Hesabım
    Testere 6
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    2,0
    Yetersiz
    Testere 6

    Testere 6

    Yazar: Serdar Kökçeoğlu
    Bu hafta aslında sinemalarda bir değil iki tane korku filmi var. İlki "Testere" dizisinin ilk sezon 6. bölümü; bir kez daha konusuz seks filmlerinin yatakta başlayıp yatakta biten "hardcore" tekniğini örnek alıyor ve daha ilk dakikalarda kol göbek kesme, biçip tartma bölümleriyle başlayarak yaşamnın anlamı üzerine bir kez daha "düşünmememizi" sağlıyor. Öteki ise Bir Aşk Hikayesi altbaşlığını taşıyan ama daha çok "insan insanı sever mi" türünden bir aşka sahip olan Yeni Michael Moore filmi.

    Testere serisini, nereye bağlanacağını merak ederek izleyen ve sertliğinden değil zeka pırıltısı içermeyen senaryosundan rahatsız olan biri olarak, söz konusu 6. film olduğunda iki noktayı övmek istiyorum. Birincisi, anlıyoruz ki yeni filmler artık sadece serinin fanatik takipçileri için üretiliyor. Seriyi parçalı bulutlu takip eden izleyicileri oyalayacak özerk bir hikaye yok burada. Seriyi eksiksiz takip etmiyorsanız (veya benim gibi hemen unutuyorsanız) diziyi ortadan izlemeye başlamış gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Halbuki bağımsız bir "Testere" hikayesi anlatmak, seriyle ilişkisi gevşek olan bazı korku izleyicilerini yeniden bağlayabilir. Ama böyle bir çaba yok ve yeni izleyicilere dönük komik flashback'ler bulunuyor sadece. Cesur bir tavır. Filmin ikinci güzelliği ise, kısa olması; konulu bölümlerin azlığı, şiddet sahnelerinin sertliği lafı veya şiddeti uzatmayı gereksiz kılıyor.




    Aslında Testere 6 üzerine söylenebilecek çok da fazla birşey yok. Bu defa sağlık sigorta dünyasının gaddar temsilcileri kanlı bir sınavdan geçiriliyor. Belli ki yapımcılar filmin anlamsızca ahlaksız "hayatın değeri" felsefesine Michael Moore'ca bir anlam kazandırmaya çalışmışlar. Siz bizim hayatımızla oynarsanız öyle mi? Öyleyse size hayatın değerini hatırlatalım. Filme yapılan bu mesaj dopingini sistem karşıtlığı olarak görenler filmin serinin en iyilerinden biri olduğu sonucuna varıyorlar. Hatta ilk filmden sonra ilk defa aklı başında bir film çıktığını iddia edenler de var. Bu filmi ilk filmin yanına koymak, normal bir karşılaştırma yapmak doğru olmaz. Filmin en ilgi çekici, en sürükleyici yanı; karanlık ambient-endüstriyel müzik türleri arasında gidip gelen tedirgin edici müzikleri. Eski Nine Inch Nails üyesi Charlie Clouser bir kez daha karanlık işitsel atmosferler yaratmak konusunda ne kadar becerikli olduğunu ispat ediyor.



    Meraklısı mutlaka izleyecektir, hatta gösterime girdiği ilk gün izlemiştir bile; ama korku filmi yokluğunda yolu Testere'ye düşeceklere, hikayenin çok önce başladığını hatırlatalım. Belki de haftanın korkunç aşk hikayesi "Kapitalizm" makul bir gerilim arayanlar için daha doğru bir tercih olabilir. Sağlık sistemiyle esaslı bir şekilde önceki filminde hesaplaşan Moore şimdi daha soyut bir düşmana sallıyor kılıcını, kapitalizme. Ama karşısında, politikacılar ve büyük şirketlerin sessiz yöneticileri gibi somut düşmanlar var ve onları cinayetle suçlamaktan hiç çekinmiyor. Ölümcül hasta olan çalışanları üzerinden sigortadan para alan şirketlere karşı, belki de ilk defa izleyicilerden yardım istiyor. Son sahnede yardıma ihtiyacı olduğunu, bu işlerin yalnız yapılamayacağını çaresizce itiraf ediyor.

    Daha Fazlasını Göster

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top