Resident Evil
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
2,5
Geçer
Resident Evil

“Oyunundan Bağımsız, Oyun Gibi Bir Film…”

Yazar: Gizem Şimşek Kaya

Resident Evil serisinden bağımsız bir film olduğunu adıyla da haykıran bu yeni Resident Evil’ın yönetmen koltuğunda Barbarian (2022), Weapons (2025) gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Zach Cregger oturuyor. Senaryosunu yönetmen Cregger ile Shay Hatten’ın birlikte kaleme aldıkları, görüntü yönetmenliğini Dariusz Wolski’nin üstlendiği, müzikleri Ryan Holladay ile Hays Holladay tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Austin Abrams, Zach Cherry, Kali Reis, Paul Walter Hauser, Will Merrick, Andrea Miltner, Karel Dobrý, Zoé Bellas, Chris Lew Kum Hoi, Griffin Newman gibi isimler bulunuyor.

.

Filmin konusunu tıbbi kurye Bryan'ın, bir hastaneye teslimat yaptığı sırada patlak veren salgın sonrası mutasyona uğramışların saldırılarına karşı verdiği hayatta kalma mücadelesi oluşturuyor. Tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız bir oyununun ortasında bulur. Kontrolden çıkan olaylar zinciri hızla karanlık bir kabusa dönüşürken Bryan, giderek büyüyen kaosun içinde nefes kesici bir hayatta kalma mücadelesine sürüklenir. Artık Bryan için tek hedef hayatta kalmaktır.

Resident Evil Tarihçesine Kısa Bir Bakış…

Resident Evil ya da Japonya’da bilinen adıyla Biohazard, Şinji Mikami ve Tokuro Fujivara tarafından yaratılmış ve ortaklığı Capcom’a bağlı olan bir oyundur. 1996 yılında piyasaya çıkan ilk Resident Evil sonrasında seriye dönüşmüş ve 20’den fazla oyunu çıkmıştır. 2002 yılında Paul W.S. Anderson yönetmenliğinde oyundan sinemaya uyarlanan Resident Evil sinemada gördüğü ilginin ardından 2004 yılında Alexander Witt yönetmenliğinde Resident Evil 2: Apocalypse; 2007 yılında Russell Mulcany yönetmenliğinde Resident Evil: Extinction; 2010 yılında Paul W.S. Anderson’un tekrar yönetmen koltuğuna geçtiği Resident Evil : Afterlife, 2012 yılında Resident Evil 5: Retribution ve 2016 yılında Resident Evil 6: The Final Chapter ile devam etmişti. 2021 yılında Resident Evil: Welcome to Raccoon City (2021) ile adeta bu seriyi sıfırlayan bir adım atılmış ve ilk filmden altıncı filme değin aslında uyarlandığı oyunda bulunmayan bir karakter olan Alice ve onu canlandıran Milla Jovovich’in etrafında ilerleyen serinin bu son halkasında hikâyenin başlangıcına döndüğü için Alice’e konuk oyuncu olarak dahi yer verilmemişti.

İşte Yeni Resident Evil…

Bir filmin kitabı, çizgi romanı vs. varsa mutlaka onları okuyup karşılaştırarak eleştirisini yazıyor olsam da bu film istisnalar arasında kalmak zorunda. Oyunlarını oynamamış biri olarak yazdığım bir kritik olacak.

Son dönemde korku-komedi’ler yükselişe geçmiş gibi görünüyor. Resident Evil’in bu yeni ancak seriden bağımsız halkasının tür bağlamında bu yıl gösterime giren Matt Bettinelli-Olpin ile Tyler Gillett ikilisinin yönettikleri Ready or Not 2: Here I Come (2026), Kirill Sokolov’un yönettiği They Will Kill You (2026), Jonny Campbell’ın bilim kurguyu da içine aldığı Cold Storage (2026)’ı, Sébastien Vanicek’in Evil Dead Burn (2026)’ü ve Eli Roth’un Ice Cream Man (2026)’i ile oldukça ortak noktalara sahip olduğunu söylemek mümkün; bolca kan, mizah ve hayatta kalmaya çalışma. Ancak Resident Evil’i diğer filmlerden ayıran bir detay bulunuyor; o da oluşturulmuş oyun atmosferi. Filmde tercih edilen POV çekimler, ilerledikçe adeta “açılan” ilerleme haritası, her mekân değişiminde silahlarını değiştirme gibi unsurlarla adeta bir oyun mantığıyla ilerliyor. Austin Abrams’ın Bryan adındaki beceriksiz adamı canlandırmasındaki gerçekçilik, böyle bir duruma düştüğümüzde hepimizin birer Bryan olacağımızı da hatırlatıyor.

Normalde serinin diğer filmlerinden detaylı biçimde bahsetmeyi tercih ediyor olsam da bu filmde gerek yok zira yazımın girişinde de belirttiğim gibi seriden bağımsız bir film olduğunun özellikle altını çizmek gerekiyor. Oyundaki karakterler yok, Evet Racoon City ve Umrella Corporation ile virüsün yayılması var ama bunun dışında diğer filmlerle bağlantı sağlayabilecek hiçbir unsur bulunmuyor. Dolayısıyla izleyicileri, sinemaya gidip bu filmi izlemeden önce yapılması gereken bir ev ödevi de beklemiyor.

Filmin handikabı aslında Resident Evil adını kullanıyor olması. Çoğu izleyicide hayal kırıklığına sebep olmasının temel sebebi de muhtelemen bu. Pek çok seyircinin sevdiği, takip ettiği, hayran olduğu bir seriyi, oyunu ya da kitabı sinemaya uyarlamanın böyle riskleri bulunuyor. Orijinal yapıma çok benzese “E zaten bunları biz biliyoruz yeni bir şey yok” denilebilir; tamamen yeni bir şey yaptığınızda ise “Ama bu orijinaline hiç benzemiyor ki” eleştirileriyle karşılaşabilirsiniz. Bu filmde de Umbrella Corporation ve Racoon City isimlerinin yerine başka isimler koyup filme de Green Syringe gibi bir ad verilse muhtemelen film hakkında bu kadar tartışma yaşanmazdı. Hayır hayır tabii ki yaşanırdı, bu kez de “Bu Resident Evil’den esinlenmiş, telif ödememek için başka ad vermişler” denilirdi muhtemelen.

Sözün özü herkesi mutlu edecek bir pizzayı sinemada bulmamız hayli güç ancak kanın hunharca kullanıldığı, mizahın yer yer bu kan banyosunun içerisinde size eşlik ettiği daha önce saydığım benzer filmlerden keyif aldıysanız Resident Evil’dan da keyif alabileceğinizi söylemek mümkün.

Sonuç olarak Resident Evil; öncesinde seriyi izleme ödevi gerekmeksizin izleyebileceğiniz kan banyosunun yüksek düzeyde kullanıldığı bir korku-komedi.

Daha Fazlasını Göster