik camiasının önde gelen isimlerinden biri oldu. MITde profesörlük yapmaya başladığında karısı Alicia Larde ile tanıştı. Larde o zamanlar daha bir fizik öğrencisiydi. Nashin şizofreni sorunları başlamadan kısa süre önce çiftin bir oğlu oldu. John Nash aynı zamanda soğuk savaş döneminde ordu adına şifre çözücü olarak çalışmıştır.
Hastalığının ilk belirtileri 1958 yılında görülmeye başladı. Bir oda arkadaşı olmamasına rağmen bir oda arkaşından bahsedip etrafındakileri korkutmuş ve oda arkadaşıyla yaptığı kurgusal sohbetler onun şizofren olduğunu ortaya çıkarmıştır.Daha sonra bu hastalığı kendi zekasını kullanarak yenmiştir.
Alicia Lopez- John Nash çifti 1963'te boşandı ve 1970'te tekrar biraraya geldi. Bu tarihten itibaren darılıp barışan çift, kendileri hakkında "aynı çatı altındaki iki yabancı" benzetmesini yapmıştı. Nash 1994'te Nobel Ödülü'nü kazandıktan sonra aralarını düzelttiler ve 1 Haziran 2001'de tekrar evlendiler.
Nash, 1945 ve 1996 yılları arasında 23 bilimsel çalışma yayınladı, ayrıca "Essays on Game Theory" (1996) ve "The Essential John Nash" isimli kitapları yazdı. Aynı zamanda "Hex" ve "So Long Sucker" adlı 2 popüler oyunun yaratıcıları arasında.Princeton'da matematik üzerine çalışmalar yapmaktaydı.
Yaşantısı, Akıl Oyunları adlı filme konu olmuştur. Nash 23 sayısıyla takıntılıydı. Nash, toplam 23 bilimsel makale yayınlamıştı.
Nash, 21 Ağustos 2009da kalp krizi geçirdi. Dört gün hastanede yattıktan sonra kendine geldi ve eve döndü. Doktoru ölümü ucuz atlattığını ve sağlığının tehdit altında olduğunu söyledi. Nash şuanda düzenli ilaç alıyor ve kontrole gidiyor.
yaklaşık 10 yıl önce sinemada izlemiştim.. etkileyici bir film.. russel crowe ve jennifer connelly çok başarılıydı rollerinde.. ve connelly oscar almıştı bu filmdeki rolüyle..
FiLmi izLemeden önCe yoRumLara baKma aLışkanLığım yüZünden hem GerekSiz biR bekLenti içine Girdim hem de düşünCesizCe yapıLmıŞ biR yoRum nedeniyLe FiLmin GidiŞatını önCeden tahmin ettiÐim için yeteRince ZevK aLamadım. bu oLumsuzLukLar biR kenara bırakıLırSa müKemmeL KateGorisine Giren biR fiLm oLduğunu SöyLeyebiLirim. Ama biR nebze AbartıLmıŞ. PuanLama SistemiyLe KarşıLaştıRaCak oLurSak benim puanım 8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.