Hesabım
    Gülcemal
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    1,5
    Kötü
    Gülcemal

    Peker Açıkalın kafası kime hitap ediyor?

    Yazar: Ali Ercivan
    Peker Açıkalın’ın senaryosunu yazıp başrolünde oynadığı Gülcemal adlı film, sinemada çokça işlenmiş bir malzemenin üzerine gidiyor. Siz deyin Davaro, ben diyeyim Human Nature… Hatta başka bir açıdan Peter Sellers’lı muhteşem klasik Being There bile eklenebilir listeye. Her biri kendi içinde başarılı bu filmlerle birlikte anmak içimi sızlatıyor ama sonuçta Gülcemal’in anlattığı da hiç bilmediği modern yaşamın ortasına aniden düşüveren bir adamın hikayesi. Tanımadığı, varlığını bile bilmediği ama aslında Karun kadar zengin olan babası tüm mal varlığını ona bırakınca paragöz insanların hedefi haline gelen zavallı yurdum insanı! En azından kağıt üstünde öyle. Peker Açıkalın’ın yarattığı karaktere yurdum insanı demeye benim dilim pek varmıyor.

    Gülcemal pek zeki sayılamayacak, kaba saba, aklı uçkurunda bir adam. Ancak bu karakterden bir Recep İvedik çıkmıyor. Ne bir halk kahramanı olabiliyor ne de eğlenceli bir tip. Bu filmdeki Peker Açıkalın kafası mizah kime hitap ediyor olabilir, ben çözemiyorum doğrusu. Ritimsiz, ağır aksak, lafları ağzında geveleyen, arada sırada kaba şiddete başvurmak ya da çekip gitmek dışında herhangi bir konuda net tavır bile göstermeyen, ne komik ne sevilesi bir tip Gülcemal. Film boyunca bir an olsun zeka veya kurnazlık göstermiyor. Bunlardan geçtim, ‘saflığıyla kazanıyor’ gibi bir durum bile yok.

    Ana karakteri yaratırken formülün içine biraz olsun zeka katmayan senaryoya ne demeli hiç bilemiyorum çünkü zaten metnin tek satırında bile zekaya rastlayamıyorsunuz. Klişe bir öykü, her türlü tutarlılık ve orijinallikten yoksun şekilde, ilkokul piyesi düzeyinde kağıda dökülmüş. Rastgele ve mantıklı bir dizgi içinde ilerlemeyen olaylar silsilesi izliyoruz sadece. Hadi diyelim sete ve oyuncuların doğaçlama yeteneğine güvenilmiştir belki ama o da yok. Açıkalın dışında Cem Kılıç, Levent Tülek, Merve Sevi, Haldun Boysan gibi kimi az kimi çok ama neticede deneyimli oyunculardan mütevellit bir kadro var ortada fakat kimse filme bir şey katmak, en azından eğlenceli olabilmek için çaba göstermiyor sanki. Bir komedinin her şeyden çok ihtiyacı olan dinamizm ve mizah zamanlamasından eser yok. Herkes sıkkın bir halde içinde bulunduğu sahneyi oynayıp bir an önce evine veya daha önemli gördüğü işine gücüne dönmek derdinde sanki.

    Bütün bunların sonucunda da hantal, bir an olsun güldürmeyen bir film ortaya çıkıyor ne yazık ki… Gülcemal, aynı salonda filmi izlediğim iki lise öğrencisini bile hiç güldüremediyse, ben ukalalık yapıyor olamam herhalde. Biz sinema yazarları sık sık burun kıvırsak da Şahan Gökbakar gibi isimler bunun fersah fersah ötesinde özen gösterip kafa yoruyorlar yaptıkları filmlere. İşine özen göstermeyeni seyircinin fark etmeyeceğini zannetmek ise büyük bir aymazlık sadece.

    twitter: aliercivan

    Daha Fazlasını Göster

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top