En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Mirac
Takip Et!
3,0
7 Kasım 2025 tarihinde eklendi
Ana karakterlerin neden psikolojik olarak bu döngüye sıkışıp kaldıklarını ve onca yıl geçmesine rağmen neden asla büyüyememelerini anlayamadım. Bunu birisi çok fazla spekülasyona girmeden, daha çok filmin verdiği materyale bağlı kalarak açıklayabilir mi?
Oyunculuklar desen tutarsız, örneğin Bekir ve Uğur’un farklı sahnelerde oyunculuk tarzları değişiyor ve bunun için bir dayanak yok. Senaryo desen olay örgüsü akmıyor arada yine sebebi belirsiz bir kopukluklar silsilesi. Konu zaten sıkıcı anladık çok tutkulu bir aşk var fakat hiçbir karakterin derinliğini hissedemiyorsun filmin sonunda biz bunu niye izledik olduk. Bu filme bu ödül niye verildi, anlamak zor.
Oyunculukların had safhada olduğu bir film, zagor tam bir şekil, tam bir gözükara ağır delikanlı, bekir desen efendi bir karakterden uzun saçlı pavyon hayatına gece hayatına, sonrasında façalî esrarkeşe dönen siması renk renk, uğurdada mükemmel oyunculuk. Konu işleyiş insanın kalbini eze eze işliyor. Bu filmi beğenmeyen ben sinemaseverim demesin.
Dumurkubuz'un önemli bir efsanesi olan Kader'de Bekir'in imkansız aşkı Uğur'dan, Uğur'unda deli divane aşık olduğu Zagor'dan vazgeçememesi anlatılıyor. Birbirlerini peşlerinden sürükleyip gidiyorlar. Ah Emine ah... Gerçekten Emine karakteri duygulu bir insanı/vicdana sahip olan herkesi üzer. Görücü usulü olarak Bekir'le evlendi ve çocuk sahibi oldu. Emine karakteri şahsen beni üzdü ve ülkemizde böyle insanların varlığının olduğunu bilmek daha da acı verdi. Ulan Bekir, gül gibi eşin var, yaşa git işte diyeceğim ama o zamanda böyle bir film ortaya çıkmazdı. :)
Bu tür filmleri herkes sevmez ama sevenler de neyi sevdiğini iyi bilir. Gerçek hayattan tokat gibi bir hikayeyi en net hali ile abartmadan süslemeden seyirciye aktarmış. Bazı arkadaşlar beğenmemiş herhalde animasyon bekliyorlardı. Neredeyse müzik yok denecek kadar az. Bütün çıplaklığı ile tamamen oyuncuların kalitesi ile öne çıkan mükemmel bir film. Kutluyorum
filmi dün izledim ve pek beğendiğim söylenemez filmin havası çok soğuk bu filmi ISSIZ ADAM filminden hemen sonra izledim ve ıssız adam kadar iyi olduğunu düşünmüyorum bu benim düşüncem ama sevende vardır mutlaka . Benim puanım bu kadar ben beğenmedim kimse kusura bakmasın yani.GİDİN ISSIZ ADAMI İZLEYİN AZ KALİTE GÖRÜN KALİTEEEEEEEEEEEEEEE
Eleştirim ne kadar gerçeği yansıtır bilemiyorum çünkü bu filmin insanı etkilemesi izlediği döneme göre değişiyor. Benim için her zaman yeri apayrı olacak.
KADER. Uğurun zagora , bekirin uğura , saplantılı ve hastalıklı bir şekilde kendi KADERİNİ çizercesine peşinden savrulup gitmesini , savrulurkende etrafında yanında ve yakınında ne varsa yıkıp viran etmesini anlatıyor . Spoylermı oldu şimdi :) . Vallaha ben sağ altta - ELEŞTİRİYİ YAYINLA - butonunu gördükçe kendimden utanıyor nasıl yani bu film ve eleştirimi diye sorarken kendime neyse iy seyirler 10 üzerinden BİN
Kesinlikle iğrenç gördüğüm en vasat film İzlerken sinir krizleri geçiriyor, ve her sahnede deliriyor ardından tekrar sinir krizi geçiriyorum, filmin donu ise filmden daha vasat ve sinir bozucu...
Masumiyetin başlangıcı degışik ama ufuk bayraktar icin izlemeye deger, Erkan Can'ın 3 yada 4 sahnesi var. Sonu masumiyete bağlanan klasik zeki demirkuzu filmi.
31 mayıs gecesi, Dolmabahçeye doğru iniyordu. Hani Beşiktaşta ciddi müdahalelerin olduğu, çarşının kepçeyi ele geçirdiği gece. Binlerce insan tomalardan biber gazından, plastik mermilerden kaçıyor gümüşsuyuna doğru yukarı kaçıyordu. Bir adam ise tek başına aşağı doğru yürüyordu. İşte O adam'ın yazdığı ve yönettiği film Kader. O adam bu filmde herkesin kaçtığı bir konuya doğru yürümüş. Başkasına aşık bir kadına aşık olmak. Hem de orospuluk yapan bir kadına, hem de babası yatalak, annesi kötü yola düşmüşken, erkek kardeşi bile aşık olduğu adamın arkadaşları tarafından tecavüze uğrarken, tüm bunların sorumlusu adama aşık olan kadına aşık olmak. Öyle bir aşk ki, hem sana hemde sevdiğin adama bakarım diyecek kadar, çocuğu hastayken, bin bir güçlükle açtırdığı eczaneden aldığı ilaçları alıp daha eve gitmeden Uğur (aşık olduğu kadın) aklına gelip soluğu onun yanında, çocuğunu ise hasta yatağında bırakacak kadar büyük ve vicdansız bir aşkı anlatıyor. Toplum yargıları, insanın kendi vicdanı erkeklik gururunu hiçe sayan, üzerine yürüyen bir film Kader. 31 mayıs gecesi herkes kaçarken polisin üzerine yürüyen O adamın filmi. O adam sıkı bir BeşiktAŞK'lı. Beşiktaş'a olan sevgisini şu şekilde anlatıyor; Çocukluğumda cikletlerden futbolcu resimleri çıkardı. Herkes Fenerbahçeli, Galatasaraylı futbolcuların resimlerini yarıştırıyordu. Cikletten Beşiktaşlı futbolcu resmi çıktığında ise yere atıyorlardı. Ben hepsini yerden toplardım. Benim Beşiktaşlılığım böyle başladı.
Ahlaklı değil, ahlakçı toplumumuzun yere attığı Uğur'u yerden alıp gönlümüze yerleştiren, Hepimizi biraz Bekir yapan bir film Kader Kemal pişmişoğlu
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.