Dönemine göre güzel bi film fakat abartıldığı kadar olmadığını düşünüyorum başrol oyunculuk güzel can sıkan sahneler vardı. Al pacino o kadar iyi oynamışki rolünü izleyiciye o sinir olma gıcıklığı geçiriyor. İzlemeye değer ama imbd puanı abartı
Film psikolojimi bi yokladı çok uzun bir film evet ama hiç sıkmadı hayatımda ilk defa 2 saat 50 dakika tetikte durdum ilginç bir deneyimdi tony çoğu sahnede gıcıgıma gitti neden bilmiyorum ama en küçük örneği patronun karısına yürümesi birde son sahnedeki ginanın dedikleri degisik oldu
Bu film benim için ilk 3 e girer 30 kere izlemişimdir. Yalnız 1 puanı kırmamın sebebi Tony patronun karısına neden yürüyor yengesi saymalıydı o yüzden kırdım 1 puan genel anlamda iyi bir başyapıt
film aslında fena değil ama çok sıkıldığımı söylemek istiyorum hatta beğenmedim diyebilirim fakat al pacinonun oynadığı karakteri efsane oynamış resmen tek başıma götürmüş filmi imdb puanıda abartılı buluyorum bir godfather değil bence 10/6
Harika bir yapıt alpacino yine yaptı yapacağını tavsiye ederim arkanıza yaslanın ve izleyin lkhbs d hdghsg skhgs 100 kareter olnda olmzmnyiai dooob jfssddfdssd
Kuba'dan göçmüş siyasi suçlu bir olan Tony Montana, mülteci kampından Rebangayı öldürmesi karşılığında çıkarılır. Çıktıktan sonra sefalet içinde yaşamak istemeyen Montana'nın suç dunyasına girmesi pek de geç olmaz. Suç dunyasının atarlı oğlanı Tony Montana, Frank Lopez sayesinde uyuşturucuyla tanışacak, suç dünyasında yükselecek ama kendi sonunu getirmesi de fazla sürmeyecektir. İlk başlarda uyuşturucu parasıyla gelen lüks ve mutlu yaşam beraberinde psikolojik sorunları, yalnızlığı ve hayatı güvensizliği de getirecektir. Filmin hikayesi genel hatlarıyla bakarsak bir anda yükselip bir anda dibi boylayan bir hayatla karşılaşıyoruz. Müziklere gelirsek onlar aşırı güzeller. Mesela filmi her tekrar izleyişinizde giriş müziği adeta sizi sizden alacak içinizi titretecek. Oyuncularlar ise bir o kadar kusursuz. Özellikle Alpaçinono, ne kadar iyi bir oyun olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım. Adam oynadığı rolü adeta içinde yaşıyor. Mesela ben Micheal Carleone ve Tony Montana'nın aynı kişi tarafından canlandırıldığını oyuncu kadrosuna baktıktan sonra anladım. Bu iki karakteri tanıyan biri her ikisinin de nasıl farklı kişiliklere sahip insanlar olduğunu bilir. Alpacinoda bu iki karakteri birbirden oldukça farklı canlandırmış. Şimdi biraz da aksiyon sahnelerine değinmek istiyorum. Özelikle testere sahnesi olmak üzere tüm aksiyon sahneler harika olmuş(gerilimi içimde hissettim). Gerek sesler gerek insanların vurulduğunda vücudundan çıkan kan animasyonları gerek oyuncuların verdiği tepkiler... Ve bunlarin hepsi 1983 yapımı bir filme ait. Söylemek istediğim her şeyi söyledim sanırım. Seviyorum seni Scarface.
Scarface, Türkçe ismiyle Yaralı Yüz filmi nostaljk, trajik, sosyolojik ve psikolojik bir çok ögeyi bir arada barındıran mafya filmidir. Filmin yönetmeni Brian De Palma filmin gizli yıldızıdır belki de çünkü her sahnede yönetmenin etkisini ve karesini nefesinizde hissediyorsunuz. Filmi tabii kültleştiren Tony Montana karakteritle Al Pacino'dur. Baba serisindekinden farklı bir karakterdir. Her ne kadar ikisi de mafya patronu ve en üst düzeye ulaşmış lideri de deseniz şu fark vardır. Baba serisindeki kahraman Michael Carleone zorunda kalarak babasının intikamını almak için mafyaya girmiştir. Yaralı Yüz filmindeki Tony Montana ise zaten bu yolun yolcusudur deyim yerindeyse. Kübadaki mahkumiyetinde de yasadışı işlerden yattığı vurgulanıyor. Amerika'ya geldiğinde ise liberal bir düzende daha çabuk ilerleme ve terfi etme fırsatı bulmuş ve yükselişi hızlanmıştır. Hatta en tepeye kadar çıkıp mafya-polis-siyasetçiler-bankacılar grubundaki etkileşimi ve birbirine alan açma durumlarını gösterip aslında o kadar da bu işlerin gizli saklı yapılmadığını belgeyen ve sunan bir anlatımı filmin siyasi yönü.Küba'daki komünistlere karşı olduğunu gösteren söylemler biraz Abd sineması hükümetinin görüşlerinde misyon yüklenip karakteri siyasi bir yön büründüğünü de anlatıyor. Hatta bir mafya alışverişinden sonraki cinayetinde de zaten komünistti diye bir repliği var. Dönemin siyasi mücadelelerine de ufaktan tanıklık ediyoruz. Dünyaya hükmedeceğim söylemi en etkili slogan ama final bölümünde ise The World is your( Dünya benim ) söyleminin olduğu havuza düşerek son bulması ne kadar iyi ve bu yollarda zirveye de yükselsen sonucunun felaket olduğunu vurgu yapmış yönetmen. Zaten öncesi de çok trajik şekilde Manny Ribera'yı öldürmesi, kardeşi Gina Montana'nın öldürülmesine şahitlik etmesi filmin bu işlerin sonucunun er geç olsa da felaketle sonuçlanacağını anlatıyor. Hatta karakter karısı Elvira Hanckok''tan ne çok istediği çocuk sahibi olabilliyor ne de mutlu bir evlilik kurabiliyor hayatta herkesi kaybediyor. Yani The World is Your Dünya Benim demek parayla, villayla, ünle olmadığını yaşayarak öğreniyor. Filmin psikolojik ve sosyolojik yönünü mercek altına alanlars için harika bir film. Yani olumsuz bulan kişiler filmi tek boyuttan izleyen kişiler genellikle. Tam puanlık bir film.
su testisi hikayesi.. Uyuşturucu işi yapan adamın ve ailesinim hazin sonu.. Çatışma sahneleri çok vasat ama tabi 83 yapım olduğunu unutmamak gerek… sürede çok çok uzun… sürüleyicilik vasatın altında.. Çok sıkça baydı bazı sahneler.. al apcino muhteşem oynamış…
Al Pacino oyunculuğu dışında balon bir film olduğunu düşünüyorum fakat elbette bir başyapıt ki 1983 yapımı olması rağmen bugün hâlen izlenebilmesi kalitenin bir göstergesidir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.