Disney, izleyiciyi sinema salonlarına çekmeyi en iyi bilen stüdyolardan biri olmayı sürdürüyor. Gişede oldukça güçlü geçen bir yılın ardından, şirket şimdi gözünü 2026’ya dikmiş durumda. Stüdyo ve ona bağlı yapım kolları aracılığıyla toplam 16 büyük filmi vizyona sokmaya hazırlanan Disney, önümüzdeki yıl için yine dev ölçekli bir gösterim takvimi kuruyor.
Programda büyük süper kahraman yapımlarından yüksek bütçeli bilim kurgu maceralarına, köklü serilerden daha küçük ölçekli ve karakter odaklı filmlere kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Büyük Marvel projeleri, uzak bir galakside geçen yeni hikâyeler ve farklı türlerde dikkat çekici yapımlar, şirketin 2026 stratejisinin temel taşlarını oluşturuyor.
Send Help - 30 Ocak
20th Century
Kuşağımızın en çok yönlü oyuncularından biri olan Rachel McAdams, kariyeri boyunca birbirinden çok farklı karakterlere hayat verdi. Yaklaşık yirmi yıl önce Mean Girls filminde kibirli ve güzel “kötü kraliçe” arketipinin simgesi hâline gelen Regina George rolündeydi. Şimdi ise gerilim filmi Send Help ile tam ters köşeye geçiyor ve silik, paspal görünümlü bir ofis çalışanını canlandırıyor.
McAdams, filmde bir başka “bukalemun” oyuncu olan Dylan O’Brien ile başrolü paylaşıyor. O’Brien, sempatik imajından çıkıp cehennemden çıkmış gibi görünen zalim bir patrona dönüşüyor. Film, küçümsenen çalışan Linda Liddle ile onun berbat yöneticisi Bradley Preston’ın bir uçak kazası sonrası ıssız bir adada hayatta kalan tek kişiler olmalarını konu alıyor. İkili, yaşam mücadelesi verirken geçmişteki çatışmalarını ve aralarındaki güç dengesini aşmak zorunda kalıyor. Bu süreç, rollerin aniden tersine döndüğü karanlık bir zekâ savaşına evriliyor.
Yapım, temel fikri itibarıyla Lost ile Survivor karışımı gibi tanımlanıyor; ancak tropik atmosferin hiç de huzurlu olmadığı, ürkütücü bir dokunuş eklenmiş versiyonu olarak. Güç ilişkilerinin değişimi üzerinden kişisel ve duygusal dönüşümü ele alan film, özellikle yöneticilere net bir mesaj veriyor: Saygı ve nezaket her koşulda kritik.
Filmin yönetmen koltuğunda ise korku ve gerilim türünde usta bir isim olan Sam Raimi oturuyor. Bu da projenin ton ve gerilim dozunun emin ellerde olduğunu gösteriyor.
Psycho Killer - 20 Şubat
Disney
İzleyici kitlesinde, Disney’in yalnızca aile dostu, güneşli ve rengârenk içerikler ürettiğine dair yaygın bir yanlış kanı bulunuyor. Bu nedenle platformdaki bazı yapımları gören ve arka planı bilmeyen kişiler şaşkınlık yaşayabiliyor. Oysa gerçek şu ki Disney’in kapsamı oldukça geniş ve Psycho Killer gibi filmler de bu çatı altında yer alabiliyor. Senaryosu Andrew Kevin Walker tarafından yazılan ve yönetmenliğini ilk uzun metrajını çeken Gavin Polone’un üstlendiği Psycho Killer, kocası öldürüldükten sonra “Şeytani Kasap” olarak bilinen seri katili durdurmaya ant içen polis memuru Jane Thorne’un (Georgina Campbell) hikâyesini anlatıyor. Katili canlandıran James Preston Rogers’ın hayat verdiği karakterin karanlık bir ajandası bulunuyor. Jane, takıntı ve intikamla örülü, ülke çapında süren karanlık bir yolculuğa çıkarken, katil ise kendi sapkın başyapıtını hazırlamaktadır.
Psycho Killer, katilin ahlaki çöküşünün ve vahşetinin derinliklerine inerken, bir kadının intikam uğruna ne kadar ileri gidebileceğini de mercek altına alıyor. Se7en filminin senaristinin ve Barbarian yapımcılarının yer aldığı ekip, şiddet ve dehşet unsurlarıyla korku severleri tatmin etmeyi hedefliyor.
In the Blink of an Eye - 27 Şubat
Searchlight Pictures
Animasyon başyapıtlarıyla tanınan Andrew Stanton, uzun bir aradan sonra canlı aksiyon dünyasına In the Blink of an Eye ile geri dönüyor. Başrollerinde Kate McKinnon, Rashida Jones ve Daveed Diggs’in yer aldığı bilim kurgu drama, insan olmanın özünü sorgulayan zarif biçimde iç içe geçen üç parçalı bir anlatı kuruyor.
Filmin geçmiş zaman bölümünde, yaşadıkları yerden koparılmış bir Neandertal ailesinin hayatta kalma mücadelesi, çocuklarını koruma çabası ve ilkel araçları kullanarak tutunma savaşı izleniyor. Günümüz zaman çizgisinde ise eski proto-insan kalıntıları üzerine çalışan hırslı yüksek lisans mezunu antropolog Claire (Jones), başka bir öğrenci olan Greg (Diggs) ile bir ilişkiye başlıyor. Gelecekte geçen bölümde ise uzak bir gezegene doğru yol alan bir uzay gemisinde, Coakley (McKinnon) ve geminin bilinç sahibi bilgisayar sistemi, oksijen üreten bitkileri etkileyen gizemli bir hastalıkla yüzleşiyor.
Prömiyerini Sundance Film Festival kapsamında yapması planlanan film, zaman boyunca umut ve yaşam fikrini mercek altına alıyor. Yapımın en dikkat çekici yönlerinden biri de merkezde yer alan üçlü oyuncu kadrosu. Bu tür bir bilim kurgu anlatısında alışılmışın dışında görünen bu kombinasyon, projeye yönelik merakı daha da artırıyor.
İlham kaynakları arasında 2001: A Space Odyssey, Magnolia ve Interstellar gösterilen film; şiirsel ve sanatsal bir insanlık meditasyonu olarak tanımlanıyor ve kulaktan kulağa büyüyecek bir hit olma potansiyeli taşıyor. Film beklenen etkiyi yaratmasa bile Stanton için takvim yoğun: Bu yıl ayrıca Toy Story 5 ile de izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Hoppers - 6 Mart
Pixar
Pixar Animation Studios için büyük bir yıl kapıda; stüdyonun yıl içindeki ilk özgün yapımı Hoppers olacak. Bir tür “beden değiştirme” hikâyesinin Disney tarzı animasyon yorumu olan filmde, bir grup bilim insanı insan zihnini gerçeğe son derece yakın robot hayvan bedenlerine “aktarabilen” bir teknoloji geliştiriyor. Hikâye, hayvansever bir genç olan Mabel’i (Piper Curda) izliyor; Mabel’in zihni robot bir kunduzun bedenine aktarılıyor. Amacı ise bir inşaat şirketinin yerel hayvan yaşam alanını yok etme planını durdurmak. Mabel, bunu başarmak için hayvanlarla iletişim kurmak ve yaşam alanlarını kurtarmak zorunda.
Filmin yönetmenliğini Daniel Chong üstleniyor ve yapım, her yaştan hayvan severi hedefleyen eğlenceli ve macera dolu bir hikâye vadediyor. Komedi yönünü güçlendirmek için film, oldukça iddialı bir seslendirme kadrosuna sahip. Oyuncular arasında Jon Hamm, Bobby Moynihan, Meryl Streep, Dave Franco, Kathy Najimy, Melissa Villaseñor, Vanessa Bayer ve Sam Richardson gibi isimler yer alıyor.
Son dönemde özgün Pixar filmlerinin performansı dalgalı bir grafik çizse de, Hoppers’ın temel fikri beklenti yaratmaya yetiyor. Disney ve konuşan hayvan karakterlerin birlikteliği ise çoğu zaman olumlu sonuç veriyor.
Ready or Not 2: Here I Come - 27 Mart
Searchlight Pictures
Korku-komedi-gerilim türlerini bir araya getiren Ready or Not’un büyük başarısının ardından, Samara Weaving devam filmi Ready or Not 2: Here I Come ile Grace MacCaullay rolüne geri dönüyor. Peki Grace kendini yeniden nasıl ölüm kalım savaşının içinde buluyor? Hikâye şöyle ilerliyor: İlk filmde kocasının ve kayın ailesinin ölümüyle sonuçlanan acımasız “oyundan” sağ çıkan tek kişi olan Grace, kazandığı zaferin aslında ağır bir bedeli olduğunu öğreniyor. Dünyanın en zengin ve en güçlü ailelerinden oluşan konsey yapısı güçlerini ve servetlerini koruyabilmek için yeni bir oyunda Grace’i öldürmek zorunda.
Grace bu oyuna katılmayı reddediyor; ancak küçük kız kardeşi Faith’in (Kathryn Newton) ölüm için işaretlendiğini öğrenince seçeneksiz biçimde yeniden oyunun içine çekiliyor. Kız kardeşini ne pahasına olursa olsun korumaya çalışırken, hikâye bir kez daha kanlı, sert ve kara mizah yüklü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
Filmin yönetmenliğini ilk yapımda olduğu gibi Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett üstleniyor. Yayınlanan son fragman, devam filmine yönelik beklentiyi şimdiden yükseltmiş durumda. Hayatta kalma ve güç savaşı ekseninde ilerleyen filmde ayrıca Sarah Michelle Gellar, Olivia Cheng, Shawn Hatosy, Néstor Carbonell, Kevin Durand, David Cronenberg ve Elijah Wood gibi isimler de yer alıyor.
Mike & Nick & Nick & Alice - 27 Mart
Hulu
Yönetmenliğini BenDavid Grabinski’nin üstlendiği Mike & Nick & Nick & Alice, “yeraltı suç dünyasında” geçen hikâyesiyle iki gangster ve âşık oldukları kadının, hayatlarının en tehlikeli gecesinden sağ çıkma mücadelesini konu alıyor. Üstelik işin içinde bir zaman makinesi de var.
Başrollerde Vince Vaughn, James Marsden ve Eiza Gonzalez yer alıyor. Film, ilk gösterimini SXSW kapsamında yapmaya hazırlanıyor ve yüksek tempolu, stilize, +18 derecelendirmeye sahip, bol kahkahalı bir aksiyon-komedi olarak tanımlanıyor.
The Devil Wears Prada 2 - 1 Mayıs
20th Century
The Devil Wears Prada 2006’da gösterime girdiğinde popüler kültürün unutulmaz ikonlarından birine dönüşmüştü. Alıntılanan replikleri ve unutulmaz sahneleriyle film, sanki Hollywood tarihine kazınmış tek seferlik bir başarı gibi görülüyordu. Ta ki devam filmi onaylanana kadar. Duyuruyla birlikte hayranlar büyük heyecan yaşadı. Yönetmen koltuğunda yine David Frankel oturuyor; senaryo ise Aline Brosh McKenna imzası taşıyor. Film, Lauren Weisberger’ın 2013 tarihli romanı Revenge Wears Prada: The Devil Returns’ten uyarlanıyor. Merakla beklenen devam filmi, Anne Hathaway’i Andy Sachs ve Meryl Streep’i Miranda Priestly rolleriyle yeniden izleyici karşısına çıkaracak.
Sosyal medyada yayılan görüntüler ve paylaşımlar filmin beklenti seviyesini hızla yukarı taşıdı. Yine de her devam filminde olduğu gibi “ilki kadar iyi olacak mı?” endişesi de varlığını koruyor.
Devam filminde geri dönen oyuncular arasında Emily Blunt, Stanley Tucci, Tracie Thoms ve Tibor Feldman yer alıyor. Kadroya yeni katılan isimler ise oldukça dikkat çekici: Lady Gaga, Kenneth Branagh, Justin Theroux, Rachel Bloom, Sydney Sweeney, Lucy Liu ve B. J. Novak bunlardan bazıları.
The Mandalorian and Grogu - 22 Mayıs
Lucasfilm
Yeni bir The Mandalorian and Grogu hikayesi izlemeyeli epey zaman oldu. Ama 2026 bunu değiştirmeye hazırlanıyor. Disney+ dizisi The Mandalorian’ın devamı niteliğindeki filmin yönetmen koltuğunda Jon Favreau oturuyor. Hikâye, kötü İmparatorluk’un çöküşünün ardından galakside dağılmış hâlde varlığını sürdüren İmparatorluk savaş ağalarının yarattığı tehdit sonrasında geçiyor. Yeni kurulan Cumhuriyet (New Republic), İsyan’ın uğruna savaştığı değerleri korumaya çalışırken, efsanevi Mandaloryalı ödül avcısı Din Djarin’i (Pedro Pascal) ve genç öğrencisi Grogu’yu göreve çağırıyor. Star Wars sinema filmlerinin geleceğine dair belirsizlik sürerken, bu filmin başarısı serinin beyaz perde iştahını yeniden canlandırabilir.
Filme dair en büyük heyecan kaynaklarından biri ise Grogu’yu ilk kez büyük perdede izleyecek olmak. Kahramanlara, New Republic’in Adelphi Rangers birliğinin lideri ve albay Ward karakteriyle Sigourney Weaver eşlik ediyor. Ayrıca Jeremy Allen White, Rotta the Hutt rolüyle kadroya katılıyor. Star Wars hayranları, animasyon dizisi Star Wars Rebels ve film Star Wars: The Rise of Skywalker evreninden bazı karakterlerin de sürpriz biçimde görünmesini bekliyor.
Toy Story 5 - 19 Haziran
Pixar
Otuz yıl geçmesine rağmen Woody ve Buzz hâlâ dostumuz. Ve otuz yıl sonra ikili beşinci maceralarıyla geri dönüyor. Toy Story 5’in hikâyesi, bu kez odağı Jessie karakterine kaydırıyor. Jessie’yi seslendiren Joan Cusack, Bonnie’nin odasında ekibin liderliğini üstleniyor. Ancak artık sekiz yaşında olan Bonnie’nin ilgisi yeni gözdesine kaymış durumda: Kurbağa benzeri bir tablet oyuncak olan Lilypad (Greta Lee). Oyuncakların “oyun zamanı” görevleri, bu yeni ve teknolojik rakiple karşı karşıya geldiklerinde her zamankinden daha zor hâle geliyor. Toy Story evrenine modern bir güncelleme getiren film, nostaljiyle eğlenceyi birleştirirken duygusal anlar yaşatmaya da hazırlanıyor.
Filmde sevilen pek çok seslendirme oyuncusu geri dönüyor: Woody rolünde Tom Hanks, Buzz Lightyear rolünde Tim Allen, Forky rolünde Tony Hale ve Slinky Dog rolünde Blake Clark yeniden kadroda. Ayrıca Craig Robinson, Conan O'Brien, Ernie Hudson ve Anna Faris gibi isimler de projeye katılıyor.
Moana - 10 Temmuz
Disney
Geçen yıl büyük başarı yakalayan Lilo & Stitch dalgasının rüzgârını arkasına almayı hedefleyen Disney’in yeni canlı aksiyon uyarlaması sırada: Moana. Filmin yönetmenliğini Thomas Kail üstleniyor ve yapımın, animasyon filmdeki ana hikâye çizgisine sadık kalması planlanıyor. Okyanustan gelen bir çağrıyla harekete geçen Moana (Catherine Laga'aia), ilk kez evi olan Motunui adasından ayrılarak resif sınırının ötesine geçiyor. Yarı tanrı Maui (Dwayne Johnson) eşliğinde çıktığı yolculukta amacı, halkının yaşam dengesini yeniden sağlamak. Büyüleyici doğa ve okyanus atmosferinin canlı aksiyona görsel açıdan etkileyici biçimde aktarılması bekleniyor; Disney de filmin başarısının ne kadar ileri gideceğini görmek istiyor.
Disney animasyonlarında seslendirme sanatçılarının karakter tasarımına ilham vermesi her zaman heyecan verici bir detaydı; şimdi ise Johnson’ın animasyon karşılığını birebir fiziksel olarak canlandırdığını görüyoruz. Animasyon filmdeki sevilen şarkıların yeni filmde de yer alması planlanıyor. Ayrıca Lin-Manuel Miranda, Moana 2’de yer almamış olmasına rağmen bu projede yeni şarkılarla geri dönüyor.
Beklenti, 2026 yapımı bu canlı aksiyon versiyonunun, Snow White uyarlamasının yaşadığı olumsuz kaderi tekrar etmemesi yönünde. Oyuncu seçimi tamamlanan Tangled projesi de yolda olduğundan, Moana’nın gişe performansı Disney’in canlı aksiyon uyarlama stratejisinin sonraki adımlarını belirlemede kritik rol oynayacak.
Spider-Man: Brand New Day - 31 Temmuz
Marvel
Küçük bir not düşelim: Spider-Man: Brand New Day teknik olarak tamamen Disney’e ait değil; çünkü karakterin dağıtım haklarında Sony Pictures hâlâ büyük pay sahibi. Ancak film Marvel Cinematic Universe (MCU) parçası olduğu için listeye dahil ediliyor. Gelelim beklenti meselesine. Filmin yönetmen koltuğunda Destin Daniel Cretton oturuyor. Tom Holland, Peter Parker rolüyle geri dönüyor. Bu kez Parker, üniversite hayatı ve yeni yaşam düzeniyle kahraman kimliğini dengelemeye çalışırken şehri sarsan gizemli bir tehditle yüzleşmek ve kahramanlık anlayışını yeniden tanımlamak zorunda kalıyor. Önceki filmin olaylarının ardından eski arkadaşları MJ (Zendaya) ve Ned (Jacob Batalon) ise hâlâ hafıza boşlukları yaşıyor. Film, Örümcek-Adam için bir tür “yeni başlangıç” olarak konumlanıyor.
Yönetmenin açıklamalarına bakılırsa yapımın hit olması bekleniyor. Cretton, filmi kariyerinin “en tatmin edici işi” olarak tanımlıyor. Bu yılın başlarında çekimler, Holland’ın yaşadığı bir sakatlık nedeniyle kısa süreliğine durdurulmuş olsa da süreç hızla yeniden rayına oturdu. Projeye dair heyecan, kadroya katılan yeni ve tanıdık isimlerle daha da arttı. Stranger Things yıldızı Sadie Sink gizli tutulan bir rolle kadroya katıldı. Ayrıca Jon Bernthal, Frank Castle yani Punisher karakteriyle filmde yer alacak. Ana kötü karakter Tombstone’u ise Marvin Jones III canlandıracak. İzleyiciler ayrıca Hulk rolüyle Mark Ruffalo ve Daredevil rolüyle Charlie Cox’u da görmeyi bekleyebilir.
Filmin, Avengers: Doomsday öncesinde vizyona girecek olması, iki yapım arasında nasıl bir bağlantı kurulacağı sorusunu da Marvel hayranlarının gündeminin en üst sırasına taşımış durumda.
Super Troopers 3: Winter Soldiers - 7 Ağustos
Searchlight Pictures
Nostalji, kimsenin geleceğini tahmin etmediği ama duyulduğunda pek çok kişiyi sevindiren güçlü bir geri dönüşle patlama yapıyor: Super Troopers 3: Winter Soldiers. Serinin üçüncü filmi olan yapımın yönetmen koltuğunda Jay Chandrasekhar oturuyor. Senaryo ise Broken Lizard ekibi tarafından kaleme alındı; ekipte Chandrasekhar’ın yanı sıra Kevin Heffernan, Steve Lemme, Paul Soter ve Erik Stolhanske yer alıyor.
Resmî hikâye detayları henüz açıklanmış değil; ancak orijinal Vermont eyalet polislerinin dönüşünün yine kaotik, müstehcen mizah dozu yüksek bir macera getireceğini tahmin etmek zor değil. Bu kez maceranın dondurucu soğuklarda geçmesi bekleniyor.
Serinin 2001 yapımı ilk filmi, South by Southwest Film Festival’de İzleyici Ödülü kazanmış ve zaman içinde kült klasik statüsüne ulaşmıştı. Bu nedenle Super Troopers hayranları, ekibin yeniden bir araya gelmesinden oldukça memnun. Yeni filmde Chandrasekhar’ı tekrar Thorny rolünde görürken; Heffernan (Farva), Lemme (Mac), Soter (Foster) ve Stolhanske (Rabbit) da kendi karakterleriyle geri dönüyor. Kadronun geri kalanında ise Brian Cox, Captain John O’Hagan ve Marisa Coughlan, Ursula Hanson rolleriyle yeniden izleyici karşısına çıkacak.
The Dog Stars - 28 Ağustos
Universal Pictures
Bilim kurgu sineması söz konusu olduğunda, türün en büyük vizyonerlerinden birini projeye dahil ettiğiniz anda beklentiler de doğal olarak zirveye çıkar. Ridley Scott, The Dog Stars uyarlamasıyla yepyeni bir gerilim filmiyle geri dönüyor. Post-apokaliptik gerilim türündeki hikâye, insanlığın neredeyse tamamını yok eden yıkıcı bir grip salgınının sonrasında geçiyor.
Film, Colorado’da terk edilmiş bir havaalanında izole biçimde yaşayan zirai ilaçlama pilotu Hig’i (Jacob Elordi) ve sert mizaçlı eski bir deniz piyadesi olan Bangley’i (Josh Brolin) takip ediyor. İkili, istilacılarla ve kaynak kıtlığıyla dolu acımasız yeni dünyada hayatta kalmaya çalışırken, mevcut sığınaklarının ötesinde daha iyi bir yaşam umudunun izini sürmek zorunda kalıyor.
Günümüzün en çok konuşulan yıldızlarından Elordi ile bilim kurgu türünün deneyimli isimlerinden Brolin’i bir araya getiren yapımın ölçek ve etki bakımından iddialı olması bekleniyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Margaret Qualley, Guy Pearce ve Benedict Wong da yer alıyor. Görsel dünyası güçlü filmleriyle tanınan Scott’ın İtalya’da çekilen bu gerilim filmi, atmosferi ve sinematografisiyle çarpıcı bir seyir deneyimi vaat ediyor.
Whalefall - 16 Ekim
MTV Entertainment Books
Josh Brolin, 2026 yılında bir başka büyük roman uyarlamasıyla oldukça yoğun bir dönem geçirecek. Bu kez sırada Whalefall var. Yönetmenliğini Brian Duffield’ın üstlendiği hayatta kalma gerilimi, tüplü dalgıç Jay Gardiner’ın (Austin Abrams) okyanusta babasının kalıntılarını arayışını konu alıyor. Ancak Jay, beklenmedik bir anda dev bir ispermeçet balinası tarafından canlı canlı yutuluyor ve kaçış yolu bulabilmek için yalnızca bir saati kalıyor. Hayattan umudunu kestiği anda ise, en tehlikeli ve en imkânsız görünen yerde yaşamak için yeni bir neden keşfediyor.
Son derece klostrofobik ama aynı zamanda yüksek tempolu ve gerilim yüklü bir önermeye sahip olan Whalefall, daha şimdiden yalnızca konseptiyle bile büyük beklenti yaratmış durumda. Yapım, sık sık “The Martian ile 127 Hours buluşsa nasıl olurdu?” şeklinde tanımlanıyor. Yayıncılık dünyasında Daniel Kraus’un romanı geniş yankı uyandırmış, okurlardan ve edebiyat çevrelerinden güçlü övgüler almıştı. Bu nedenle bir sinema uyarlamasının gelmesi kaçınılmaz görülüyordu. Şimdi kitap tutkunları, hikâyenin beyazperdedeki karşılığını görme fırsatı bulacak.
Oyuncu kadrosunda Abrams ve Jay’in babası Mitt karakterini canlandıran Brolin’e ek olarak Elizabeth Shue, John Ortiz, Jane Levy ve Emily Rudd da yer alıyor. Doğrudan bir korku filmi olmasa da Whalefall, karanlık sezon dönemine denk gelecek bir vizyon takvimiyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Hexed - 25 Kasım
Disney
21. yüzyılda çekilen özgün Disney animasyon klasikleri hiç de öngörülebilir olmadı. İzleyicileri yeniden sinemaya âşık eden Frozen ve Encanto gibi yapımlar geldi; bir yandan da elle çizim animasyonun neredeyse tamamen sona ermesine yol açacak kadar başarısız bulunan Home on the Range gibi örnekler görüldü. Şimdi ise Disney, yılın son dönemine denk gelen yeni animasyon hamlesi olarak Hexed filmini vizyona hazırlıyor.
Film, içine kapanık, uyumsuz bir genç ile kuralcı ve kontrolcü annesinin hikâyesini izliyor. İkili, gencin tuhaf davranışlarının aslında gizli bir büyü gücünden kaynaklandığını keşfediyor. Bu keşif onları, büyünün özgürce var olabildiği, tersine dönmüş gizli bir dünyaya taşıyor.
Tamamen yeni ve özgün bir Disney hikâyesi olan Hexed, Orlando, Florida’da düzenlenen Destination D23: A Journey Around the Worlds of Disney etkinliğinde sonbahar dönemi yapımı olarak duyuruldu. Projeye dair şu an için başlık, temel hikâye çerçevesi ve yönetmenler (Josie Trinidad ile Jason Hand) dışında pek fazla detay paylaşılmış değil. Projenin büyük ölçüde gizli tutulması iki anlama gelebilir: Ya stüdyo film konusunda temkinli davranıyor ya da Disney animasyonunun geleceğini yeniden şekillendirecek büyük bir sürpriz hazırlanıyor. Doğal olarak beklenti ikinci ihtimalden yana.
Avengers: Doomsday - 18 Aralık
Marvel
Dunesday başlasın! Dune 3 ile yapılabileceği konuşulan çifte film maratonu heyecanının ötesinde, Avengers: Doomsday ölçeğinde bir MCU yapımı, Avengers: Endgame’den bu yana gelmemişti. Şimdi ise MCU’nun bugüne kadarki en büyük ekip buluşması olarak konumlanan film sahneyi devralıyor ve beklenti çıtasını iyice yukarı taşıyor. Robert Downey Jr.’ın Comic-Con’da Doctor Doom olarak duyurulması ve yönetmen sandalyelerinde karakter isimlerinin yer aldığı dev kadro sunumu, heyecanı zirveye çıkardı. Hikâyenin ayrıntıları henüz netleşmiş değil; ancak geçmiş ve yeni kuşaktan kahramanları bir araya getiren dev bir karakter listesi şimdiden biliniyor.
Açıklanan kadroda (belirli bir sıraya bağlı olmadan) şu isimler yer alıyor: Chris Hemsworth (Thor), Tom Hiddleston (Loki), Paul Rudd (Ant-Man), Anthony Mackie (yeni Captain America), Sebastian Stan (Winter Soldier), Danny Ramirez (yeni Falcon), Florence Pugh (Yelena Belova), David Harbour (Red Guardian), Simu Liu (Shang-Chi), Letitia Wright (yeni Black Panther), Winston Duke (M’Baku), Wyatt Russell (U.S. Agent), Tenoch Huerta (Namor), Hannah John-Kamen (Ghost), Lewis Pullman, Pedro Pascal (Mr. Fantastic), Vanessa Kirby (Invisible Woman), Ebon Moss-Bachrach (The Thing), Joseph Quinn (Human Torch), Patrick Stewart (Professor X), Ian McKellen (Magneto), Alan Cumming (Nightcrawler), James Marsden (Cyclops), Rebecca Romijn (Mystique), Kelsey Grammer (Beast) ve Channing Tatum (Gambit). Vizyona yaklaştıkça bu listenin daha da büyümesi bekleniyor.
Filmin yönetmenliğini Anthony Russo ve Joe Russo üstleniyor. MCU’nun Altıncı Faz yapımlarından olan ve serinin genelinde 39. film olarak konumlanan hikâye, Thunderbolts* olaylarından 14 ay sonrasında geçiyor. Avengers ekibi, Wakandalılar, Fantastic Four, New Avengers ve “orijinal” X-Men kadrosu güçlerini birleştirerek Doctor Doom’a karşı duracak.
Bu ölçekte bir beklenti doğal olarak yoğun eleştiriyi de beraberinde getirecek. Her izleyici için kusursuz olmayabilir; ancak açacağı yeni hikâye yolları ve MCU’yu yeniden ateşleme potansiyeli nedeniyle, takvimlere şimdiden işaret koymakta fayda var.