Arabistanlı Lawrence
Ortalama puan
2,3
219 Puanlama

39 Kullanıcı yorumları

5
5 Eleştiri
4
11 Eleştiri
3
2 Eleştiri
2
5 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
11 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.431 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Mart 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Robert Bolt ile Michael Wilson'ın kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da David Lean'in oturmak da olduğu "Lawrence of Arabia"; 1916 - 1918 yılları arasında...

Tüm İslam dünyasının kutsallarından "hilafet makamını" da elinde bulunduran ve "Avrupa'nın Hasta Adamı" olarak değerlendirilen Osmanlı İmparatorluğu'nun boyunduruğu altından kurtulma çabasındaki Müslüman Arap kabilelerin...

***

(Günümüzde ABD ve İsrail ortak ekseninin başını çektiği) Avrupalı emperyalist dostlarının kışkırtması ve sağladıkları sınırsız bir destekle, din olarak Müslümanlığı benimsemiş Türklere karşı verdikleri mücadelenin...

Destansı bir dille beyaz perdeye taşındığı, biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

7 kategoride Academy ve 4 kategoride de BAFTA ödülüne layık görülen...

Ama her nedense, hem de aradan geçen bunca yıla rağmen...

Geçin, Türklere yönelik olarak yapılan, anlamsız bel altı propaganda girişimlerini...

***

Asıl, bazı kesimlerce uydurularak halen de sıklıkla kullanılan, ziyadesiyle mesnetsiz tarzdaki "Türk ve Arap kardeşliği" masalına indirilen darbenin en net ve çarpıcı örneklerinden birisi olması nedeniyle...

Kendine, ana akım Türk televizyon kanallarında bir türlü yer bulamayan...

Mevcut bu kafa yapısıyla, bulması da zinhar mümkün olamayan...

Zihin açıcı nitelikteki bu filme, biraz daha yakından bakalım...

***

Film...

T. E. Lawrence'ın (Peter O'Toole), 1935 yılındaki bir motosiklet kazasında hayatını kaybedip...

Londra'daki St. Paul Katedrali'nde, adına düzenlenen bir anma merasimiyle başlar...

Ve İngiltere'de dahi, pek de sevilmeyen bir kişilik olduğu ortaya çıkarken...

***

Birinci Dünya Savaşı yılları esnasında...

Birden kendimizi...

Sırtındaki teğmen üniformasıyla onun, Kahire'deki askeri bir karargah da...

Onbaşı Michael George Hartley (Ian MacNaughton) ve kendisine...

Günlük gazeteleri taşıyan er William Potter (Harry Fowler) ile birlik de olduğu günlerde buluruz...

***

Ki...

Kendisine ulaştırılan bir mesaj sonrasında Lawrence...

Sohbet etmek amacıyla, koşar adımlarla General Archibald Murray'nin (Donald Wolfit) ofisinin yolunu tutar...

***

Zira...

Arap Bürosu'ndan Bay Dryden (Claude Rains) onu...

Türklere karşı isyanında Prens Faysal'a (Alec Guinness) danışmanlık yapan Albay Harry Brighton (Anthony Quayle) ile buluşup...

Her ikisiyle de görüşmeye göndermek istemektedir...

***

Hal böyle olunca da...

Devesine atlayan Lawrence...

Bedevi rehberi Tafas'ın (Zia Mohyeddin) eşliğinde çölleri aşarak ilerlerken...

Birden karşısında, kendisine silah doğrultan Tafas'ı...

Gözünü kırpmadan öldüren Şerif Ali ibn el Kharish'i (Omar Sharif) bulur...

***

Böylelikle de, Prens Faysal'ın sadık bendelerinden...

Şerif Ali'nin bizzat kendisi artık...

Kahire'den çıkıp yollara dökülen Lawrence'ın, onu Prense ulaştıracak yeni rehberi olmayı arzulasa da...

***

Bir katil olarak gördüğü Şerif Ali'nin rehberlik teklifini kabul etmeyen Lawrence...

Yanındaki ordu pusulasının yardımıyla...

Yolculuğunu, bir başına sürdürür...

***

Derken...

Çok geçmez ve kendisini karşılamak amacıyla yolunu gözleyen Albay Brighton...

Genç yetenek Lawrence'ı da yanına alıp...

İngilizlerin himayesinde, Türklere karşı amansızca savaşan Prens Faysal'ın ordugahına götürür...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 47...

***

Umulmadık bir biçimde, Lawrence'ın planlarının devreye sokularak...

Arap kabilelerin, haklarında hiç de dostane düşünmedikleri...

Ve zaten, İngiliz'inden Fransız'ına ve hatta Yunan'ına kadar olanların topraklarına göz diktiği Türkleri, alçakça sırtlarından hançerleyecekleri filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızın, özellikle de tarihi gerçeklerden bihaber durumda olanlarını; ciddi anlamdaki bir ilgi ve şaşkınlıkla izlemeye devam edeceklerini tahmin ettiğimiz, 180 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Günseli Alpengin
Günseli Alpengin

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
20 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Film çok güze çöl manzaraları içeriyor. Tarihsel gerçeklik Lawrence'in anılarından alinmisş. Ama Lawrence anilarindaki taciz kısmının yalan olduğunu daha sonra kabul etti.
Funda Gür
Funda Gür

47 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
11 Haziran 2023 tarihinde eklendi
Bildiğim kadarıyla gerçek bir olaydan alınmış. Senaryosunun tarihi kaynaklara uygunluğu ve propoganda niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılabilir. Ancak teknik açıdan değerlendirecek olursak çölde çekilmiş bir film, oryantalizm etkisi vb. o zaman için oldukça etkileyici olabilir. Yorumlarda çöl çekimlerinin durağanlığı eleştirillmiş, bense yavaş akan detayları seven biri olarak çöl sahnelerini, günün farklı saatlerindeki manzaraları etkileyici buldum. Bir karakterin tek başına film konusu olması ve 3 saat sürmesi ile birlikte değerlendirildiğinde eş zamanlı birçok şey yavan kalmış gibi. Filmde neredeyse hiç kadının olmaması da ilginç.
Ali Utku Durum
Ali Utku Durum

7 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
14 Mayıs 2021 tarihinde eklendi
propaganda ................................................................................................................................................................................................
sinema
1 ziyaretçi
5,0
6 Ocak 2016 tarihinde eklendi
"Film apaçık bir propaganda filmidir ve tamamen göz boyamak amaçlı çekilmiş; Türklerin barbar, zalim ve sapık, Arapların ise cahil, kullanılıp atılan ve öndersiz bir millet olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Filmde gösterilmeye çalışan şeylerden birisi de şu; Araplar, İngilizlerin gazına gelip Arap isyanını başlatırken ve Osmanlı Ordusuna karşı savaşmaya hazırlanırken başlarından ne geçti, Lawrance onları nasıl bir araya getirip bütünleştirdi o gösterilmeye çalışılmış uydurma yalanlarla. Film, her zaman yılı dolaylısıyla önyargıyla yaklaştığım, oyunculuk ve ses kalitesinin az olacağını düşündüğüm bir filmdi ancak önyargının ne derece de gereksiz bir şey olduğunu da kanıtladı ve yüzüme yumruk gibi çarptı bu film. Hatırladığımda gerçekten yüzümü küçük bir gülümseme kaplar, gözlerimin önünden Arabistan'ın çöl manzaraları geçer. Filmi siyasi görüşleri bir kenara bırakıp sinema anlayışıyla eleştirmek gerekirse; çok emek harcanmış bir film olduğu kanısına varmak mümkün olur. Peter O'Toole, Ömer Şerif, Alec Guinness ve Anthony Quinn olağanüstü oyunculuklar sergileyerek filmi bambaşka bir tada getirmişlerdir. Anthony Quinn, bu filmde ki rol başarısının ardından İslamiyetin doğuşunu anlatan en iyi filmlerden birisi Çağrı filminde Hamza rolünde oynamıştır. Öte yandan Peter O'Toole'da oldukça sağlam bir oyunculukla zor bir karakter olan Lawrance'ın üstesinden gelmiştir. Zaten fizik olarakta gerçek Lawrance'a benzemektedir. Alec Guinness'in Kral Faysal'ı canlandırması da çok ironik bir şey olmuş, bir İngiliz'ın bir Arap'ı bu kadar başarılı canlandırması da çok zor bir şey. Ayrıca Ömer Şerif, filmde de Şerif Ömer rolünün üstesinden başarılı bir şekilde gelmiş, beğeni toplamış ve filmin başarısına başarı katmıştır. Filmde uydurmacalarla dolu Osmanlı devleti ve Araplar arasında ki savaştan, İngilizlerin Arapları kukla gibi oynatıp oynatıp bunu izleyip gülmelerinden, Arap medeniyetinden bilgiler kapmayı bildim. Türk karşıtı bir film olsada, sinemasever olarak siyasi düşünce ve yönlerimi bir kenara bırakıp izleyince olağanüstü keyif verici bir filmdi. Süresi de oldukça uzun olması bazı kişileri sıkmıştır fakat benim için bir avantaj, sonuçta doyulmaz bir film olması yönünden oldukça iyi bir yön bu. Başarılı yönetmen David Lean'in Kwai Köprüsü gibi bir başyapıttan ve Brief Encounter gibi kesinlikle izlenmesi gereken bir filmden sonra ki başarıya erişen 3. filmidir, ondan sonra da Doktor Jivago gibi bir başyapıt çekmeyi başardı. Ancak şüphesiz ki, bu filmlerin arasından en çok beğenileni Arabistanlı Lawrance'tı. Filmin başında ki Lawrance ile, bitişinde ki Lawrance'ın da aynı kişi olmadığı bir gerçek, çünkü duygusal olarak pek çok değişikliğe gitmiş Lawrance, savaşın etkileri adeta acımasız bir savaşçıya dönüştürmüş. Filmde en çok beğendiğim sahneyse, Lawrance'ın Halitlerin kuyusundan su içmeye çalışan Arap dostunun Ömer Şerif tarafından öldürülmesi, Ömer Şerif'in uzaklardan geliş şekli ve Lawrance'ın dönüp Davut'u epik bir şekilde alması. David Lean, bu emek içeren başyapıtı günlerce Arabistan'ın yakıcı çöl sıcaklığında çekmiş, günlerce inanılmaz bir çekim ekibi tüm çölü gezmişlerdir. Arabistanın sanki altın tozlarıyla kaplanmış hissi veren çölleri için bile izlenebilecek bir film."
spider
spider

22 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
4 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Yemişim tarihini. İngilizler kendi casusunu ve kendilerini kahraman gösterirler tabi. İnsanlar tarihi filmlerden öğreniyorlarsa zaten vay onların haline. Batının milyon tane propaganda amaçlı filmlerinden yalnızca bir tanesi. Sorun bundan ziyade, film kötü ve sıkıcı. Başyapıt falan da değil. Başyapıtlara hakaret etmeyelim lütfen.

İnsanları anlamak mümkün değil. Yok şu tekniği kullanmış, yok ilk defa bu film kullanmış, mış mış da mış mış. Ne tekniği kullanırsan kullan, sonuçta ortaya çıkardığın ürün bir şeye benzemiyorsa, insanı sıkıyorsa, ne kullanırsan kullan boşa gider. Tekniği değil filmi değerlendiriyoruz.
Murat Aksoy
Murat Aksoy

2 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
29 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
imdb'den tahminimce Türk düsmani oldugu için saglam bir puan almis, ingiliz sinsiligini, arap çikarciligini bence iyi anlatan ama ne yazik ki bizi zalim bir irk olarak gösteren, o dönemde olmayan hava kuvvetlerimizle araplara saldirdigimizi iddia eden, lawrence gibi provakatör bir casusu gereksiz öven saçma bir yapim. Konusu itibariyle önyargilarimdan midir bilmem ama yapim olarak da bence bes para etmez, gereksiz uzun, dönemine göre iyi diyen arkadaslar da ayni zamanlarda yapilmis filmlere bi bakinsinlar derim ben, bu arada imdbde de zevkle oylamami yaptim en düsük puani vererek, insanlik için belki küçük ama benim için büyük idi bu hareket :) , diger tepkili sinemasever arkadaslarimdan da bekliyorum. Top 250lik bir film degil...
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.469 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
9 Haziran 2012 tarihinde eklendi
sinematografik açıdan sıkıcı, durağan tarihsel açıdan çarpık peki nasıl 7 dalda oscarlık? oscarlık tarihi balon 0,5/5
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Ekim 2011 tarihinde eklendi
aralarında "ben-hur","the ten commandments","spartacus" ve "dr. zhivago" gibi filmlerin bulunduğu ve 50ler ve 60ların başında çokça örneğini gördüğümüz "epik" filmlerden bir başkası da "lawrence of arabia".tarihi gerçeklere dayanmadığı,türkleri kötü gösterdiği,haksız ve abartılı bir efsaneleştirme çabası içinde bulunduğu gibi pek çok eleştiriye sahip bu film.ben bunlara pek değinmek istemiyorum.zira bu eleştirilerin bazılarının bazı kısımları bana da doğru gibi gelirken (örneğin filmin başlarındaki bir sahne;o dönemde türklerin elinde önemli bir hava kuvveti yoktu ,yani çöldeki bedevilere hava saldırısı düzenlemeleri ve rastgele onları katletmeleri oldukça gerçek dışı duruyor),bazı eleştiriler de fazla milliyetçi duygularla yaratılmış gibi geliyor.kısacası türklerle veya müslümanlarla ilgili yabancıların yapmış olduğu her tarihi filmin ardından olduğu gibi,bu filmin ardından da bizim cepheden pek olumlu tepkiler gelmedi.sinema sanatına adına değerlendirmek düşer biz seyircilere.çok ihtişamlı bir film olduğu kesin.özellikle o çöl çekimleri zannedersem hiçbir filmde bu kadar uzun süreli ve etkili kullanılmamıştır.atmosfer yaratımı başarılı.siz de o uçsuz bucaksız alanda,sıcağın altında gibi oluyorsunuz.yönetmen zaten süreye kafa yormamış pek,çekebildiğine çekmiş (yaklaşık 230 dakika) ve istediği etki yaratılana kadar da durmamış.dediğim gibi tarihi ve siyasi konuları kenara bırakırsak,genel olarak başarılı bir hikaye anlatımı ve karakter gelişimi (lawrence) mevcut filmde.ilk saniyedeki lawrence ile film biterkenki lawrence oldukça farklı birbirinden.ara sıra yönetmen kendi ulusu ingiltere hakkında da eleştirel havalar takınıyor.siyasilere göndermeler yapıyor bariz şekilde.ve hatta başından beri efsanleştirmeye çalıştığını gördüğümüz lawrence hakkında da filmin finaline doğru hoş olmayan vurgular yapıyor.karakterinin olumsuz anlamda da gelişmiş olduğunu ve yapılmaması gereken bazı hareketler yaptığını bas bas bağırıyor.yani bunları da düşününce filmi veya yönetmeni tamamen türk karşıtı vs. gibi suçlamalarla karalamak ne kadar doğru bilmiyorum.genel olarak tüm karakter ve kutuplara yer yer eleştiriler fark ettim ben kendi adıma.tabii fikirler izleyen ve gören farklı gözlere her zaman farklı gelebilir.çok emek içeren,figüran kaynayan,kusursuz veya mükemmel olmasa bile,çok görkemli ve sinema sanatı adına görülmesi gereken bir yapıt.peter o'toole gerçekten başarılı.omar sharif ve anthony quinn de büyüleyiciler.
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
8 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Sinemanın en büyük propaganda filmlerinden ve en büyük yalanlarından biri bu filmi seğredip bunu anlıyamıyan kişilerin yeterliliğinden şüpe duyar ve onların görüşlerini kale bile almam bu saçmalığı başyapıt sananlara lafım tabi anlıyana.
İlk dakikasından itibaren tarihi yanlışlıklar, hatalarla dolu bir film, oyuncu performansları rezalet her arap mükemmel şekilde ingilizce konuşuyo ama cahil ve aptallar! Binlerce yıl birlikte yaşamış türkler arapların arasına fitne sokan şerefsizler burda kahraman olarak gösterilmiş. Savaş sahneleri ise rezaletin son perdesi. Nerden baksan berbat ötesi bir film.
Lester-Burnham
Lester-Burnham

15 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
16 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Sinema tarihinin en büyük balonlarından biri Tarihi yalanlarla dolu kötü bir film. Çekildiği yıla göre diye başlarlar şimdi Benhurda Spartacusta bundan önce çekildi ikiside bu filmden 30-40 gömlek fazla.10/1
paranoias
paranoias

37 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
24 Eylül 2010 tarihinde eklendi
sırf yalan propogandaları sebebiyle , sırf taraflı olması sebebiyle hiç yapmadığım şeyi yapıyor ve 1 veriyorum bu filme , keloğlan karaprense bile 2 verdiğim gerçeğiyle siz kanaat getirin artık ne kadar sinir olduğumu
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
DÖRT.DÖRTLÜK
electronica
electronica

Takipçi 228 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
9 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Film çarpıtma ve yanlışlıklarla dolu. Siyaseti ve önyargıları sinemaya alet etmişler. Filme göre Lawrence Araplara özgürlüğünü veren bir halk kahramanı. Lawrence Arap kabileleri arasında çatışmaları önlüyor. Arapların bağımsız olması için çalışıyor. Yeri geliyor İngiltere hükümetine karşı Arapların yanında yer alıyor. Araplar onu bir peygamber olarak görüyor. Ona son derece bağlı olduklarını gösteriyorlar. Filmde Türk general tacizci tecavüzcü gibi gösteriliyor. Türkler Arapların topraklarında Arapları tehdit ediyor, öldürüyor. İngilizler ise Arapları koruyor kolluyor. Çıkarları Arapların çıkarları ile örtüşüyor falan ...Tabi ki bunların hepsi palavra, çarpıtma, yalan yanlış şeyler ...
devrancevher
devrancevher

39 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Ocak 2010 tarihinde eklendi
sinemadan anlamayanlari ciddiye bile alamam. Arabistanlı Lawrence sinema tarihinde bir basyapittir. yil 62 ama cekim olarak simdiki yillardan bile daha samimi ve gercekci cekilmis helal olsun. 3-4 milliyetcinin bu filmi begenmemesi o filmi kötü yapmaya yetmez aksine yüceltir. kaldiki sanki türkiye bembeyaz hic hata yapmadi hersey toz pembe. komik oluyoruz arkadaslar birakalim bu ucuz milliyetcilikleri objektif olmanin zamani geldi. gercekler acidir yüzlesmesini bileceksin yoksa filmlerle tarihle bildirirler bu film genel olarak tarih yazdi bir kült oldu 10/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler